İSTANBUL ONUNCU KEZ BACH’I AĞIRLIYOR

0
Alexandru-Tomescu
Alexandru Tomescu

Klasik batı müziğinin büyük bestecisi Bach’ın yapıtlarını İstanbal’ın tarihi mekânlarında seslendirildiği ‘Bach İstanbul’da konserleri bu yıl onuncu yılında. 10 Ekim’de başlayan konser dizisi 28 Ekim Pazartesi akşamı St. Antuan Kilisesi’nde ünlü Romen kemancı Alexandru Tomescu’nun Bach’ın solo sonat ve partitalarını seslendireceği konserle sürüyor.

Biletix’ten veya konser öncesi kapıdan temin edilebilecek olan biletler tam 90-70-50 TL, öğrenci 25 TL. Konserler saat 20:30’da başlıyor.

BACH GÜNLERI PROGRAMI:

28 EKIM: Alexandru Tomescu, St. Antuan Kilisesi. Concertgebaouw (Amsterdam), Theathre des Champs Elysees (Paris), Carnegie Hall (New York) gibi dünyaca ünlü konser salonlarında resitaller veren Romen kemancı Alexandru Tomescu, Bach’ın solo sonat ve partitalarını seslendirecek.

konstantin_lifschitz2
Konstantin Lifschitz

29 EKIM: Konstantin Lifschitz, The Seed/Sakıp Sabancı Müzesi. Moskova Virtüözlerine de şeflik yapmış olan Rus piyanist Konstantin Lifschitz ‘Goldberg Varyasyonları’nı klasik piyanoyla seslendirecek. Sanatçının Türkiye’deki ilk konserini dinlemeye gelecek olanlar SSM‘deki Anish Kapoor sergisini de gezebilecek.

30 EKIM: Thomas Gabriel Trio Caz Konseri, St. Antuan Kilisesi. ‘Günler’e ikinci kez katılan Trio konserinde Bach’ı caz ile buluşturacak.

31 EKIM: Alexander Rudin – Hüseyin Sermet, Aya İrini. Bu konserde müzikseverler sanatçıları ilk kez  birarada dinleyecek.

2 KASIM: Barocco Sempre Giovane ve Jiri Barta, Nazlı Erdoğan, Aya irini. Kapanış konserinde Nazlı Erdoğan, Telemann’ın ‘Viyola Konçertosu’nu, Çek viyolonselci Jiri Barta Hindemit ve Haydn’ın viyolonsel konçertolarını yorumlayacak.

www.dogansanat.com

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikHARTMUT BİTOMSKY VE BENT HAMER FİLMLERİ İSTANBUL MODERN SİNEMA'DA
Sonraki İçerikİSTANBUL ONUNCU KEZ BACH'I AĞIRLIYOR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan