Bodrum Müzik Festivali’nin üçüncü gününde izleyiciler dünya tangolarından oluşan  bir performans izledi.

Özel Bir Firmanın  ‘Doğuş’tan İyi Bir Gelecek Doğuş ile Gelecek’ sosyal sorumluluk çatısı altında bu yıl 15’incisini gerçekleştirdiği Bodrum Müzik Festivali, Türkiye ve dünyadan önemli müzisyenleri ağırlama devam ediyor.

Festivalde Kimler vardı?

Festivalin üçüncü gününde virtüözitesi ve enstrümanına getirdiği derinlikle, “akordeonun prensesi” unvanını taşıyan Letonyalı Keseni Sidorova; Olten Filarmoni ve Finlandiyalı topluluk Sväng Armonika Dörtlüsü ile D-Marin Turgutreis’te müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Müziğe getirdiği yeni yorumuyla klasik dünyasında adından çokça söz ettiren Ksenija Sidorova, Latin Amerika, Fin ve Türk tangolarından oluşan bir programla oluşan muhteşem bir gecede müzikseverlerle buluştu.

Festival Programına gelince bakalım neler var.

Karsu ile Senfonik bir akşam…

25 Ağustos, Pazar 21.00’de festivalin son akşam konserinde ise, caz festivallerinin vazgeçilmez isimlerinden Karsu, İzmir’in başarılı orkestrası Olten Filarmoni ile bir araya geliyor. Sanatçı şimdiye kadar, Carnegie Hall ve North Sea Caz Festivali gibi dünyanın pek çok prestijli mekânında ve etkinliğinde konserler verdi. Şimdi de Bodrum Müzik Festivali’ne ilk kez konuk oluyor ve kendi bestelerini de içeren, klasik tarzda yenilenen düzenlemeleriyle rüya gibi bir konser vermeye hazırlanıyor.

Sabah Konserleride unutulmadı…  Çocuklar ve gençler yeteneklerini sergileme şansı buluyor. Sabah yedide açıkhavada parkta konser verecekler.

Bodrum Müzik Festivali, Sabah Konserleri’nde Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’nın genç yeteneklerini ağırlıyor. Doğuş Grubu’nun kültür ve sanat alanında gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk platformları arasında önemli bir yeri olan topluluk, bugüne kadar pek çok başarılı konsere imza attı. Müzikseverlere 23-25 Ağustos tarihleri arasında her sabah saat 7.00’de, Şevket Sabancı Parkı’ndaki Sabah Konserleri’nde başarılı genç müzisyenlerle keyifli bir dinleti sunuluyor.

Bodrum’un sıcak ikliminde güneşi uğurlarken; Günbatımı Konserleri

Festivalin amaçlarından biri de Günbatımı konser serisinde, yurtdışında adını duyurmaya başlamış olan yerli müzisyenlerimizle, yabancı sanatçıları aynı sahnede bir araya getirmek. Bodrum Müzik Festivali seyircilerinin ilk defa gerçekleşen bu iş birliklerine tanıklık ettiği konserlerin ilkinde, keman sanatçısı Elvin Hoxha Ganiyev ve piyanist Vassilis Varvaresos yer aldı. Bir gün öncesinde Akşam Konserleri’nde Pablo Ferrández’i dinleyen müzikseverler, ertesi gün, sanatçının kız kardeşi, viyolacı Sara Ferrández ile aynı sahnede yarattığı uyumun olağanüstü gücüne tanık oldu. Günbatımı Konserleri’nde Umut Sağlam, Kerem Tunçer, Orkun Pala ve Barok Bostancı’nın kurduğu Quartet Parantez ve eğitimine Moskova Çaykovski Konservatuvarı’nda devam eden, umut vadeden başarılı piyanistimiz Faruk Kalaycı ilk kez bir araya geldi. Serinin son konserinde akordeon sanatçısı Ksenija Sidorova, oyuncu Mert Fırat’la aynı sahnede, Rus edebiyatının olağanüstü atmosferini Bodrum’a taşıyacak.

Gece Konserleri: Bodrum geceleri festivalle daha renkli… The Marmara Bodrum’da

Geçtiğimiz yıl, ilk kez gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören Gece Konserleri bu yılda devam ediyor. Bu serinin The Marmara Bodrum’da gerçekleşen ilk konserinde piyanist, besteci, tekno ve caz müzisyeni Francesco Tristano yer aldı. Dünyanın en prestijli topluluklarıyla birlikte konserler veren, albüm kayıtları ise eleştirmenlerden tam not alan Tristano’nun, çok yönlü sanatçı kimliğiyle sergilediği performansı yoğun ilgi gördü. Gece Konserleri’nin ikincisinde Mert Fırat’ın Sabahattin Ali öykülerini seslendirdiği geceye, müzik kâşifi Korhan Futacı saksafonuyla ayrı bir renk kattı. Gece Konserleri’nin sonuncusu ise, geçen yıl BBC Proms’un kapanış konserinde nefes kesen performansıyla büyük beğeni toplayan saksafonun parlayan yıldızı Jess Gillam ve başarılı piyanistimiz Zeynep Özsuca’yı buluşturuyor. Piyanist Zeynep Özsuca, Jess Gillam ile beraber festivalin kapanışını gerçekleştirecek.

Saffet Emre Tonguç Rehberliğinde “Bir Bodrum Hikâyesi”

İlk gerçekleştirildiği günden bu yana yoğun ilgi çeken Saffet Emre Tonguç ile Bir Bodrum Hikâyesi etkinlikleri bu yıl da devam etti. UNESCO’nun Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri kabul edilen Bodrum Mozole Anıt Müzesi kazı alanında ödüllü seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç’un anlatımıyla gerçekleşen Bir Bodrum Hikâyesi katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Bruno Barbey sergisi Leica Galeri İstanbul’dan sonra ilk kez The Marmara Bodrum’da…

1964 yılından bu yana yarım asrı aşkın bir süredir Magnum Fotoğraf Ajansı’na üye olan, 1992-1995 yılları arasında ise ajansın başkanlığını yürüten fotoğrafçı Bruno Barbey’in “My Morocco” başlıklı sergisi, Leica Galeri İstanbul’dan sonra 22-25 Ağustos tarihleri arasında Bodrum Müzik Festivali kapsamında The Marmara Bodrum’da sanatseverlerle buluştu. Sanatçının doğum yeri de olan Fas’a 1970 ile 2000 yılları arasında gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında kadrajına yansıyan fotoğraflarla ziyaretçilerini bir zaman yolculuğuna çıkaran “My Morocco” Fotoğrafevi işbirliğiyle 14 Mart – 25 Mayıs tarihleri arasında Leica Galeri İstanbul’da sergilendi.

Festival Biletleri

Bodrum Müzik Festivali’nin biletleri Biletix’te.

Bizi takip için

www.bodrummuzikfestivali.com

facebook.com/bodrummuzikfestival

instagram/ bodrummuzikfestival

#bodrummuzikfestivali

#bodrummusicfestival

PAYLAŞIM
Önceki İçerikYak Bunu- Hipokrat- Tanrı Eli -Yalnızlıkla Nasıl Savaşılır. İşte Toy& B Planı’nın Yeni Sezon Oyunları
Sonraki İçerikUĞUR YÜCEL BU KEZ DATÇA’DA GÜLDÜRDÜ
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan