Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla 57. kez düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde heyecan bu akşam sona eriyor. Ulusal ve Uluslararası Yarışmalar’ın kazananlarının açıklanacağı Kapanış ve Ödül Töreni’ni Şevval Sam ve Yekta Kopan sunacak. Tören, Habertürk ekranlarından canlı olarak izlenebilecek.

 

 

Dün akşam izleyicilerle buluşan Fikret Reyhan’ın “Çatlak” ve Derviş Zaim’in gerçek bir hikâyeden uyarladığı “Flaşbellek” ile Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın gösterimleri tamamlandı. “Çatlak” filminin söyleşisi bugün 11.00’da, “Flaşbellek” filminin söyleşisi ise 12.30’da film ekiplerinin katılımıyla Basın Merkezi’nde gerçekleşecek.

 

Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması ise “Binbir Gece Masalları”, “Cengiz”, “Kara Kutu”, “Kırk Mum”, “Sarı, Siyam, Kanocular ve Ev Sahibi” ve “Sürgünde Bir Yıl” filmlerinin gösterimleri ve sonrasında yapılan söyleşileri ile sona erdi.

 

Ahmet Mümtaz Taylan: Gayret, aşk ve sevgiyle yapılmış bir iş Gelincik!

Orçun Benli’nin 90’lı yılların siyasi atmosferinde ve faili meçhullerin gölgesinde gelişen psikolojik gerilim türündeki filmi “Gelincik” filminin söyleşisi yönetmen Orçun Benli, oyuncular Ahmet Mümtaz Taylan, Kaan Yıldırım, Hande Doğandemir ve Nilperi Şahinkaya, yapımcılar Bulut Reyhanoğlu ve Yusuf Ziya Benli ile senarist Şükrü Üçpınar‘ın katılımıyla gerçekleşti. Orçun Benli Gelincik’in uzun zamandır yapmak istedikleri bir iş olduğunun altını çizerken, Ahmet Mümtaz Taylan; “Mütevazi koşullarda çekilmiş, gayret, aşk ve sevgiyle yapılmış bir iş Gelincik. Ben çok mutluyum bu işi yaptığım için, murad ettiğinizle bitirdiğiniz birbirini karşılayamayabiliyor bazen ama bu filmde karşıladı. Oynarken derinden hissetiğim şey Karadayı’nın yüzleşme problemi olmasıydı. Rolü benim için çekici kılan da bu oldu” dedi.

 

Filmin diğer başrol oyuncusu Kaan Yıldırım ise role hazırlanma sürecini şöyle anlattı:   “Karakterim Ayhan’ın vicdan yolculuğu ve iç hesaplaşmasının bambaşka bir yere evrilmesi beni çeken taraf oldu. Uzun zamandır okumadığım tatta bir senaryoydu. Ayhan, psikolojisi zor bir roldü. Daha çok düşünerek hazırlandım. Onun dünyasını, yaşadıklarını, o dönemin şartlarını düşündüm.”

 

Nilperi Şahinkaya rolünün psikolojik tarafıyla ilgilendiğini ve hikâyenin bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu izleyicilerle paylaştı. Hikâyenin cesareti ve farklılığının dikkatini çektiğini söyleyen Hande Doğandemir; “Gelincik’in zor ve sert bir film olduğunu düşünüyorum. Burada izlenmiş ve tartışılıyor olmasını da kıymetli buluyorum” dedi.

 

Janset Paçal: İstanbul’un sesi olmaya çalıştım!

Altın Portakal’da günün ikinci söyleşisi ise; ABD’den Türkiye’ye dönen bir adamın aile yadigârı evini kurtarma mücadelesini anlatan Tankut Kılınç imzalı “Dersaadet Apartmanı” filminin ekibiyle gerçekleşti. Söyleşiye; yönetmen Tankut Kılınç, oyuncu Hüsnü Hüseyin Karşın, Janset Paçal ve Gürsel Akay ile  yapımcı Selda Oknas Tanbay katıldı.

 

Yönetmen ve senarist Tankut Kılınç, 2008 yılından beri üzerinde çalıştığı film için; “Şehrin sesini duyurmaya çalıştık ekip olarak. Karakterlerin insan olduğu bir dram değil bu film. Çatışmalar insanlar arası değil. Şehirle ana karakter arasındaki ilişkiyi anlatmak istedim” dedi.

 

Aynı zamanda mimar olduğunu söyleyen başrol oyuncusu Hüsnü Hüseyin Karşın; “Yaşadığım kent ve çevre beni herkesten daha çok ilgilendiren bir konu. Filmde İstanbul’daki hızlı değişim sürecinde insanların bire bir yaşadığı sorunları dile getirmeye çalışıyoruz” dedi.

 

Filmde İstanbul’un sesi olarak karşımıza çıkan Janset Paçal; “Yaşadığı bütün tahribata, insanların şuursuzluğuna, oraya buraya kazma vurmasına karşın ayakta duran ve 2000 küsur yıldır kendini küllerinden doğarak var eden güzel bir şehrin sesi olmaya çalıştım” diye açıkladı rolünü.

 

Altın Portakallı Filmler seçkisi 30 Kasım’a dek sürecek

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin çevrimiçi sinema platform MUBI ile bu yıla özel işbirliği; Altın Portakallı Filmler seçkisi, büyük usta Lütfi Ömer Akad’ın “Düğün” ve Yavuz Özkan imzalı “Maden” filmiyle sürüyor.

 

MUBI’de 17 Ekim’de Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Aaahh Belinda”21 Ekim’de Uğur Yücel imzalı “Yazı Tura”25 Ekim’de Ben Hopkins’in “Pazar: Bir Ticaret Masalı” ve 31 Ekim’den itibaren de Tolga Karaçelik’in “Sarmaşık” filmlerinin gösterimleri başlayacak ve filmler bir ay süreyle izlenebilecek.

 

30 Kasım’a kadar sürecek gösterimler için MUBI, abonesi olmayan sinemaseverlere özel olarak mubi.com/antalya adresi üzerinden yapılacak aboneliklere 30 gün ücretsiz deneme süresi hediye ediyor.

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in başkanlığını yaptığı 57.Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin İdari Direktörlüğünü Cansel Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu, sanat yönetmenliğini Başak Emre üstleniyor.

Önceki İçerik57. ANTALYA Film Festivali’nde Son Gelişmeler
Sonraki İçerik57. Antalya Film Festivali Ödülleri Verildi
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan