EDEBİYAT VE TİYATRONUN İŞBİRLİĞİ ‘BÜTÜN KADINLARIN KAFASI KARIŞIK’

0

Edebiyat ile tiyatronun işbirliği

Bütün Kadınların Kafası Karışıktır

Ece Temelkuran’ın ilk kitabı olan ve edebiyat dünyasında ilgiyle karşılanan ‘Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’dan bir başka yazar ve tiyatrocunun katkılarıyla kadın dünyasına büyüteç ile bakan bir tiyatro oyunu ortaya çıktı. Temelkuran’ın yazdıkları önce Seray Şahiner tarafından uyarlandı, ardından Selen Uçer tarafından günümüzde geçen bir olay örgüsü eklenerek sahneye çıktı.

DENİZ ÇAKIR

Kocasından ayrılan, son kitabı yeni yayınlanmış yazar Ebru Uysal (Deniz Çakır) intihar etmek üzere pencereye çıktığında komşuları Perran (Şebnem Sönmez), Meltem (İpek Türktan Kaynak), komşu evde temizlik yapan Aysel (Zeynep Kankonde) ve emlakçı Murat (Kadir Çermik) onu kurtarmaya çalışırlar… “Birden bedenlerimiz büyüdü . En başından yorgun ve küsmüştük. biz, küsmüştük . Ne garip , oysa bir çoğumuzun adı, Çağrı , Umut , Barış , Devrim, Savaş veya Özgür’dü. Adlarımızın anlamlarını ezberleyip sonra da unutmaya çalışarak , bedenlerimizi büyüttük. Biz ne savaşabildik, ne de barışabildik dünyayla, ne özgürdük ne de umudumuz vardı. İşte bu yüzden böyle öyküler yazdık, kırık ve bağlantısız.” demektedir Ebru… Kafası karışıktır ama Perran ve Meltem farklı mıdır?.. Onlar görmezden gelip kendilerini kurtarmışlardır. Aysel ise hiç düşünmediği şeyleri düşünmeye başlayacaktır. Çok farklı sınıflardan dört kadının konuşmaları ülkemiz kadınlarının çıkmazlarını ve çıkmazdan kurtulma çabalarını anlatıyor. Bunun için de yüzleşmeleri gerekecektir.

Doğal olarak bütün bu olaylar Selen Uçer tarafından seyirciyi hem düşündürecek hem de güldürecek bölümlerin altı çizilerek sahneleniyor. Bu nedenle ‘Bunalım Komedisi

“Ben ve benim gibiler, dünyada hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimizi düşünerek büyüdük. Biz mektuplar yazdık hep. Bir de uçlarını içimize döndürdüğümüz şiirler. Şiirleri bedenlerimize saplamaya çalıştık. Oysa onlar, çoktan peltekleşmişti, uçları yoktu.”

“Var olmak o kadar heyecan verici gelmiyor bana. Buna karşılık, yok olmanın da anlamlı bir yanını göremiyorum.”

“Öyle bir suçluluk duygusu var ki bende, yemeğimin yemediğim yarısının bile kalbinin kırıldığını düşünüyorum. “

BÜTÜN KADINLARIN KAFASI KARIŞIK

23 Ocak Cumartesi Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

27 Ocak Çarşamba Trump Kültür ve Gösteri Merkezi

Biletler Biletix ve salon gişelerinden alınabilecek

Bilgi için: aysaorg.com

biletix.com

facebook.com/aysatiyatro

www.dirensanat.com

PAYLAŞIM
Önceki İçerikNAZIM HİKMET 114. DOĞUM GÜNÜNDE ANILIYOR
Sonraki İçerikSANKİ BUGÜNMÜŞ GİBİ : KARANLIĞIN ÖTESİNDEN GELEN SESLER
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan