MEKAN ARTI SEZONU AÇTI

0

Mekân Artı ikisi yeni dört oyunla sezona başladı.

 Geçen yıl sahnelemeye başladıkları ‘80’lerde Lubunya Olmak’tan sonra Mekân Artı, bu yıl yine İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin hazırladığı metin üzerinden Ufuk Tan Altunkaya’nın uyarlayıp yönettiği ‘90’larda Lubunya Olmak’ ile perdelerini açtı. İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin sözlü tarih projesinin ikinci ayağı olan oyun tamamen dönemin tanıklarının gerçek röportajlarından oluşuyor… 1990’ların karmaşası içinde lubunyaların örgütlenmesi, Ülker Sokak, dönemin baskıları ve ilk onur yürüyüşünün hazırlıkları… Kafası karışmış bir dönemin umut dolu bireylerinin tanıklıkları… Oyuncular: Didem TopatanMurat Baykan, Nilsen Arıbaş, Sinan CoşkunŞebnem Nazlı Karalı.

Oyun tarihleri:

18, 23, 24, 25 Ekim

1, 8, 15, 22, 29 Kasım

Geçen yıl sahnelenmeye başlanan ‘80’lerde Lubunya Olmak’ her iki oyunun bütünlenmese içasından tekrar sahnede. İzmir’de faaliyet gösteren Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin 2012 yılında yayınladığı aynı adlı kitaptan Ufuk Tan Altunkaya tarafından söyleşilerden hiç bir değişikliğe gidilmeden, trans bireylerin kendi kelimeleri kullanılarak sahneye uyarlandı… Yaşamak için direnen, hayata delicesine tutunan ve çoğu zaman birbirlerinden başka sarılacak kimsesi olmayan dört trans bireyin gözünden korkunç bir döneminin korkunç hikâyesi… Oyuncular: Ayşe Gülerman,Burcu Şeyben, Elit ÇamNeşem Akhan.

sl1

Oyun tarihleri:

30 , 31 Ekim

12 ,13, 19, 29 Kasım

Mekân Artı, yine geçen yıl sahnelediği Murathan Mungan’ın metninden Ufuk Tan Altunkaya’nın uyarlayıp yönettiği ‘Şahmeran’ın Bacakları’nı da sahnelemeyi sürdürüyor. Bir masal… Bir ihanetin masalı… İnsanoğlunun ihanetine dair… Nedir bu Şahmeran’ın masalı? Kimdir Şahmeran? Yüzyıllardır ne anlatır köy kahvelerinin kerpiç duvarlarından, cümle taşra illerinin kıraathane-lerine uzanan görkemli ve gezgin sureti? Nedir Şahmeran hikâyesinin bağrında sakladığı zehir?

Bu zehir ki bin yıldır bir masal tadında ağızdan ağıza yayılıp durur… Oyuncular: Cansu Dağ, Elit ÇamGülay HayırMehmet Ali GümüşMurat Baykan.

şahmeran gülay

Oyun tarihleri:

28 Ekim

11, 25 Kasım

Mekân Artı’nın yeni oyunu ‘Kalem’ ise İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın şişhane’deki merkezinde bulunan İKSV Salon’da sahnelenmeye başlıyor. Sahneleme teknikleri üzerine arayışını sürdüren topluluk, bu oyunda seyir algısı üzerine yoğunlaşarak kurgusundan seyirciyi konumlandırmasına kadar farklı bir oyun düzeni yaratmayı hedefliyor. Düşünceye yönelik şiddet üzerine odaklanarak şu soruları soruyor: Toplumsal varoluşumuzda bireysel istek ve arzularımız ne kadar etkin? Düşüncelerimizi söylerken ve uygularken kendimize nasıl bir oto sansür uyguluyoruz? Kabul görmek “aynılaşmayı” gerektirir mi? Süreğen oto-sansür bireyi yok eder mi? Bu düşünceler bizi delirtebilir mi? Didem Kaplan’ın yazdığı oyunu Ufuk Tan Altunkaya uyarlayıp yönetiyor. Oyuncular: Atılım ŞahinBurcu HalaçoğluMehmet Ali Gümüş.

kalem

Oyun tarihleri:

3, 10, 17, 24 Kasım Pazartesi

Biletler: 30 – 20 TL

Biletix ve Mekân Artı

İletişim

Adres: Üftade Sokak No: 31 Harbiye İstanbul

Telefon: 0 212 224 57 56

www.mekanarti.com

iletisim@mekanarti.com

www.alternatifsahneler.com

www.facebook.com/mekanarti

www.twitter.com/mekanarti

SABİT DOĞAN

www.dirensanat.com

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerik26 EKİM’DE ANITPARK’TA CUMHURİYET KOROSU KONSERİ
Sonraki İçerikMÜZİKSEVERLERİ KENDİNE HAYRAN BIRAKAN ANE BRUN, 12 ARALIK’TA KÜÇÜKÇİFTLİK PARK’TA
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan