İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, Salih Efiloğlu’nun yazdığı, Kubilay Penbeklioğlu’nun yönettiği ‘Sızı’ bu hafta başlıyor. İki buçuk ay boyunca hazırlıkları süren ve teknik özellikleriyle öne çıkan ‘Sızı’, 12 Nisan 2017 Çarşamba günü saat 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ilk kez seyirci karşısına çıktı.

SABİT DOĞAN
SABİT DOĞAN

1913 yılında Osmanlı İmparatorluğunun artık iyiden iyiye küçülmüş olan toprakları hem dışardaki savaş tehditleri hem de yıllarca yan yana yaşamış, birbirini kardeş bilmiş halkının kışkırtılması sonucu bir kaosun içine sürüklenmiştir. Bir grup Ermeni ailesi bunun bir parçası olmamak için önce İstanbul’a, sonra Paris’e gider. 1941 yılına gelindiğinde dünya yine savaş rüzgarlarına kapılır. Bu kez daha büyük bir çıkmaza sıkışmışlardır. Büyüdükçe büyüyen tehlike, yaklaşan savaş, Anadolu özlemi, içinden çıkılmaz bir hale gelince ne yapacaklardır?..

Şehir Tiyatroları müdürü olan yazar Salih Efiloğlu, ‘Sızı’nın “yaşanan mübadeledeki bir vedalaşma, insanların burnunu kanatmaksızın, dostlarla bir ayrılış hikayesi” olduğunu söylerken anlattıklarını çocukluğunu birlikte geçirdiği  ve oyundaki baş karakter olan Hamide’den ve babasıyla dedesinden dinlediğini belirtiyor. Oyunun yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu ise oyun hakkında “Sevginin, hoşgörünün, kardeşliğin, medeniyetin ve kültürün ana yurdu büyük Anadolu’muzda yaşayan Anadolu sevgisi ile dolu bir grup Ermeni ailesi, yüzyıllardır birlikte yaşadığı insanlarla düşman ve yapılmaya çalışılan kalleşliğin bir parçası olmamak için göç etmek zorunda kalırlar ama mutlaka bir gün topraklarına geri döneceklerdir.  Oyunumuz böyle bir hikâye anlatır. Geriye; dillerde Anadolu’nun herkesi birleştiren türküleri, kalplerde büyük bir özlem ve derin bir sızı kalır.” diyor

Sızı-5

Oyunda; Ali Murat Altunmeşe, Emel Bertan, Erhan Özçelik, Ersin Sanver, Esin Umulu, İrem Erkaya, Kamer Karabektaş, Mert Asutay, Musa Arslanali, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Samet Silme, Seda Yılmaz, Şirin Asutay, Yasemin Tunca ve Yılmaz Aydın rol alıyor.

Mapping tekniğiyle dekora derinlik ve zenginlik kazandırılan oyunun dramaturgisini Dilek Tekintaş, mapping ve görsel tasarımını Kerem Ersü ve ekibi, kostüm tasarımını Nihal Kaplangı, ışık tasarımını Özcan Çelik, müziğini Engin Arslan ve Ertan Tekin, efektlerini Özgür Yaşar İşler yaptı, fotoğraflarını ise Sadi Ayan çekti.

‘Sızı’ 22 Nisan’a kadar Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelenecek.

www.dirensanat.com

İstanbul şehir tiyatroları, oyunlar,sızı,oyuncular,sızı oyunun programı,sızı oyuncuları,sızı oyununda kimler oynuyor, sızı nerede oynuyor, sızı oyunun yönetmeni, sızı oyunun metni

 

Perde Açılıyor: Şehrin Vicdanı Sahneye Çıkarken

Bir şehrin tiyatrosu varsa, o şehir yalnızca...

 “Fındıkkıran” Balesi Yeniden Sahnede Masalların, Rüyaların ve Dansın Buluşması 

Zamansız Bir Yılbaşı Klasiği…  “Fındıkkıran” Balesi...

Zaman Durur, Vicdan Konuşur; Sabit Doğan Yazdı

Sabit Doğan yazdı

KREK VR, İLK GÖSTERİSİ “35 MAYIS” İLE ARALIK AYINDA PARİBU ART’TA SEYİRCİ İLE BULUŞUYOR!

Berkun Oya’nın yazıp yönettiği, oyuncu kadrosunda Asiye Dinçsoy, Berkun...

Renkleri Duymak; Sabit Doğan

Sergi Değerlendirmeleri, Sabit Doğan Sergiyi değerlendirdi
PAYLAŞIM
Önceki İçerikSADRİ ALIŞIK SİNEMA OYUNCU ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI-2017
Sonraki İçerikİSTANBUL ŞEHİR TİYATROLARI 33. ÇOCUK ŞENLİĞİ BAŞLIYOR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan