“Seküler Çeviriler” Türkçe’de ilk kez VBKY’de

0

VakıfBank Kültür Yayınları “Seküler Çeviriler” isimli kitabı Türkçe’de ilk kez okurla buluşturuyor. Etkin çalışmalarıyla dünyaca tanınan antropolog Talal Asad eserinde, modern Batı düşüncesinin seküler bir dile sahip olduğunu, bu nedenle inançların, etik ve politik görüşlerin dilini yorumlamada zorluklar yaşadığını söylüyor.

                                                                                                     ERKUT TEZERDİ


VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) dünyaca ünlü antropolog Talal Asad’ın son eseri “Seküler Çeviriler: Ulus-Devlet Modern Benlik Ve Hesapçı Akıl”ı yayımlıyor. Türkçe çevirisi Ferit Burak Aydar tarafından yapılan kitapta Asad, modern Batı medeniyetinin geliştirdiği seküler dilin, yüzyıllarca önce ortaya çıkan inançların ve görüşlerin dilini yorumlamadaki hataları ve başarılarına dikkat çekiyor.

 

Kitabında devletler ve kapitalizmin dilinin olmayacağına dikkat çeken Asad, incelemesini sürdürürken Ludwig Wittgenstein, Walter Benjamin, Jakobson, Gramsci ve Descartes gibi önemli düşünürlerin görüşlerine atıfta bulunuyor.

 

Sekülarizm, İslam, Hıristiyanlık…

1932’de Suudi Arabistan’da dünyaya gelen Talal Asad, 1968’de Oxford Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Özellikle sekülarizm, İslam, Hıristiyanlık ve gelenek tartışmaları gibi alanlarda gerçekleştirdiği akademik çalışmalarıyla bilinen Asad’a göre; insanın nereden geldiği ve kolektif yaşamının bizlere ne yaptığı tam olarak belirlenemediği müddetçe, kendimizi soyutlayıp onun dayattığı davranış ve düşünce sınırlarının ötesine geçemeyiz… Asad, son kitabı “Seküler Çeviriler” için ise şu satırları kaydediyor: “Kaç zamandır üzerine düşünmeye çalıştığım bir konu olan sekülerliğin doğası hakkında, birbiriyle bağlantılı üç deneme biçiminde sunulmuş bir araştırma, bir keşif çabasıdır.”

 

Karşıtlıklarla inceleniyor

Kitabında, sekülarizmi anlamanın en iyi yolunun dolaylı yaklaşım olduğunu söyleyen Asad, “Düz bir çizgi, şeyleri araştırıp keşfetmenin her zaman en yararlı yolu değildir, zira bu çizgi, sadece uç noktasının bilindiğini değil, başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar en kısa yolun da her zaman en iyisi olduğunu varsayar. Bu nedenle, elinizdeki kitapta, sekülarizmin liberal demokratik devletlerin bağlı olduğu varsayılan soyut bir eşitlik ve özgürlük ilkesinden ibaret olmayıp, ancak yakınlıkları ve çakışmaları dışlayarak karşıtlıklar yaratan birtakım duyarlılıklar (hissetme, düşünme ve konuşma tarzları) da olduğunu tanıyarak açık, spekülatif bir tarzda ilerlemeye çalıştım. Belki de en önemli duyarlılık, insanın ‘hakikat’e doğrudan erişim imkânı olduğu inancıdır” diyor.

 

Eşitliğin bazı muğlaklıkları var

Kitabının ilk bölümde, liberal devlet ve toplumda ‘eşitlik’ olarak tercüme edilen ve bir politik ideoloji olarak sekülarizm için can alıcı olan terimin bazı anlaşılması güç ifadelerini yorumladığını belirten Asad, liberal eşitliğin Hıristiyanlığın ilk döneminden miras kaldığı iddiasını, dinden dinsizliğe çeviri hakkındaki bazı fikirleri odağa alarak inceliyor. Asad, kitabının ikinci bölümünde, çevrilemezlik sorununu değerlendiriyor ve bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarını eyleme geçiren gelenek ve ritüel yoluyla, bazı antropologların verdiği isimle bilinçli çevirinin bazı yönlerini tahlil ettiğini ifade ediyor. Asad şöyle devam ediyor: “Bu çevirinin gerçek bir şahsi benlik ile toplumsal açıdan bariz bir benlik arasındaki ayrıma dayanmadığında ısrar ediyorum ve bu çeviri türünü, sayılara çeviriyle kıyaslayıp karşıtlığını gösteriyorum. Üçüncü bölümde, ahlaki/siyasi bir kavram olarak biricik, kendi kendini yöneten aracının (özsel benlik denen şeyin), ‘gerçek’ benliğin kamusal alandaki sunumuyla ilişkisinde niyetlerini okumak konusunda hangi açılardan kesinsizlikler oluşturduğunu ve istatistiki hesaplamanın, nasıl olup da toplumsal gerçekliğin nesnel bir çevirisi ve gelecekteki problemleri çözüp geçmişten miras kalan engelleri kaldırmanın akli bir aracı olarak görülmeye başlandığını irdeliyorum.”

 

“Amacım suçlamak değil”

Asad’ın kitabının odağında çeviri fikri yer alıyor. Asad, “Çünkü her ne kadar ‘çeviri’nin anlamı, her bir etkileşim ve eylem örneğinde aynı olmasa da geleceğe dair kesinsizliklerin yanı sıra fikirlerin geçmişten aktarımı ve bedenselleşmiş pratiklerin mirası da, karşılıklı anlayış ve etkileşim için elbette temel niteliktedir… Fakat benim derdim, kimin suçlanması gerektiğini (modernlik mi, Avrupa medeniyeti mi, insanlık mı) saptamak değil, bizi felakete götürebilecek olan dilleri ve yaşam biçimlerini saptamanın bariz bir ihtiyaç olduğunu vurgulamaktır” diyor.

 

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kitabın adı: Seküler Çeviriler Ulus-Devlet Modern Benlik Ve Hesapçı Akıl

Yazar: Talal Asad

Çevirmen: Ferit Burak Aydar

Sayfa sayısı: 256

Fiyatı: 30 TL

PAYLAŞIM
Önceki İçerikKenan Doğulu Arabalı Konserini Verdi
Sonraki İçerikO Ses Türkiye’nin Şampiyonu Ferat Üngür’den Ay Bakışlı Dilber
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan