“AĞAÇLAR AYAKTA ÖLÜR” GALASINDA İYİLİK KAZANDI.

0

Tiyatrokare’nin bu yıl sahneye aldığı ve Nevra Serezli’nin yıllar sonra sahneye döndüren “Ağaçlar Ayakta Ölür” oyunu ilk günden bu yana kapalı gişe oynanıyor. Oyunun galası dün gece Sarıyer Belediyesi’ne ait yepyeni bir salonda Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.

TİYATRO GALASINDA ÜNLÜLER GEÇİDİ.

Galada oyunu izlemeye gazeteciler, iş adamları farklı alanlarda tanınan, ortak noktaları tiyatro ve sanat olan, sanatçı dostları geldi. Gencay Gürün, Betül Arım, Behzat Uygur, Abdullah Şahin, Ege Aydan, Halil Ergün, Emine Ün, Aliye Uzunatağan, Neslihan Yargıcı, Mustafa Keser,  Kamuran Akkor, Füsun Önal, Sema Keçik, Özen Yula, genç oyuncu Ayça Erturan, Suna Keskin, Murat Serezli, Tamer Levent, Defne Yalnız, Vakko CEO Jaklin Güner, Sibel Gökçe , Oya İnci, Şebnem Dilligil, Rahmi Dilligil  gibi 700’e yakın seçkin davetli katıldı.

Oyunda Nevra Serezli şefkatli bir babaanneyi, Nuri Gökaşan ise eşini mutlu etmek uğruna, bir tehlikeli oyuna başvuran bir büyükbabayı, torun hasretini işleyen oyunda Arif Güney ve Oral Özer torunları, genç oyuncu Burcu Kazbek gelini, Mahir Akgündoğdu   mutluluk uğruna çalışan bir idealist sanatçıyı, Meltem Özlevent evin vefakar hizmetçi rolünü oynuyor.İspanyol yazar, şair Alejandro Casona’nın dünya klasikleri arasında yer alan duygusal komedisi, yönetmen Nedim Saban tarafından yeniden yorumladı.

74 yaşındaki bir babaannemin, yıllar sonra gerçekleşen hayalini izlemek, misafirleri hem güldürttü, hem ağlattı.

NEVRA SEREZLİ “TORUNLARIMLA DA OYNAMAK İSTİYORUM” DEDİ.

Nevra Serezli izlemeye gelen oğulları için, “Sahnedeki heyecan, bu akşam benim için çok farklıydı. Selim Daha önce izlemişti oyunu Oyunumu oğlum Murat, izlemek için Eskisehir’den geldi, gerçekten Murat seyrediyor diye çok heyecanlandım. Samimi olarak söylüyorum çok heyecanlandım. Oyunculuk üzerine birbirmizi eleştiririz, onun da oyunculuk üzerine sağlam görüşleri vardır. İlerde kendi torumlarımla da oynamak istiyorumi” Murat Serezli, “Oyunu olağanüstü buldum. Oyunda kilit sahne başladığından itibaren ağlamaya başladım ve sonuna kadarda ağladım” dedi. Selim Serezli “İkinci kez seyrettim. Dev oyuncu izliyorsunuz. Netice bu benim annem diye izlemiyorsunuz, ve oyunun içine girip oyunun gerçekliğini yaşıyorsunuz.”dedi.

Behzat Uygur, “Nedim Sabanı, tebrik ediyorum. Nevra Serezli gibi bir çınarın yıllar sonra onu ikna edebilecek ve ona yakışır bir teksle, sahnede izlemek çok güzeldi. Yıllar sonra tiyatroya döndüğü için, aradaki on küsur yıl, boşa geçen yıllarmış seyirciler için. Oyun, tüm kadrosu ile müthişti” dedi

Özlemle geçmişe de ışık tutan oyunun galasında, özel olarak hazırlanan gala mekanında misafirlere pamuk şeker, ve renk renk macun şekerler ikram edildi. Oyun sonrası gerçekleşen kokteyl alanında, misafirlerin oyuncuları tebrik etmesiyle son buldu.

Ve oyunu izleyen konukların ortak düşüncesi, “bu muhteşem oyunda asıl kazananın iyilik olduğunu ve iyiliğe odaklanan tiyatro eserlerini özlediklerini” söylediler.

fotoğrafları ayrıca bu wetransfer linkinden indirebilirsiniz.

PAYLAŞIM
Önceki İçerik‘Aidiyet’ aynı anda 4 şehirde!
Sonraki İçerikTamer Levent Devlet Tiyatroları’nda Yaşanan Depremi Anlattı / Özel Röportaj
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan