Tomris Filminin Fragmanı Yayınlandı

0

Annesini doğumunda, babasını savaşta, kocasını genç yaşta, oğlunu esir düştüğü kampta kaybeden, yerinden yurdundan edilen Tomris Hatun; ihanetlerle dağılan, acı ve kederle dolu yazgısına boyun eğmedi. Şahsi tarihindeki dönüm noktalarını halkının menfaatleri için bir silah olarak kullanmasını bildi. Her zaman diri tuttuğu intikam ateşi sayesinde kazandığı zaferlerle sadece binlerce yıllık Türk tarihinin değil; dünyanın da unutamadığı en önemli hükümdarlar arasında yerini aldı. Akan Satayev’in yönettiği TOMRİS, 10 Nisan’da vizyonda. Filmin Türkçe dublajlı fragmanı yayınlandı.

 

Vizyon için gün sayan “TOMRİS”, Kazakistan’ın ardından Türk seyircisiyle de buluşmaya hazırlanıyor. Doğduğu gün kaybetmeye başlayan; ancak her kaybında daha da güçlenen Tomris Hatun, M.Ö 6. yüzyılda İskit-Saka Türklerinin başına geçer ve Türk milletini zaferden zafere koşturur. Annesini doğumunda, babasını savaşta, kocasını genç yaşta ve oğlunu esir düştüğü kampta kaybeden Tomris Hatun; kaderiyle birlikte düşmanlarını da yenmiş, hem kendi tarihini hem de koskoca bir milletin tarihini baştan yazmıştır. Üstelik bu yazı, üzerinden binlerce yıl geçmesine rağmen silinmeyecek, unutulmayacak; günümüze kadar ulaşacaktır.

 

TOMRİS HATUN, komuta ettiği ordusuyla birlikte, yenilmez olarak kabul edilen, dönemin en zalim hükümdarı, Pers İmparatoru Kiryos’u dize getirip Orta Asya’da Türk hakimiyetini başlattı ve Türk obalarını birleştirdi.

 

Samimi, adil, sadık, güçlü ve zeki bir lider olan, Türk tarihinin ilk kadın hükümdarının hikayesini anlatan TOMRİS’in fragmanı, Türkçe dublajlı olarak yayınlandı. Kazak oyuncu Almira Tursyn’i başrolde izleyeceğimiz film, 10 Nisan’da vizyona girecek.

Ok Attı, Kılıç Kuşandı:

İmparatorlukları Dize Getiren Kadın

TOMRİS

 

10 Nisan için vizyon hazırlığı yapan TOMRİS filmi, Türk kadının gücünü bir kez daha gözler önüne serecek. Milattan önce 6. yüzyılda, her Türk kadını gibi; çocukluğundan itibaren ata çok iyi  binen, kılıç kullanan, ok ve yayda usta olan Tomris, eşi ölünce kaderinden kaçamaz. Koskoca bir devletin başına geçer ve olaylar hızla gelişir. Tarihi gerçeklerden esinlenilen filmin başrolünde rol alan Almira Tursyn, aslında oyuncu değil; psikolog… Yönetmen, bu rol için başvuran 15 bin adayı da uygun bulmayınca aramaya devam eder ve Almira Tursyn’i TOMRİS olarak kameraların karşısına geçirir.

Vizyon yolculuğuna Kazakistan’da başlayıp gişede büyük başarı elde eden, bu yıl Altın Küre’de “Yabancı Dilde Film” kategorisinde yarışma listesine giren TOMRİS; Türkiye’de de vizyona girmeye hazırlanıyor. Akan Satayev’in yönettiği, Almira Tursyn’in başrolde olduğu film 10 Nisan’da izleyiciyle buluşacak.

 

Tomris aslında psikolog

 

Yönetmen Satayev; Türk tarihinin ilk kadın hükümdarı Tomris Hatun’un hayatını beyaz perdeye taşıyan Kazakistan yapımı TOMRİS filminin kast çalışmaları sırasında, Tomris Hatun rolü için istediği oyuncuyu bir türlü bulamayınca aramaları genişletir. 15 bin kişi arasından, aslında bir psikolog olan Almira Tursyn’i bu önemli rolde kameraların karşısına geçirir. At binme, ok atma, kılıç ve bıçak kullanma, dövüş dersleriyle birlikte oyuncu koçundan da dersler alan Tursyn, ilk oyunculuk denemesinin hakkını vermek için aylarca hazırlanır.

 

Sonuç olarak, MÖ 6. yüzyılda, dönemin en güçlü devletlerinden Pers İmparatorluğu’nu yenerek çok büyük bir başarı elde eden İskit-Saka Türklerinin başkomutanı TOMRİS Hatun’a yakışır bir karakter ortaya çıkartır.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikSen istanbul’dan Daha Güzelsin
Sonraki İçerikBurcu Esmersoy: Biz Kadınlar Eşitliğin Peşindeyiz
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan