Göçmenleeeer ;Dostlar Tiyatrosu’nun yeni oyunu

0

İstanbul Tiyatro Festivaliyle birlikte tiyatro dünyamız canlanıyor. İlk olarak Festival’in programında sahnelerimizde göreceğimiz oyunlardan biri de Dostlar Tiyatrosu yapımı ‘Göçmenleeeer’. Genco Erkal’ın ‘belgesel tiyatro’ olarak tasarladığı ‘Göçmenleeeer’ dünya ölçeğinde en önemli sorunlardan biri olan mültecilerin, gözümüzün önünde cereyan eden hayatta kalma mücadelelerini gerçekçi, bazen de absürd bir dille sahneye taşıyor.

Fransa’da kendisi de göçmen olarak yaşayan Rumen asıll yazar Matei Visniec’in yazdığı oyunu Genco Erkal yönetiyor, Şirvan Akan, Ayşe Lebriz Berkem, Lütfi Can Bulut, Cem Çetin, Yiğit Yarar ile rol alıyor.

Yazar Visniec aynı zamanda bir gazeteci. Radio France Internationale’deki görevi kapsamında göçmenlerin, mültecilerin sorunlarıyla iç içe yaşayan Visniec ‘Göçmenleeeer’i; “‘Tiyatro bu konuların tartışılacağı bir ortam olabilir mi?’ sorusundan yola çıkarak yazdığını, şimdilik tamamlanarak sahneye taşınsa da sorun çözülmedikçe, ne kadar yazılırsa yazılsın oyunun eksik kalacağına inandığını” belirtiyor.

Asya’nın, Afrika’nın yoksulları denizde boğulmayı, tel örgülere takılıp ölmeyi göze alarak çoluk-çocuk, kadın-erkek demeden savaştan, sefaletten kaçıp cennet bildikleri Avrupa’ya koşuyorlar. Avrupa’nın içinde bulunduğu büyük ahlaki ikilemi düşündürmeyi amaçlayan ‘Göçmenleeeer’; insanın, kaderin zalim gücüyle karşı karşıya geldiği, Antik Yunan tiyatrosuna özgü bu insanlık trajedisini sahneye taşıyor.

“Ülkelerimiz ölüyor, bir ülke ölmeye başladıktan sonra yapacak bir şey yoktur” diyen oyun; gezegenin bu en çok kanayan yarasının her bir boyutunu fragman fragman ele alarak durumun bir fotoğrafını çekiyor.

Video sanatının zenginliklerinden beslenerek çağımızın en can alıcı sorunlarından birine özgün bir anlatım dili oluşturan ‘Göçmenleeeer’, hem tasarım dili hem de söylemiyle seyirciyi de işin içine katıyor.

‘Göçmenleeeer’, Zeynep Irgat ve Osman Senemoğlu tarafından Türkçeleştirildi. Dramaturjisini de Genco Erkal’ın üstlendiği oyunun sahne ve kostüm tasarımı Claude Leon’a, video ve ses tasarımı Ümit Kıvanç’a, müzikleri Nâzım Çınar’a, ışık tasarımı Hakan Özipek’e, fotoğrafları ise Burcu Yetiş’e ait.

Dostlar Tiyatrosu’nun Festival kapsamında 21 ve 22 Kasım’da Kenter Tiyatrosu’nda ilk gösterimlerini yapacağı ‘Göçmenleeeer’, 25 Kasım Cumartesi akşamından itibaren her cuma ve cumartesi akşamı saat 20:30’da Kenter Tiyatrosu’nda izlenebilecek.

Biletler Biletix’ten ve Kenter Tiyatrosu gişesinden alinabilecek

PAYLAŞIM
Önceki İçerikTiyatroadam yeni sezona hızlı başladı; macera iki yeni oyunla devam ediyor…
Sonraki İçerikDünyanın En Güzel Arabistanı Kadıköy’de
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan