Katharsis Performance Project Yeni Oyunu DEM İle İstanbul’da…

 

Fulya Peker Yeni oyunu DEM ile 8 Nisan 2016 Kumbaracı50’de sahne alıyor.

Oyun bir projenin devamı niteliğinde. İlk olarak 2007 yılında Newyork’ta başlatıldı. Katharsis Performance Project olarak değerlendirilen çalışma deneysel ağırlıklı oyunlardan oluşuyor.

 flier IMG.

 

DEM, Bütün hayati faliyetlerinin sınırlandığı bir grup direnişçi arasında bir kadının hayatta kalmasını konu ediniyor. Varolma mücadelesini prokreatif bir direnme biçimi arayışında ela alıyor. Fulya Peker’in sahneye taşıdığı performansda bireyin hayatta kalma yollarına da farklı alternatifler ve söylemler kazandırıyor.

Fulya Peker’in yazıp,yönetip oynadığı oyunun sahne ve kostüm tasarımını Sila Karakaya, ışığını Alev Topal, Ses tasarımını Sinan Bökesoy yaptı. Performans 8-14-20 nisan olmak üzere Kumbarcı50’de gösterilecek. Etkinlik saati: 20:30

3DEM3_FP

Fulya Peker, Şiirleri, tercümeleri ve deneysel tiyatro alanındaki makaleleri hem Türkiye’de hem de Amerika’da yayınlanmıştır. Peker, Katharsis Performance Project ve Modern Mythologies Project’in kurucusu ve sanat yönetmenidir.

Richard Foreman, John Zorn, Robert Ashley, Katsura Kan, David Michalek ve Object Collection gibi deneysel tiyatro, dans ve müziğin önde gelen isimlerinin eserlerini sahneye taşıyan Fulya Pekerin istanbulda’da yoğun ilgi göreceği tahmin ediliyor.

Katharsis Performance ProjectNew York ve İstanbul merkezli  dilin şiirselliğini vurgu yapan bir tiyatro projesidir.

 

Bilet ve ayrıntılı bilgi için:

fulyapeker.com/dem

bilet.kumbaraci50.com

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikRENGİN UZ: IŞIĞIN, UMUDUN EKSİK OLMASIN EY TİYATRO
Sonraki İçerikSABİT DOĞAN- BARIŞ GÖNENEN RÖPORTAJI “OYUNCU DEĞİL TİYATROCUYUM”
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan