SAVAŞIN ÇOCUKLARI LONDRA SAHNELERİNDE

0

 

RÖPORTAJ: DİLEK YORULMAZ

 

 

dilekyorulmaz
DİLEK YORULMAZ

‘’Sivil savaşın tam ortasında kalan Suriyeli çocuklar, saldırgan rejim tarafından, yurtlarından sürülür. Sığınacak bir yer bulabilmek için, bir ülkeden diğerine kaçarlar fakat bütün kapılar onlara kapalıdır. Bundan sonra çocukların kaderini kim belirleyecek?’’

Arcola Theatre bünyesinde kendine has işleriyle adını duyuran Arcola Ala-Turka bu sezon epey eskilere gidiyor. Euripides in 2400 yıl önce yazmış olduğu Herkül’ün Çocukları oyunundan yola çıkarak, Savaşın Çocukları adını verdikleri oyun ile sezona merhaba diyor. 2400 yıl önce yazılmış olan bu metinin aslında tam da günümüze ayna tuttuğu, savaş yüzünden acı çeken, yok olan, kaybolan çocukların gerçekliği olduğu, Ala-Turka’nın objektifinden süzülerek gözler önüne seriliyor.Bu süreci uzun süredir Ala-Turka ile beraber yol alan oyunun çevirmenlerinden Ece Özdemiroglu ile konuştuk?

FullSizeRender (1)
PROVADAN

 

Ala-Turka kimdir? Neden Ala-Turka?

Ala-Turka Londra’da Arcola Theatre bünyesinde çalışan Türk ve Kürt amatör drama grubu. Grup 2001’den beri hemen hemen aralıksız senede bir ya da iki oyun sergiliyor. Ala-Turka herkese açık bir grup ve bu oyunla birçok yeni arkadaş daha grubumuza katıldı, grubumuz büyüdü, bunun icin ayrıca mutluyuz. Ve umarız her yeni oyunla yeni üyeler aramıza katılmaya devam eder.

Grup yıllar içinde birçok degişik stil denedi. Türkiye ve dünya tiyatro klasikleri var – mesela Vasif Öngören’den Asiye Nasil Kurtulur?, Arthur Miller’den Cadı Kazanı ve Ionesco’dan Kel Şarkıcı. Grubun kendisinin yarattığı ve Londra’da Türkiye’li olmanin ne demek oldugunu irdeledigi Ana Hatlar, Yastık Altında ve Kapılar var. Londra’da Türkiye’li olmanın bir de Türkiye’yi uzaktan yaşamak gibi bir yani var ki, bunu sanırım en iyi Gezi’den esinlenen ‘Adını Söyle’ ile yaptık.

Savaşın Çocukları da böyle bir oyun. Yüzbinlerce insan hayatları, çocukları için yollarda, botlarda…Biz de sesimizi yükseltmek istedik bu konuda… Elimizden geldiğince birşeyler yapmak istedik.

Hepimiz iş bölümleri yaparak ciddi sorumluluklar aldık.  Mesela ben Herkül’un çocukları’nın İngilizce’den Türkçe’ye ilk çevirisini yaptım. Sonra İrem (Cavusoglu) ve Müge (Cetinkaya) da düzelttiler, kısalttılar biraz…Ve tabii provalar boyunca oyuncular da uyarlamaya devam ediyorlar. Sonunda seyircinin duyacağı oyun orijinalinden daha kısa olacak,tekrarları azalttık, dili edebi ingilizce’den günlük Türkçe’ye çevirmeye çalistik, ama esas hikayeye dokunmadık.

*2400 yıl önce yazılmış bir metin olmasına rağmen, metin tam da şu an içinde bulunduğumuz durumu anlatıyor, Herkül’ün çocukları Argos’dan sürülürken, Suriyeli çocuklar kendi topraklarından sürülüyorlar. Savaşın çocukları yine aynı savaşın çocukları olmaya, suçsuz yere ölüme mahkum edilerek, aynı kaderi yaşamaya devam ediyorlar, yani olan yine çocuklara oluyor. Savaşın Çocukları projesinin ilk Türkçe çevirisini yaptın, bu doğrultu da metini çevirirken neler düşündün?

FullSizeRender
ECE ÖZDEMİROĞLU

Aslında oyun sadece çocuklarla ilgili degil. Çünkü iyiliğin ya da kötülüğün yanında olan, seçimleri yapan, karar veren yetişkinler.

Zalimler hep var. Bana dokunmayan yılan bin yıl yasasın, herkes kendi başının çaresine baksın diyenler de var, zalimlere karşı duranlar da var. Kendilerini zor durumda bıraksa da bu duruşları, bir çıkar düşünmeden, bugün bunlara yardım edeyim yarın bana faydaları dokunur, ya da ne bileyim işte babaları Herkül, öbür tarafta işimiz düşer falan diye değil de, zayıfa yardım etmek, zalime karşı durmak insanlık borcumdur, prensibimdir diye yapanlar da var.

Bu prensiplerine sadık kalanların hikayeleri ilginç işte. Cünkü zor bu duruşun gerektirdiği fedakarlıkları göze almak…Bakın bir protesto yürüyüşü oluyor, bir imza kampanyası, bir bağış kampanyası ona bile ne kadar az insan katılıyor…Oyundaki gibi daha büyük fedakarlığı nasıl oluyor da göze alıyor insanlar, ben sıcak evimde oturup, aman o protestoya gitsem ne degişecek ki zaten…Eh zaten hava da yağmurlu derken…

Sonra zulüm gören insan nasıl olur da öc alma duygusunu yener? Yene bilir mi? Şimdi mülteci diye acıdığımız insanlar bir yere yerleştiğinde, ya da yurtlarına döndüklerinde nasil yaşarlar, bu anılar nasıl unutulur? Unutulmaz tabii ama o kızgınlık, o öc alma duygusu da yaşarken öldürmez mi insanı?

