PAUL MCCARTNEY KENDİNİ ‘YENİ’DEN KEŞFEDİYOR

0

Paul-McCartney (1)

Beatles çılgınlığının başlangıcından yarım yüzyıl sonra, eski Beatles üyesi Paul McCartney 16. solo albümüyle geri döndü. Yapılabilecek her şeyi yapmış biri olarak onu neyin stüdyoya  sürüklemiş olabileceğini insan düşünmeden edemiyor. Görünüşe göre Paul için bir kez daha kendini yeniden keşfetmenin şevki bu. “New” albümü McCartney’in kendisine ait rahat pop bölgesinden asla sapmasa da şekil açısından çeşitlilik arz eden bir albüm.

İlk albümleri olan “McCartney” veya “Ram” gibi düşük kalite ses teknikleri bulunmamakla birlikte bu çalışmaları andıran ve selamlayan bir sadeliğe sahip. Belki de “New” albümünün genel cazibesine en çok katkı sağlayan şey kanımca tüm prodüksiyon süreci. Albüme emeği geçen dört farklı prodüktör olmasına rağmen ortaya çıkan çeşitlilik tek bir albümün doğasına aykırı düşmeyecek şekilde. Bu dört prodüktörden ikisi McCartney ile geçmişi olan isimler. Grammy ödüllü Giles

mcc-cover

Martin, pek bilinmemekle birlikte Beatles’ın stüdyo çalışmalarına yaptığı büyük katkılardan ötürü beşinci Beatles üyesi olarak bilinen George Martin’in oğlu. Diğer yandan ABD’li rock grubu Kings of Leon’un yapımcısı Ethan Johns da bir Beatles takipçisi grup olan Fab Four ile olan çalışmaları ve “Let it Be” şarkısının prodüksiyonu ile bilinen Glyn Johns’un oğlu. Baba Johns aslında o albümün miksajını ve yapımını Phil Spector’un “Wall of Sound” adı verilen kayıt tekniği bulunmadan önce gerçekleştirmişti. (Glyn Johns’un “Let it Be” şarkısı “Kum Back” adlı albümde yer almıştır.) Amy Winehouse’ın karanlık ve dumanlı retro hiti olan “Back to Black” ile dikkatleri çekmiş ve birçok Grammy adaylığı bulunan Mark Ronson bir diğer isim. Ve nihayet Adele ile yaptıkları “21” albümüyle dört Grammy kazanan ve Bond filmi şarkısı Skyfall ile en iyi özgün şarkı dalında Oskar kazanan Paul Epworth’un da imzası var albümde.

7c4c7e17Albümün ilk şarkısı rock rifleriyle bezeli “Save Us” yepyeni bir arabayla yumuşak bir zaman yolculuğu yapıyormuşcasına nostaljik bir glam rock hissi uyandırıyor üstümüzde. Rahat bir yolculuk sürdürürken yukarıda bahsettiğimiz Ram’den izler taşıyan güzel bir parça “Alligator” çıkıyor karşımıza. Nostalji motoru hız kesmiyor, zira sözler Beatles’ın On My Way To Work şarkısının temasıyla paralellik gösteriyor. Bir kez daha Paul bizimle paylaşmaya alışkın olduğu basit bir günlük yaşamı bize hatırlatıyor. İlk başta “Strawberry” şarkısını hatırlatan “Queenie Eye” birden 70’lerin başka bir elektroglam çizgisine dönüşüveriyor.

r-PAUL-MCCARTNEY-NEW-ALBUM-KISSES-ON-THE-BOTTOM-large570

Folk, R&B ve Beatles-vari olarak tanımlanabilecek tarzlar arasında gezinen Paul bu albümde Neil Young, Tom Petty ve Heartbreakers’dan Roy Orbison’a (“Looking at Her”ün sözleri) kadar olan etkilenmelerinin ipuçlarını veriyor. “I can Bet” ve “Turned Out” gibi diğer şarkılar MacCartney’in özlemini çektiğimiz Wings grubu dönemine gönderme gibi duruyor. “New” albümü MacCartney ile ilgili beklentilerimizin ötesinde yeni bir şey değil aslında. O kadar çok parıltılı hitlerin bulunduğu, başarılarla dolu uzun ve etkileyici bir kariyer içinde, “New” 71 yaşındaki rockçıda hala hayat olduğunu ve yalnızca kendi standardıyla karşılaştırılabileceğini göstermeye yetecek kadar parlıyor.

Eski işlerinde de belirgin bir biçimde olduğu gibi Paul, üretimi ve hayranlarının beklentileri hakkında her zaman son derece ciddi. Burada ne ortalama dinleyici ne de sadık bir hayran için sıkıntılı bir şey yok. Albüm kaliteli ve eğlenceli.

Yazan: George Wabisca

Çeviren: Sefa Yıldız

www.dogansanat.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.