"BÜTÜN ÇILGINLAR SEVER BENİ” OYUNUNUN YAZARI STEFAN TSANEV MODA SAHNESİ’NE KONUK OLDU

0

Türkiye’de, Jeanne d’Arc’ın öteki ölümü, Sokrates’in Son Gecesi, Bütün Çılgınlar Sever Beni oyunlarıyla tanınan Bulgar oyun yazarı Stefan Tsanev geçtiğimiz Cumartesi Türkiye’deydi. 18 Ocak Cumartesi günü moda sahnesi’ne konuk olan Stevan Tsanev, 20.30’daki oyundan sonra izleyicilerle “Bütün Çılgınlar Sever Beni” üzerine sohbet etti.

 

Bulgar Tiyatrosu’nun önemli yazarları arasında yer alan Stefan Tsanev, 18 Ocak’taki “Bütün Çılgınlar Sever Beni” oyununun ardından oyuncuların da katılımıyla, oyunu yazma sürecine ilişkin seyircilerin sorularını yanıtladı.

Stefan Tsanev, oyunu yazarken nelerden esinlendiniz, sorusuna “zengin yaşam tecrübemden” cevabını verip eşinin de oyuncu olduğunu belirterek oyunu eşi için yazdığını söyledi. Kemal Aydoğan’ın rejisini çok başarılı bulan Tsanev, oyunda enstrüman olarak Arp’ın kullanılmasını, Maria karakterinin müziğiyle oyuna dahil olmasını, büyüleyici bulduğunu vurguladı.

 

Bireyin trajedisini yansıtmak bütün dünyanın trajedisini yansıtmaktır.

 

Kendini, öncelikle bir şair olarak tanımlayan Stefan Tsanev, şair kökenli bir oyun yazarı olmasının, düşüncelerini daha kısa cümlelerle aktarabilmesine olanak verdiğini söyledi. Çağdaş Türk şairlerini de takip ettiğini, şairler arasında benzer fikirlerin dile getirilebileceğini söyleyen Tsanev “bir bireyin trajedisini yansıtırken aslında bütün dünyanın trajedisini yansıtırız.” dedi.

Bugüne dek yirminin üzerinde şiir kitabı yayınlanan, otuz kadar oyun yazan Tsanev, genelde tarihten ve tarihsel olaylardan ilham aldığını, Orta Çağ’da bile  “Bütün Çılgınlar Sever Beni” oyunundaki hikayenin benzerlerinin bulunduğunu söyleyerek Cervantes’in Don Kişot romanını örnek gösterdi.

Hüseyin Mevsim’in Türkçe’ye çevirdiği Kemal Aydoğan’ın yönettiği, sahne tasarımı Bengi Günay’ın, ışık tasarımı İrfan Varlı’nın yaptığı Bütün Çılgınlar Sever Beni” oyununda Mert Fırat, Aslı Tandoğan ve Volkan Yosunlu oynuyorlar.

 

 

www.dirensanat.com

PAYLAŞIM
Önceki İçerikİKİNCİKAT ŞUBAT OYUNLARI
Sonraki İçerikEMRE KINAY’LA 'NAFİLE DÜNYA'
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan