Ezgi Mola’nın Maide’si Recep İvedik mi?

0

Ezgi Mola’nın canlandırdığı sürprizlerle dolu karakter Maide’nin 10 kaplan gücünü aratmayan halleri seyirciyi karşılayacak 

 

Yapımcılığını TAFF’ın üstlendiği, yönetmenliğini Caner Özyurtlu’nun yaptığı, öyküsü Ezgi Mola’ya ait olan, senaryosunu Serkan Altuniğne ve Çağdaş Dinç’in kaleme aldığı ‘Maide’nin Altın Günü’ 8 Aralık’ta seyircisiyle buluştu.

Mahallenin en şaşaalı altın günlerine imza atan ve o günlerden birinde aile yadigarı gerdanlığı kayıplara karışan Maide’nin birbirinden renkli halleri çok konuşulacak. Filmde, çetin ceviz Maide’nin hoşuna gitmediği haberler aldığında ortaya çıkan insanüstü gücü ile seyirciyi güldürmesi bekleniyor. Gerdanlığının çalındığının farkına vardığında çamaşır makinesini kucaklayan Maide’nin, ergen yeğeni Yağmur’u da tek hamleyle havaya kaldırdığı sahneler izleyenleri çok güldürür mü bilemiyoruz. Ama maide bir nevi recep İvedik’in dişi versiyonu gibi karşımıza çıkıyor. Özellikle son zamanlarda tiyatro sahnelerinde daha başarılı ve toplumun nabzını yakalayan oyunlar seyrederken; beyazperde de seyirci malesef aynı kaliteyi bulamıyor. Gittikçe güldürü öğelerinin hakim olduğu sinemamız; birbirini taklit eden sahnelere teslim… basit mizah dili ile birlikte yüzeysel işlenen konularla seyircinin sadece gülmesi hedefleniyor.

Maide’nin Altın Günü”nün kısaca hikayesi ise şöyle; Maide, titiz mi titiz, marifetli mi marifetli bir ev kadınıdır. Mahallenin en havalı altın günlerini yapmasıyla meşhurdur. Kısırları, börekleri, eğlencesi dillere destandır. Altın günlerinden birinde Maide’nin aile yadigarı gerdanlığı çalınır. Gerdanlığı bulmak için İstanbul dışından gelen ergen yeğeni Yağmur ile bir liste yaparlar. Güne gelen kadınların tek tek peşine düşecekleri bu macerada başlarına birbirinden komik olaylar gelecektir.

Yönetmenliğini Caner Özyurtlu’nun yaptığı  filmin senaryosunu Serkan Altuniğne, Çağdaş Dinç birlikte kaleme aldı. Oyuncuları ise başta Ezgi Mola olmak üzere Mesut Can Tomay, Hilmi Özçelik. Gülhan Tekin, Demet Gül rol alıyor.

 

Filmin sosyal medya hesapları:
https://www.facebook.com/taffpics

http://instagram.com/taffpics
https://twitter.com/taffpics
http://taffpics.com

PAYLAŞIM
Önceki İçerikYolcu Tiyatro’nun Kürklü Venüs’ü 18 Aralık’ta Başlıyor
Sonraki İçerikModa Sahnesi’nde yeni oyun: Marivaux’un ‘Köleler Adası’
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan