Bir dönem tiyatroların merkezi olan Aksaray’da yıllar sonra bir oyun izlemek benim için bir keyif oldu. Su Gösteri Merkezi’nde Tiyatro Maskkara’dan Ev Yapımı? gibi bir oyunu seyretmekten de ayrı bir keyif aldığımı söylemek isterim.

 

YAŞAR İLKSAVAŞ

O KADAR KOLAY DEĞİL VİCDANLARI SUSTURMAK

                                         EV YAPIMI?

 

Bir dönem tiyatroların merkezi olan Aksaray’da yıllar sonra bir oyun izlemek benim için bir keyif oldu. Su Gösteri Merkezi’nde Tiyatro Maskkara’dan Ev Yapımı? gibi bir oyunu seyretmekten de ayrı bir keyif aldığımı söylemek isterim.

Seda, Müge ve Zahide. Kocaları ve çocuklarıyla birlikte rezidanslarda, rezidansların güvenli ortamında yaşayan üç kadın. Üç küçük burjuva kadını. Yemek, içmek, eğlenmek, alışveriş yapmaktan oluşan küçük dünyalarına sıkışıp kalmış üç kadın. Seda’nın evinde, çay saatinde toplanırlar. Sofra, Zekeriya Sofralarını aratmayacak zenginlikte: çiğ köfteler, su börekleri, krıkkraklar, pötifurlar… detoks içecekleri de eksik değil tabii. Toplanmalarının asıl nedeni evde, gözlerden uzak, seslerini kimselerin duymayacağından emin, ev yapımı “butik” bir eylem yapmaktır. Tabii her zamanki gibi yiyip içip, eğlendikten, kilolarından, ödemlerden, kıyafetlerinden… konuştuktan sonra. Cumartesi annelerinin acılarının karşısında, çocuklarının kemiklerini bile bulamayan bu annelerin, emekçi kadınların sömürülmesi, kadın cinayetleri, faili meçhuller… karşısında olumlamalar yaparak, yogaya sığınarak, sürekli kendilerini affederek vicdanlarını susturamayacaklarının farkındadırlar yine de. Cumartesi annelerinin önünden geçerken o tarafa bakamazlar, göz göze gelmeye cesaret edemezler, acılarını anlasalar bile, neredeyse kendilerinden bile korkan bu üç kadın hiç olmazsa böyle kendi aralarında bir eylem yaparak vicdanlarını susturabileceklerini sanırlar. Belki de bu, onların acınası bir insan olma çabasıdır…

Ebru Üstüntaş, Makbule Meyzinoğlu, Hülya Karakaş, Ayşenur Nuhoğlu, Mert İşcan

Bu üç kadın aslında oldukça geniş bir kesimin temsilcisi.

Oyunu Şenay Tanrıvermiş yazmış. Mizahın gücünden oldukça başarılı bir biçimde yararlanmış. Oyun boyunca kahkahalarla gülüyor, eğleniyorsunuz. Sonra, neye güldüğünüzü fark edip donuklaşıyorsunuz ve oyunun finali bir tokat gibi şaklıyor. Cumartesi anneleri yörüngesinde çok önemli noktalara farklı açılardan, çok etkileyici bir bizimde değiniyor oyun.

Tanrıvermiş’in mizahı yönetmen Hülya Karakaş’ın da mizahıyla birebir örtüşüyor gibi. Hülya Karakaş hiç abartıya kaçmadan, önemli yerlerin altını ince çizgilerle çizen, su gibi akan bir reji gerçekleştirmiş. Seyirciyi komedinin doruklarında gezdirirken bir anda onu sarsmayı, oyunun tüm mesajını çok doğru bir biçimde iletmeyi başarmış.

Bu başarılı rejide Ebru Üstüntaş, Makbule Meyzinoğlu ve Hülya Karakaş hiç kopmayan bir birliktelik, hiç düşmeyen bir tempo içinde başarılı ve en önemlisi doğru oyunculuklar sergiliyorlar. Sanki bu toplantılar rutinleriymiş, sanki o masanın çevresinde hep toplanıyorlarmış gibi doğal ve inandırıcılar. Genç oyuncular Ayşenur Nuhoğlu ve Mert İşcan hiç öne çıkma çabası göstermeden bu üç oyuncunun oyunlarını başarıyla destekliyor.

Ev Yapımı? söyleyecek sözü olan, bu sözü son derece başarıyla söyleyen, keyifle seyredilen, çıktıktan sonra da üzerinde konuşulacak oyunlardan.

Yaşar İlksavaş

www.dirensanat.com

Ev Yapımı Eylem hakkında haberler

Foto Galeri

[vc_basic_grid post_type=”post” grid_id=”vc_gid:1545042235121-d5055f6c-e629-5″]
[vc_media_grid grid_id=”vc_gid:1545042282490-7c17af85-7486-0″ include=”33854,33856,33857,33858,33859,33860,33861,33862,33863,33864,33865,33866,33867″]

Önceki İçerikTatavla Sahne’de Cumhuriyet Kavuşması!
Sonraki İçerikSahne Çolpan İlhan’ın oyunu “Yedi” Sahnelerde
Yaşar İlksavaş
YAZAR VE ÇEVİRMEN 1949 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi, Galatasaray İktisadî ve Ticarî Bilimler Akademisi'ni bitirdi. İşletme İktisadı Enstitüsü'nde master yaptı. Kom Tekstil ve Konfeksiyon Fabrikaları A.Ş.'de 29 yıl idarî ve malî işler müdürlüğü ve genel müdür muavinliği yaparak üst düzey görevlerde çalıştı ve aynı fabrikadan emekli oldu. Yaşamının uzunca bir döneminde İhsaniye Altsokak'ta, ailesiyle oturdu. Üniversite yıllarında tiyatro ve kitap eleştirileriyle denemeler yazmaya başladı. Sonra yalnızca tiyatro eleştirileri yazmayı sürdürdü. Yine üniversite yıllarında başladığı çevirmenliği de hiç bırakmadı ve 2000 yılında emekli olduktan sonra çeviriye ağırlık verdi. Yeni Gazete, Hürriyet, Dünya, Hürgün, Yeni Ortam, Gazette 13, Son Saat gazetelerinde tiyatro ve kitap eleştirileri, Cumhuriyet gazetesinde derleme ve derleme çevirileri yayınlandı. Hürriyet Gösteri, Tempo, Papirüs, Yeni Dergi, Yeni Ufuklar, Oluşum, Yeni İş Dünyası, Çağdaş Sanat, Aylık, Best, Downtown dergilerinde 1970'den bu yana tiyatro eleştirileri ve diğer yazıları yayınlandı. De Yayınevi, Can Yayınları, Gelişim Yayınları, Bilgi Kitabevi, Kelebek yayınları, Altın Kitaplar, Doğan Kitap, Everest ve Oğlak yayınlarında elliye yakın çevirisi çıktı.