Bu ve benzeri şeyler düşündüm. Ama seyirciler oyunu izlemeye gelince ne düşünür bilemem. Tiyatronun güzelligi de bu zaten.

*Ala-Turka’nın Herkül’ün Çocukları metnini seçmesinin özel bir nedeni var mıydı? Bu fikir nasıl ortaya çıktı, ne şekilde gelişti?

Oyunu Arcola’nin ve Arcola Talimhane’nin Sanat Yonetmeni Mehmet Ergen ve Arcola’nın yönetmeni Leyla Nazlı seçtiler. Ben bilmiyordum böyle bir oyun olduğunu. Hobi tiyatrocusu olunca biraz sınırlı oluyor insan tabii. Ama internet sağolsun hemen birseyler bulabildim.

*Provalara ne zaman başladınız? Bu çalışma sürecinde ne gibi değişikler yaşandı?

Provalar 5 Ocak’ta başladi. Aslında böyle bir metini sahnelemek için cok kısa bir zamanı var ekibin. Çünkü ilk okunuşta cok yalın bir metin…. Öyle de öyle mi acaba? Bunu biraz daha düşünmek lazım…Düşünmek de zaman istiyor…Sadece düşünmek değil, düşünüleni hissetmek…Oyuncunun işi çok zor aslında hem oyunun sosyal ve politik kapsamda nerede durdugunu / ne demek istediğini düşünecek hem de bütün bu düşündüklerini unutup oynadığı karakterin sadece ve sadece o oynadığı anda nasıl hissediyorsa öyle hissedecek. Karakterin hem içinde hem dışında olacak…Ama ne çok içinde ne çok dışında…İmkansız bir durum yani… İste bunun için zaman lazım. Ama arkadaşlar bu kısa zamanda çok şey başarıyorlar!

FullSizeRender (3)
PROVADAN

*Seyirci şu an içinde bulunduğu durumu değişik bir bakış açısı ile izleyecek, oyundan sonra seyirci de nasıl bir farkındalık yaratmayı umuyorsunuz?

Tiyatronun böyle parmağım gözüne sosyal ve politik bir mesaj verme gibi bir kaygısı olmamalı bence. Tiyatronun güzelligi bu. Bir grup insan çıkıp başka bir grup insana bir hikaye anlatıyor. İzleyenler istedigini düşünmekte serbest. Hatta ne kadar az mesaj kaygınız varsa hikayenizi o kadar net anlatabiliyorsunuz…Arkadaslar onun provasını yapıyor işte….

Bence en başarılı oyunlar sonrasında seyirciyi bölen oyunlar – kimi beğensin kimi begenmesin, kimi Argos’lular haklı, kimi Atina’lilar haklı desin, kimi bütün multecilere açmalıyız kapılarımızı, nereden gelirlerse gelsinler desin, kimi yeter artık ama biz değiliz ki sorumlusu onların başlarına gelenin, kimin pisliğiyse o temizlesin desin… Oyunda olmayan konuları konuşsunlar…Ama oyunu izlemeseler konuşmayacakları konular olsun bunlar.

Oyunu beğenmeseler de gelirin bir kısmını Save The Children’ın mülteci çocuklar icin yaptığı kampanyaya bağışlıyoruz. Böyle bir katkıları olacak bu duruma. Bir de tamamen şahsi görüşüm, mültecileri öcü gibi gösteren partilere (ki hem İngiltere’de hem Türkiye’de var bunlardan) oy vermesinler lütfen!

* Son olarak oyunun prömiyeri ne zaman?

2 Mart Carsamba saat 8’de. 3, 4 ve 5 Mart aksamlari yine 8’de. Bir de 5 Mart Cumartesi 3’de matine var.

2 Mart akşam ve 5 Mart matineden sonra seyircilerden kalmak isteyenlerle bir de forum düzenleyecegiz, birlikte başka daha neler yapabiliriz diye de konuşmak istiyoruz, ama oyun hakkında da konuşabiliriz tabii. Bekleriz!

FullSizeRender (2)
TÜM EKİP

Masum, çocuklar onlar!

Kök salacak toprağı olmayan,

Nefesleri tıkanmış.

Hayata uzak, ölüme yakın,

Savaşın çocukları onlar!

 

CHILDREN OF WAR / SAVAŞIN ÇOCUKLARI

Writer  

Adapted and Translated by Ece Ozdemiroglu with Müge Cetinkaya and Irem Cavusoglu, after Euripides’ ‘The Children of Hercules’

Lighting Designer Jack Weir
Sound Designer Neil McKeown
Assistant Director Irem Cavusoglu
Rehearsal Photography Müge Cetinkaya

 

 

 

COMPANY

Tuncay Akpınar
Şenay Balta
Ada Burke
Görkem Çınar
Serpil Delice
Yekbun Delice
Şükrü Demir
Tahsin Gececi
Gökmen Güvener
Nevgül Kalender
Dursun Kuran
Deniz Oktay
Songül Özmen
Irem Sayılgan
Buke Soyusinmez
Apo Tercanlı
Tuğba Tırpan
Dilek Yorulmaz

 

Oyun Tarihleri:

2 March – 5 March 2016, Arcola Theatre, London

www.arcolatheatre.com

24 Ashwin Street, London E8 3DL, 020 7503 1646

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.