Türkiye’nin en genç caz piyanisti Hakan Başar’ın Ubuntu Music ile imzaladığı sözleşmeninardından ilk albümü “ On Top of the Roof” 18 Ekim’de Türkiye’de müzikseverlerle buluşacak . Türkiye dağıtımını da Equinox Music yapacak.   

Sabit Doğan info@dirensanat.com

22 EKİM’DE PERA GÜZEL SANATLAR LİSESİ’NDE SAAT 19.00’DA…

Hakan Başar’ın bu ilk albümünde başta Ferit Odman olmak üzere Halil Çağlar Serin, Kağan Yıldız, İmer Demirer gibi ustaların yanı sıra, “Star Eyes” adlı parçada babası Fahrettin Hakan Başar yer aldı. 2018 yılında stüdyoya girilen albüm, titizlikle seçilen eserler ile 2019 yılında tamamlandı. “On Top of the Roof”; Spotify, Apple Music, iTunes Store, Deezer, Amazon, Amazon Music, YouTube ve Tidal dijital platformlarından da indirilebilecek.

Bu albümün tanıtım programı içinde ilk konser İstanbul’da 22 Ekim 2019 Salı saat 20.00’de Hakan Başar’ın eğitimini sürdürdüğü Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nin Konser Salonu’nda yapılıyor.Sonrasında ise; İkinci Konser, Londra Caz Festivali’nde olacak.

 

Hakan Başar’ın bir başka sürprizi de önümüzdeki günlerde sizlerle olacak. Hakan, Yellow Jackets’ın davulcusu Will Kennedy ve basçısı Jimmy Haslip ile yaptığı “Hub Art (take 2)” kaydını geçtiğimiz günlerde bitirdi. Kayıtlar düzenlenip, yeniden Ubuntu Music farkıyla dinleyenlerine sunulacak.

 

TÜRKİYE DESTEK KOMİTESİ…

Ülkemizin en genç caz piyanisti Hakan Başar’ın yurtdışında da olduğu gibi Türkiye’de de önemli isimlerden oluşan bir “ Hakan Başar Destek Grubu” mevcut. Destek Grubu’nda ünlü müzik adamı İzzet Öz; 33 yıllık BEZE Group’tan Bengü Bilik, Serpil Sabaz, Hakan Özmen; EMT – Event Management Team, Inc. / Hakan Türkkuşu; Equinox Music/ Yeşim Akan ve Pera Güzel Sanatlar Lisesi / Sebahattin Özbakır yer alıyor.

Gecenin Programı

 Genç Caz Piyanisti Hakan Başar’ın 22 Ekim 2019 Salı saat 19.00’da ( Karşılama – İkram ) ve 20.00’de başlayacak Pera Güzel Sanatlar Lisesi Sahnesi’nde / Şişli vereceği konseri

Hakan Başar Kimdir

Caz piyano çalışmalarını ise sırasıyla; Noah Baerman, Bill Cunliffe, Andy LaVerne, Andrew D. Gordon, Walter Norris, Bill Dobbins, Jeb Patton, David Berkman, Neil Olmstead, John Valerio, Clare Fisher gibi caz piyanistlerinin müfredatıyla yaptı. Sonrasında Michel Petrucciani, Oscar Peterson, Bill Evans, Keith Jarrett, Kenny Barron, Hank Jones, Tommy Flanagan, Sonny Clark, Thelonious Monk, Art Tatum, Dick Hyman, Scott Joplin transcription ve repertuvarı ile başta 5. Pera Müzik Festivali olmak üzere ilk konserini verdiğinde 10 yaşındaydı.

2017’de Türkiye’deki tüm elit caz festivallerinde çaldı. Bunların başında 24.İstanbul Caz Festivali, 27.Akbank Caz Festivali ve Ahmet Ertegün’ü Anma Gecesi’ni sayabiliriz. 2018 yılını album kayıtlarıyla geçiren Hakan, 2019’da ise Akbank Sanat ve 26.İstanbul Caz Festivali gibi iki büyük konserin arasında bir inanılmazı gerçekleştirdi; Türkiye’den ilk defa bir caz müzisyeni İngiltere’den Ubuntu Music ile “Albüm”, Amerika’dan caz efsanesi Ahmad Jamal’in de onayı ile eşi Laura Hess-Hay Jamal’in başkanı olduğu Ellora Management ile “Artist Management” anlaşmalarını imzalayıp, bugüne kadar (ilk ve orta öğretim süresince) pek çok zor dersle mücadele ederek müzik çalışmalarına devam ettiği devlet okulundan mezun olduktan sonra, rotasını ilk konserini verdiği ve kendisini içtenlikle kucaklayan harika bir kuruma yani Pera Güzel Sanatlar Lisesi’ne çevirdi. Bu değerli kurumda öğrenimine ve müzik çalışmalarına özgürce devam ediyor.

PAYLAŞIM
Önceki İçerik9. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Kısa Film Proje Yarışması’nın Finalistleri Belirlendi
Sonraki İçerikFatih Portakal: Bu Oyunun Parçası Değilim
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan