Altı Kişi Yazarını Arıyor

İnsanın kalıcı olarak hayatın içinde olup imzasını atamadığı bir yaşamdayız. Hikayemiz var mı acaba? Varsa bu hikayenin içinde ne kadar var olabiliyoruz? Yaşadığımız yüzyılda birey olarak değersizleştirildik ve küçültüldük. Bu noktada Pirandello’nun karakterleri gibi hikayemizi yazacak birini bulamazsak yok mu olacağız? Yoksa kendi hikayemizi kendimiz mi yazacağız? -Arzu Suriçi Kireççi

Luigi Pirandello’nun 1921 yılında Birinci Dünya Savaşından hemen sonra “Altı Kişi Yazarını Arıyor” adlı oyunu kaleme almıştır.Oyunun yönetmenliğini Arzu Suriçi Kireççi yapıyor. Oyunda yazarı tarafından yok edilmek istenen bazı oyun kahramanlarının bir tiyatroda oynanan başka bir oyuna gelerek o tiyatroda ki oyunculardan ve yönetmen den bir oyun içinde kendi hikayeleri ile yaşama dönme çabaları ele alınmıştır. Oyunda Pirandello: Eraslan Sağlam, Claudios (Baş Aktör): Can Ertuğrul,Gertrude (Baş Aktrist): Işıl Zeynep,Hamlet (Genç Aktör): Mete Boyar,Ophelia (Genç Aktrist): Şebnem Aktay,Nedime (Genç Aktrist): Meyra Ahsen Temel,Yönetmen: Murat Avni,Sahne Amiri, Suflör, Gardıropçu: Utku Çetin,Baba: Ertan Kılıç,Anne: Tuba Sağlam,Üvey Kız: Yasemin Yalçınkaya Göksel,Oğul: Ege Kılavuz,Madam Page: Özge Midilli seslendirmektedir.

 

“Bilmem.Gerçekten değişik bir oyun. Pirandello’dan bir oyun oynayabilir miyiz? Neden olmasın?.”

 

‘‘Öyleyse nedir en büyük saçmalık? Önemli olayları, içten duyguları alıp bunları inandırıcı kılmak için nin dereden su getirmek. Bu saçmalığı, daha doğrusu bu deliliği nerede görürüz? Sizin mesleğinizde, sayın üstatlar,tiyatroda.’’

“Bizi tasarlayıp harekete geçiren yazar…bizi bu dünya getirmedi, belki de getiremedi. Oyunumuza başladı, ama onu hiçbir zaman tamamlamadı. Büyük bir suç bu. Bağışlanamaz bir suç. Çünkü iyice tasarlanmamış bir kişi, birkez sanat eserinde canlı yaratıldı mı, ölüme bile aldırmaz. Kağıt çürüyebilir, kalem kırılabilir, yazar ölebilir,ama yarattığı kişiler sonsuza kadar yaşayacaktır”

 

Etkinliğimiz zoom platformu üzerinden ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir. Katılmak isteyen seyircilerimiz tiyatrotatavla@gmail.com adresine İsim,soyisim ve mail adreslerinin yazılı olduğu bir mail atmaları ya da Tatavla Sahne veya Tatavla Tiyatro instagram sayfalarındaki BIO’da yer alan formu doldurmaları yeterlidir.

 

NOT: Etkinlik linki oyun günü mesaj ya da mail yoluyla iletilecektir.

 

 

 

ALTI KİŞİ YAZARINI ARIYOR

 

 

Etkinlik Tarihi:     12 Aralık Cumartesi 20:30

 

Önceki İçerikKöksal Ekinci ile tarihsel döngülere ve müzikal bilinç yolculuğumuza yıldızlı şarkılar ışık tutuyor  
Sonraki İçerikMenajerimi Ara 16. Bölüm’de Neler Olacak
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan