Altı yıldır dünyanın farklı ülkelerinden 30’u aşkın sanatçı ve grubu ağırlayan Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri’nin bu ayki konuğu İspanyol müziğinin aykırı sesi olarak tanınan Bebe. Kendi coğrafyalarına ait müzikleri dünyaya sevdiren müzisyenleri Türkiye’deki hayranlarıyla buluşturmayı amaçlayan konser dizisinde gelenekseli modernle, yereli küreselle harmanlayan sanatçılar yer alıyor. Konserleri bugüne kadar 50 binin üzerinde müziksever izledi.  Akustik flamenko müziğinin usta yorumcusu Bebe, 18 Aralık Cuma akşamı İstanbul Kongre Merkezi’ndeki konserinde son albümündeki şarkılarının yanı sıra eski eserlerini de seslendirecek.

 

Nieves Rebolledo Vila ya da sahne adıyla Bebe, 1978 yılında İspanya’da doğdu. Suberina isimli bir folk müzik grubunun üyesi olan ailesi sayesinde müzikle erken yaşta tanıştı. İlk gitarını 11 yaşında eline aldı. Cabeza de Toro adlı barda sahneye çıktı. 18 yaşındayken tiyatro eğitimi almak için Madrid’e gitti. 2001’de Extremadura’da yapılan bir müzik yarışmasında ödül aldı. Asıl büyük çıkışını ise 2004 yılında çıkardığı ‘Pafuera Telarañas(Örümcek Ağları)’ albümüyle yakaladı. Bu albümüyle, beş dalda aday olduğu 2005 Latin Grammy Ödülleri’nde ‘En İyi Yeni Sanatçı’ ödülünü alarak uluslararası alanda üne kavuştu. Dört yıllık bir sessizliğin ardından hayatından izler taşıyan ‘Cambio de piel’ albümüyle müzik listelerine hızlı bir dönüş yaptı. Bebe’nin şarkılarında her zaman melankolinin izlerini bulmak mümkün.  Keder, hüzün, acı, yalnızlık; şarkılarının vazgeçilmez öğeleri olarak dikkat çekiyor. Bebe, şarkılarındaki bu duygu yoğunluğunu, “Melankolik olduğunuzda daha fazla düşünürsünüz, kendi içinize daha fazla dönersiniz ve daha fazla yazarsınız” diye özetliyor.

bebe

Bebe,’Tu silencio‘da aşkı, sessizliği anlatıp, hayatın karmaşıklığına dem vururken; ‘Pa mi Casa’nın kıvrak melodisiyle müzikseverleri başka dünyalara taşıyor… Bebe’nin şarkılarındaki sevinç ve coşku ‘Todo lo que deseaba’ gibi şarkılarda ortaya çıkıyor. Ünlü sanatçının ruh halindeki gelgitler; sansürlenmemiş, her zaman kendi gibi olduğu şarkılarla müzikseverlere yansıyor. Müzik otoriteleri, “Bebe’nin şarkılarını şarkı sözlerini elinize alarak dinleyin” tavsiyesinde bulunuyor. “Çünkü onun evrenine girebilmenin en kestirme yolu bu… Ne kadar çok dinlenilirse, o kadar çok derine dalan, tutkulu insanlar için yapılmış şarkılar.”

Bebe’nin konser biletleri, Biletix  gişelerinde ve www.biletix.com adresinden edinilebilecek.

www.dirensanat.com

Önceki İçerikESKİŞEHİR ‘HALKTAN BİRİ’Nİ İSTANBUL’A GETİRDİ
Sonraki İçerikBİLKENT SENFONİ’DEN ‘BİTMEMİŞ SENFONİ’LER
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan