SANATÇILARIN PORTRE FOTOĞRAFLARI İLE PANDEMİYE DAİR KÜÇÜK BİR NOT

0

Ersin Şahin, Türkiye’de 2020’li yılların sanat atmosferini pandemi üzerinden anlattığı portre fotoğraflarından oluşan “AFAZİ” isimli projesi ile farklı disiplinlerdeki sanatçıların pandemi ve sanat dünyasına dair deneyimleriyle dönemin atmosferine dair küçük bir not bırakmak istiyor. Aralarında Buket Uzuner, Burhan Şeşen, Erkan Oğur gibi farklı disiplinlerdeki 39 sanatçının portre fotoğrafları bulunan proje, Project Kültür organizasyonuyla Saint-Michel Fransız Lisesi Jeanne D’arc Salonu’nda 13 Ocak Cumartesi günü sergilenmeye başlıyor. Ersin Şahin’in ilk kişisel sergisi “AFAZİ”nin kitabı da yayımlanırken, sergi 31 Ocak tarihine kadar devam edecek. 

Afazi, en basit ve edebi haliyle söz yitimi hastalığı olarak tanımlanabilir. Hasta, konuşma veya konuşulanı anlama yeteneğini yavaşça kaybeder. Ersin Şahin de bu tanımlamadan yola çıkarak pandemi dönemini anlamak ve döneme dair küçük bir not bırakmak adına salgının olumlu veya olumsuz şekilde etkilediği farklı disiplinlerdeki sanatçıları fotoğrafladı. Ersin Şahin, ilk kişisel sergisi “Afazi”yle pandemi döneminde sanatçıların dünyasına dair deneyimleriyle dönemin atmosferini anlatıyor. Project Kültür’ün kurucusu olan Can Erol ile beraber gerçekleştirilen projenin sergisi, 13 Ocak Cumartesi günü Saint-Michel Fransız Lisesi Jeanne D’arc Salonu’nda kapılarını açıyor. 31 Ocak tarihine kadar devam edecek sergide Buket Uzuner, Burhan Şeşen, Erkan Oğur gibi farklı disiplinlerdeki 39 sanatçının fotoğrafları yer alıyor. İlk kişisel sergisi hakkında bilgi veren Ersin Şahin, “Can Erol ile pandemi döneminin hikayesini hafızalarımızda tutmak adına 2021-2023 yılları arasında müzisyen, yazar, ressam, fotoğrafçı gibi farklı disiplinlerden olan 39 sanatçımızı fotoğrafladık. Amacımız pandemi döneminde en büyük sıkıntıyı çeken gruplardan biri olan sanatçılarımızın hem pandemi dönemini hem de Türkiye’de 2020’li yılların sanat atmosferini anlayarak döneme dair bir iz bırakmaktı. Objektif olmak gerekirse bu dönem tüm sanatçılar için aynı şekilde geçmedi; pandemide kendi içine dönen, kendini geliştiren, kendine yeni yollar açan sanatçı dostlarımız da muhakkak ki oldu ancak buna karşın resmi rakamlara göre intihar eden 103 müzisyen de oldu. Toplumun bu acı kayıpları yeteri kadar anlamadığını ve sanatçılarını yeteri kadar destekleyemediğini düşünüyorum. Böyle zamanlarda, yaşananları unutmamak adına en doğrusunun ileriye bir iz bırakmak olduğunu, fotoğrafı da tam olarak bu sebepten dolayı sevdiğimi düşünüyorum. Fotoğrafın belge niteliğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı bu yıllarda; fotoğrafı bir araç, bir bahane olarak kullanarak pandeminin en karanlık dönemini yaşayan bir grup sanatçının anlatımları ve tecrübeleri ile tarafsız bir şekilde dönemi belgelemek, en azından bu kitabı elinde bulunduranlar tarafından bir daha unutulmaması adına, ileriye kum zerresi kadar küçük bir not düşmek niyetindeyiz.” Serginin bir belge niteliği taşıması için “Afazi”nin kitabı da raflarda yerini aldı. A4 Ofset Yayınevi’nden çıkan “Afazi” kitabının sonunda pandemi döneminin hikayesini hafızalarda tutmak, neler olduğunu daha rahat hatırlamak için alınan tüm tedbir kararları da kronolojik olarak paylaşıldı.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikDünyanın en iyi film müzikleri
“Film On The Stage” gösterisinde bir araya geliyor
Sonraki İçerikŞehir Tiyatroları İBB Kütüphanelerinde Çocuklara Özel Etkinlikler Düzenliyor
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan