Notre Dame de Sion Fransız Lisesi 2015 – 2016 Kültür Sezonu’nu Paul Badura – Skoda’nın solist olarak katıldığı ‘Orchestra Sion’un konseri ile açıyor. 1927 yılında doğan Paul Badura-Skoda geniş repertuarı, Viyana ekolüne olan ilgisi ve yorumundaki ustalıkla müzik dünyasında büyük bir üne sahip. Eleştirmenler yorumlarına şiir kattığından söz eder. Bach ve Mozart başta olmak üzere besteciler hakkında araştırmalar yaptı, partisyonlarını düzenledi. Bir öğretmen olarak da büyük üne sahip olan sanatçının büyük geleneğin ruhunu coşkuyla aktardığı belirtilir. Bu konuda şunu söyler: “Müzik çalmadan önce, güzel bir ses hayal etmek gerekir ve güzel bir sesin ne olduğunu öğrenmek için, büyük piyanistleri dinlemek gerekir. Cortot’yu dinleyin: piyanoya hiç vurmazdı. Çok farklı teknikleri olmasına rağmen, büyük piyanistler, Cortot, Kempff, Horowitz, aynı yöntemi kullanır: Melodiyi çalmak için büyük baskı uygularlar, parmaklar klavyeye çok yakındır ancak asla vurmazlar”.

A4830_Paul_Badura_Skoda_gdSanatçıya Orçun Orçunsel’in yönetimindeki NDS Oda Orkestrası eşlik edecek. Notre Dame de Sion’un desteği ve daimî şefi olan Orçun Orçunsel’in girişimi ile kurulan NDS Oda Orkestrası, ilk konserlerini 2008 yılında verdi. Konserlerin başarısı ve sanatseverlerin desteği sonucu kurumlaşma kararı verilerek 2010 yılında ‘Orchestra’Sion’ adını aldı. Bugüne kadar Andrei Gavrilov, Dimiri Ashkenazy, Ayşegül Sarıca, Ali Poyrazoğlu, Borusan Quartet, Toros Can, Bülent Evcil, Özcan Ulucan, Cihat Aşkın gibi Türkiye’nin ve dünyanın en önde gelen sanatçıları ile çalan orkestra  2012 yılında Jean-Jacques Rousseau’nun 300. Doğum Yıldönümü Etkinlikleri kapsamında, sanatçının hem yazıp hem müziklerini bestelediği ‘Köyün Kâhini’ operasının Türkiye’deki ilk seslendirilişini ünlü Fransız barok topluluğu ‘Les Paladins’ ile birlikte gerçekleştirdi ve konserin kaydı CD kaydı yayınlandı.

Zeynep Yamantürk.  Ali Darmar, Ayşegül Sarıca ve Stephen Kovacevich ile çalışan Orçun Orçunsel Gürer Aykal ile orkestra şefliği çalıştı. 2007’den itibaren DESO, CRR Senfoni Orkestrası, Antalya ve İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Mersin Oda Orkestrası ve Budapeşte Radyo Senfoni Orkestrası’nı yönetti. Halen kurucusu olduğu Orchestra ’Sion ile düzenli konserler veriyor.

19 Eylül Cumartesi Saat 19:30’da başlayacak olan konserde Ludwig van Beethoven’ın ‘2 Numaralı op.36 Re Majör Senfonisi ile ‘Op.73 Mi bemol Majör Piyano Konçertosu (İmparator) seslendirilecek.

www.dirensanat.com

SABİT DOĞAN

Önceki İçerikYENİ BİR TOPLULUK MAM’ART
Sonraki İçerikMALTEPE BELEDİYESİ’NİN TİYATRO PROGRAMI
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan