ŞARKILARA MEKTUPLAR’DAN AÇIK MEKTUP ÇAĞRISI: “YAŞAMAK İSTİYORUZ”

0

“YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Şarkılara Mektuplar sözün, mektuplaşmanın ve müziğin iyileştirici, birleştirici ve dönüştürücü gücüne inanan bir paylaşım ve açık üretim alanı. Biriken duygularımız, oluşan farkındalıklarımız, hayallerimiz, kayıplarımız ve yaşama sevincimiz, kısaca tüm ‘arzuhal’lerimizle mektuplara yazılalım, yazının ve ezginin göğünde dilden kulağa uzanarak şarkılara dönüşelim istiyor.  Müzisyen Banu Kanıbelli ve yazar Eylem Ejder’in ortaklığıyla 2020’de kurulan Şarkılara Mektuplar, mektupları projeye gönül veren şarkı yazarları ile buluşturuyor.

 

Şarkılara Mektuplar;

  • Herkese açık bir paylaşım alanı ve bir blog. Mektup yazımında biçimsel denemeleri ve yaratıcı yazıları destekliyor.

 

  • Belli dönemlerde konuya göre mektup çağrısı yapsa da, mesafe, yaşam, ölüm, ev, özlem, aşk, doğa, döngü, başlangıç, zaman, değişim, belirsizlik, yalınlaşma, tüketim, umut, yaşlılık, çocukluk, rüyalarvb konular veya mektup yazarının bir başka içeriğine her daim açık.
  • Mektuplar sevdiğimiz, kaybettiğimiz, özlediğimiz, bilmediğimiz, adlandıramadığımız birine, bir şeye, kendimize ya da dünyaya hitaben yazılabiliyor.

  • Şiir, fotoğraf, resim, öykü, ses ve görüntü dosyası gibi her türlü ifade araçları kullanılabiliyor.

 

Mektuplar blogda zamanın güncesi olarak kayda geçerken, içlerinden bazıları da projenin  şarkı yazarları inisiyatifiyle şarkılara dönüşüyor. Sözlerinin Eylem Ejder’in yazdığı bir mektuptan derlendiği ve müziğini Banu Kanıbelli’nin yaptığı ve söylediği “Hayat Eve Sığar mı” projenin ilk şarkısı olarak 21 Ağustos’ta Ada Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini alıyor.

Mektup Çağrısı:

 

Yeni mektup çağrımızı en temel hakkımız olan yaşama hakkımız için yapıyoruz. Kadınların ve kız çocuklarının yaşamını tehditten, doğanın tahribatına değin şiddetin her türlüsüne karşı birbirimize ve dünyaya ses verelim diyoruz. Bu yüzden Şarkılara Mektuplar yeni mektup çağrısında “Yaşamak istiyoruz” diyor ve bu tema etrafında şarkılar üretmek istiyor.

 

Türkçe veya İngilizce mektuplarınızı 15 Eylül 2020 tarihine kadar sarkilaramektuplar@gmail.com e-posta adresimize gönderebilirsiniz.

 

“Şarkılara Mektuplar”a  letterstosongs.com internet adresimizden veya bir Açık Radyo yayını olan “Sahibine Şarkılar” programı üzerinden izlemek ve ulaşmak mümkün.

 

 

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikCENK DOSTVERDİ SUSKUNLUĞUNU ‘SANAT PARKTA’ BOZDU
Sonraki İçerikTİYATRO AÇIK HAVAYA TAŞINDI / ‘BİR KADIN UYANIYOR’ OYUNUNU AYSEL YILDIRIM İLE KONUŞTUK
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan