ULUSLARARASI SUÇ VE CEZA FİLM FESTİVALİ’NİN BU YILKİ KONUSU ‘GÖÇ’

0

Suç, ceza ve adaletle ilgili sorunların, hem akademik olarak farklı disiplinler hem de sinema sanatı açısından tartışıldığı Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin yılki ana teması ‘Göç’. Başkanlığını Prof. Dr. Adem Sözüer’in yaptığı Dördüncü Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali 7 ile 13 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. “Herkes İçin Adalet” düşüncesinin temelini oluşturduğu festivalde suç, ceza ve adaletle ilgili sorunlar, hem akademik olarak farklı disiplinler hem de sinema sanatı açısından tartışılacak. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin öncülüğünde yapılacak olan festivalle, özellikle mültecilerin sorunlarına dikkat çekilmesi amaçlanıyor. Konusunun uzmanı yaklaşık 80 kişinin konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleşecek panellerde suç, ceza ve adalet kavramları hem sinema açısından hem de akademik açıdan ‘Göç’ kavramı çerçevesinde tartışılacak. “Ulusal ve Uluslararası Perspektiften Türkiye’de GöçmenlikTürkiye’de Mültecilik Sorunu ve Sorunun KaynaklarıTürkiye’deki Suriyeli Mültecilerin Toplumsal Kabulü ve Uyumu” gibi konuların irdeleneceği panellerin ardından yapılacak Yuvarlak Masa Tartışması’nın konusu ise ‘Sinema ve Adalet’ olacak.

Festivalin bu yılki Onur Ödülleri yönetmen Tunç Başaran ile uluslararası ilişkiler profesörü, TÜSİAD kıdemlı araştırmacısı ve Brookings United States and Europe’s Turkey Projesi Merkezi yöneticisi Prof. Dr. Kemal Kirişçi’ye verildi.

Festival filmleri 7 ile 13 Kasım günleri arasında Kadıköy Rexx sineması ile Beyoğlyu Atlas Sineması’nda 11:00-!3:00-16:00-19:00-21:30 seanslarında gösteriliyor.

Festivalin Akademik Programında ise göç ve adalet temaları çerçevesinde bilim adamları ve hukukçuların katılacağı 17 panel düzenleniyor. Toplantılar 7 ile 11 Kasım günleri arasında Cemal Reşit Rey ve Lütfi Kırdar Salonlarında gerçekleştirilecek.

Uluslararası Altın Terazi Film Yarışması

Festival kapqsamında düzenlenen Uluslararası Altın Terazi Film Yarışması’nun seçici kurulunda Hami Çağdaş, Selman Dursun, Stanislav GuntnerYekta KopanSerra Yılmaz yer alıyor. Yarışma kapsamında ön eleme sonucunda finale kalan 10 film arasından ‘Altın Terazi’ Ödülünü alacak olan film belirlenecek.

Abu Garib’in Çocukları (Boys of Abu Ghraib) /Luke Moran / ABD / 2014

Geçiş (Transit) / Hannah Espia / Filipinler / 2013

Geri Dönmeyeceğim (Ya Ne Versus) / Ilmar Raag / Kazakistan, Rusya, Estonya, Finlandiya, Belarus / 2014

Kan Bağı (Gongbeom) / Gong-Suk Kuk / Güney Kore / 2013

Los Angeles Gölü (Lake Los Angeles)/ Mike Ott / ABD,Yunanistan / 2014

Mateo / Maria Gamboa / Kolombiya,Fransa / 2014

Muson Atışları (Monsoon Shootout) /Amit Kumar / Hindistan,İngiltere / 2013

Namus (Honour) / Shan Khan / İngiltere / UK / 2014

Noel Gülü (Sheng Dan Mei Gui) / Charlie Yeung / Hong Kong / 2013

Yıldızlar Altında (Des Etoiles) / Dyana Gaye / Fransa,Belçika,Senegal / 2013

Uluslararası Altın Terazi Kısa Film Yarışması

Kısa Film Yarışması’nda Yavuz Bingöl, Korhan Bozkurt, Aslı Şahin’dan oluşan Ön Seçici Kurul’un belirlediği beş filmi Yavuz ArlısuEthem ÖzgüvenNilüfer PembecioğluHaluk PiyesMurat Şeker’den oluşan seçi Kulur değerlendirecek.

Adem Başaran / Orhan İnce / Türkiye

Köksüz Ağaç (Tree Without a Root) / Rouzie Hassannova / İngiltere, Almanya, Bulgaristan / 2013

Küçük Kara Balıklar (Little Black Fishes) / Azra Deniz Okyay / Fransa, Türkiye / 2013

Rangzen / Gaurav Saxena / Hindistan / India / 2013

Ülke (Welat) / Nazif Coşkun / Türkiye / Turkey / 2013

www.dirensanat.com- Sabit Doğan

PAYLAŞIM
Önceki İçerik‘TATYANA’ TALİMHANE SAHNESİ’NDE
Sonraki İçerikSAHNEDE 'AŞHK' VAR!
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan