Shaolin Tapınağı Rahipleri’nin Gösterisi İstanbul Tiyatro Festivali’nde

0

Budist öğretiyi temel alan ünlü Shaolin Tapınağı’ndaki 19 rahip günümüzün en önemli koreograflarından Sidi Larbi Cherkaoui’yle Sutra’da biraraya geldi.

Sutra 16 ve 17 Eylül’de İstanbul’da! Biletler Biletix ve İKSV’de:

Geçtiğimiz sezon onuncu yılını kutlayan, bugüne kadar 32 ülkede, 64 kentte 190 bini aşkın seyirciye ulaşan Sidi Larbi Cherkaoui ve Sadler’s Wells London yapımı Sutra, yeniden, aynı heyecanla İstanbul’da!

Dövüş sanatı ve çağdaş dans, güç ve dinginlik hafızalardan uzun süre çıkmayacak bu gösteride bir araya geliyor. Sutra, 1.500 yıl önce Çin’de kurulan ve Budist öğretiyi temel  alan ünlü Shaolin Tapınağı’ndaki rahiplerin, günümüzün en önemli koreograflarından Sidi Larbi Cherkaoui ile buluşmasından doğdu. Cherkaoui, bu tapınağın dövüş sanatlarında uzman on dokuz Budist rahibiyle birlikte, seyircilerin kalbine dokunan sanatsal bir evren yaratmayı başardı. Sutra; dansın gelenek ve ruhunun fiziksel disiplinle buluştuğu nefes kesici bir deneyim sunuyor.

The Times’ın “en yüksek beklentileri bile aşıyor”, The Guardian’ın “kültürel değişim kavramını yeni bir seviyeye taşıyan, eşsiz ve incelikli bir gösteri” sözleriyle övdüğü Sutra, aynı zamanda Kung Fu’ya bir saygı duruşu niteliğinde. Bruce Lee, Asya dövüş felsefesini meditatif Kung Fu’nun tüm çarpıcılığıyla Batı’ya yayarak sonraki nesillere ilham vermeyi başarmıştı. Sidi Larbi Cherkaoui ise onun yarattığı bu güçlü imajdan hareketle, rahipleri birer dansçı olarak ele alıyor.

Shaolin geleneğindeki felsefe ve inancın Kung Fu’ya yansımasını güncel bir bağlamda ele alan Sutra, ünlü heykeltraş Antony Gormley’nin 21 ahşap kutusundan oluşan çarpıcı sahne düzeni ve Polonyalı besteci Szymon Brzóska’nın imzasını taşıyan, piyano, vurmalı çalgılar ve yaylılar için yazılmış, canlı yorumlanan müzikleriyle seyircilerin kalbini ve düşlerini yakalayan eşsiz bir yapıt. Bugüne kadar 33 ülkede, 83 kentte 250 bini aşkın seyirciye ulaşan Sutra, IKSV ve Zorlu PSM işbirliği ile İstanbul’da. Kaçırmayın!

PAYLAŞIM
Önceki İçerikKaldırım Serçesi- Edith Piaf’ın Yaşamı Sahnede
Sonraki İçerikBaranyai’nin resimleri
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan