İstanbul Devlet Opera ve Balesi Sanatçıları, “Viyana” Konseptli bir gece sundu. Bu konsere ‘Viyana’ konseptli denilmesinin nedeni; bilindiği üzere her yılbaşı gecesinde Viyana Flarmoni tüm dünyanın ilgiyle izlediği bir konser verir. Bizde neden olmasın denilerek özenli bir organizasyonla Avusturyalı ünlü besteci Johann Strauss’a ait eserlerin yer aldığı program tertiplendi. Oldukça beğeni toplayan konser kaçıranlar için 03-05 Ocak 2019 tarihlerinde tekrar Süreyya Operası’nda yapılacak.

Johan Strauss’a ait “Die Fledermaus (Yarasa)” operetinden aryalar ve yine Strauss’un bestelediği valsler , polkalar bizlerin hafızasında gelip geçen eski yılı bir kez daha canlandırdı. Eminim salonda bulunan birçok kişi yeni yılın getirecekleri güzellikleri düşünmüştür.

           Konserde İDOB solistleri ; Nesrin Gönüldağ, Nazlı Deniz Süren, Ufuk Toker ve Deniz Yetim, “Yarasa Opereti” nden aryaları seslendirdi. Nesrin Gönüldağı 2008 yılında İstanbul Devlet Opera ve Balesin’de , ‘Capuleti ei Montecchi’ operasından ‘Romeo’ karekterini oynarken seyretmiştim. Oldukça büyüleyici bir sesi vardı. Daha sonra onu ‘Carmen’ operasında çok duyduk.  Bir tempo ile izleyenlerin ilgi odağı olmayı başardılar. Hem orkestra ile son derece uyumlu birbirlerini iyi dengeleyen bir solist kadrosuydu. Mizahsenleri ile ayrı bir renk katıldı salona.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı Şef Roberto Gianola yönetirken,  Strauss’un ünlü “Mavi Tuna” valsinde ise dansçılar Berfu Elmas ve Çağatay Özmen sahnedeydiler.

Sercan Gazeroğlu şefliğindeki, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Çocuk Korosu ise konsere , “Mutlu Bir Yılın Özlemi, Hoş Geldin Yeni Yıl, We

İstanbul devlet Opera ve Balesi düzenlediği her konserinde sözle söylemeseler bile yaptıkları ile bize; “AKM gibi salonlar olmasa bile sanatımızla varolmaya devam edeceğiz”dediler adeta

PAYLAŞIM
Önceki İçerikKALP…
Sonraki İçerikTelevizyon Dünyasının Haftalık Rayting Sonuçları&İstanbullu Gelin
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan