JEAN GENET’NİN RUHUNU SELAMLAYAN “PARAVANLAR” ÇEVRİMİÇİ İLK GÖSTERİMİNİ 30 OCAK’TA GERÇEKLEŞTİRİYOR!

0

2019 baharında Türkiye prömiyerini gerçekleştiren ve 20. yüzyıl tiyatrosuna damga vurmuş çizgi dışı yazar ve düşünür Jean Genet’nin ruhunu selamlayan “PARAVANLAR” uzun yolculuğuna çevrimiçi gösterimleriyle devam ediyor.

Delilere sözden başka bir şey bırakmadılar.”

2019 – 2020 sezonunda seyircisinin yoğun ilgisiyle karşılaşan PARAVANLAR, sarılmaya da itip ötekileştirmeye de izin vermeyen yapısıyla kendisini aktif bir şekilde üretmeyi sürdürüyor. Bugüne dek seyircisini K! Kültüral Performing Arts Sahnesi’nde ağırlayan Paravanlar, profesyonel ve yetkin filming ekibi tarafından, profesyonel ekipmanlar eşliğinde, 8 farklı kamera ile filme aktarıldı. Yine profesyonel ses ekibi tarafından ses dizaynı gerçekleşen Paravanlar, bir tiyatro eserinin filme çekilmesi deneyimini, “sadece kendisine benzeyen” vizyonuyla gerçekleştirdi. Savaşta geçen maskeli bir baloyu tasvir eden oyun, Jean Genet’nin ölmeden önce yazdığı son oyun olma özelliğini taşıyor.

Cezayir Savaşı’ndan ilhamla tüm yaşam hikayesini son kez bir oyun aracılığıyla ortaya koyan Jean Genet’nin, Yazma mutluluğu duygusunu bir kere tanıdım, o da Paravanlar’ı yazarken” diye söz ettiği PARAVANLAR, 30 Ocak Pazar akşamı saat 20.30’da jetgise.com‘da dijital prömiyerini gerçekleştiriyor.

ÖLÜLERİ ANMAK İÇİN DÜZENLENMİŞ RENGARENK BİR KARNAVAL

Diren Sanat Youtube kanalında Yönetmen yağmur Yağmur ile yaptığımız röportaj

PARAVANLAR, yabancılaşmanın, dayatmanın ve sapmanın tüm yansımalarını kırılan aynalardan, prizmalardan ve dijitalleşen dünyadan akan imgelerle gerçekleştiriyor. Estetik açıdan şok edici provokasyonları işaret eden oyun, zalimleri ve mazlumları aynı parçalı görüş açısından yansıyan fotoğraflarla çiziyor. Karakterleri gölgeleyen masklar, savaş ve yok oluş üzerine uzun ve benzersiz bir meditasyona, ölüleri anmak için düzenlenmiş rengarenk bir karnavalın keşfine çıkıyorlar. İsyan, ihanet, suç, ölüm, kötülük, rüyalar, hiçlik, fuhuş ve erdem… 

Hiçbir şey ölüleri, yaşayanların trajedisinden kurtarmaya yetmiyor. Ölüler dünyasına yönelen “kutsama”nın bedensel portresini oluşturan koreografi, ölümün, karanlığın ve çıkışsızlığın zaferini gerçekleştiriyor. Karakterler ve kişiliklerle ilgilenmeyen, yalnızca aynalarla kişileri kişilere yansıtan denklemde, Dali ya da Magritte resimlerindeki fırça darbelerinin oyuncuların bedenine işlendiği bu “hiçlik harmonisinde” herkes, ancak her şey tarafından ayrıldığında buluşuyor. Tam da Genet‘ye yakışır şekilde, tekrar ayrılmak için…

YENİDEN DÜŞÜNMENİN YOLLARINI ARIYOR

Lirik ve mistik anlatımıyla “kimlik” kavramının parçalara ayrılıp tahrip edildiği oyun, “yoklukla çokluğu” aynı anda tartışan ve gerçekliğin özünü an be an kıran yapısıyla, Türkiye’de ilk kez profesyonel bir topluluk tarafından sahneleniyor. Tercih ettiği kopuk anlatım biçimiyle yaşadıklarını meşrulaştırmak istemeyen Jean Genet’nin ‘PARAVANLAR’ı özgürlüğü, hakları, estetiği ve varoluşu yeniden düşünmenin yollarını arıyor.

KÜNYE

Yazan: JEAN GENET

Çeviren: SOSİ DOLANOĞLU 

Proje Tasarımı, Konsept, Uyarlayan ve Yöneten: YAĞMUR YAĞMUR  

Yapımcı: YAĞMUR YAĞMUR 

Koreografi: ORÇUN OKURGAN 

Yönetmen Yardımcısı: ZELİHA GÜRSOY

Görüntü ve Videoart Tasarımı: YAĞMUR YAĞMUR 

Işık Tasarımı: YAKUP ÇARTIK

Işık Uygulama: HALUK DENİZ AYDIN

Sahne Tasarımı ve Realizasyon: CANSU KÖKSAL 

Kostüm Tasarımı ve Styling: ASLI JACKSON 

Müzik: SELİM CAN YALÇIN, BARIŞ MANİSA

Ses Koçu: ÇAĞRI HÜN

Efekt: METİN KÜÇÜKYILMAZ 

Animasyon: AHMET İSPİRLİ 

İllüstrasyon: ÖMER GAZİ YILMAZ 

Mapping: SERKAN YAVŞAN

Sahne Amiri: ENES AKYILDIZ 

Reji Asistanı: DİLAN DERYA AYDIN, BETÜL SARIKAVAK, ALARA LOKUM

Koreografi Asistanı: LEK İLKER ERKUL

Afiş Tasarımı: ERİN İLKCAN ARSLAN 

Fotoğraflar: VOLKAN ERKAN

K! Kültüral Kafe: AYŞEN HİLAL AYDIN

Oyuncular: (Alfabetik Sıraya Göre) ALTAY ÖZBEK, ÇİĞDEM YILDIZ, EREN AKOVA, GÜLNARA GOLOVINA, İBRAHİM CEM TEK, MUSA CAN PEKCAN, ŞAKİR GÜLER, ŞİRİN ERGÜVEN, TEOMAN GELMEZ, ZELİHA GÜRSOY

PRODÜKSİYON

Filming Yönetmeni ve Kurgu: NOYAN AYTURAN

Görüntü Yönetmeni: HASAN ÖZTAŞ

Yönetmen Yardımcısı: SENEM BİRLİK

Kameralar: HASAN ÖZTAŞ, BURAK EKMEKÇİ, MEHMET AVCI

Kamera Asistanı:URCAN ERİN, ARİF ABLAK 

Ses: KINTU MUNTU WORKS

Backstage Vlogger: ÖMER FARUK GÜNEŞ

Makyaj: AKIN GÜRBÜZ, AKIN YASİN, FURKAN YALÇINER

Saç: EMİN KUĞU

Özel Teşekkür: K., YAKUP ALMELEK, AYLA ALGAN, GÜL AR, NEJAT FEROUSEFRANCK MAURIN

PAYLAŞIM
Önceki İçerikRS LONGA VITA BREVİS ( Sanat Uzun, Yaşam Kısa)
Sonraki İçerikİBB ŞEHİR TİYATROLARI ŞUBAT AYINDA 2’Sİ YENİ, 19 OYUNLA SEYİRCİYLE BULUŞUYOR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan