“SIFIR NOKTASINDAKİ KADIN”

0
 

 

 

DÜNYA ÇAPINDA TANINAN FEMİNİST YAZAR VE AKTİVİST 

NEVAL EL SEDDAVİ’NİN 

“SIFIR NOKTASINDAKİ KADIN” ROMANI

İPEK TAŞDAN’IN TEK KİŞİLİK YORUMUYLA SAHNEDE…

 

 

“Şimdi de gerçeği hiç zorluk çekmeden anlatıyorum. 

Çünkü gerçek kolay ve yalındır.”

 

 

Duende Tiyatro’nun yeni oyunu Sıfır Noktasındaki Kadın 18 Aralık 2019 Çarşamba akşamı saat 20.30’da Kadıköy Boa Sahnede prömiyer yapıyor. Neval El Seddavi’nin Kanatır cezaevinde -bir görüş vaktinde- hayatının son anlarına tanıklık ettiği Firdevs’in öyküsü bu kez tiyatro sahnesinde -bir oyun zamanında- seyirciye açılıyor. Sondan bir önce; “kimsenin bilmediği o yere” gitmeden önce, kalabileceği tek yer olan bir belleğe emanet edilen bir yaşam öyküsü… Firdevs, gökyüzünden ansızın düştüğü ya da yerin yedi kat altından çıktığı bir çölde… Bu çöl bize uzak yakınlıkta…

 

2013 yılından bugüne şiir ve roman gibi farklı metin türlerini sahneye uyarlayarak kendi üslubunu oluşturan Duende Tiyatro’nun, Stefan Zweig’in “Satranç”, Edip Cansever’in “Çağrılmayan Yakup” oyunları bu tiyatro sezonunda da seyircilerle buluşuyor. 

 

İpek Taşdan’ın sahneye uyarlayarak oynadığı Sıfır Noktasındaki Kadın oyununun dramaturjisi Evren Erbatur, hareket tasarımı Ufuk Şenel, sahne ve kostüm tasarımı Maryam Soudbar, ses tasarımı Gökçe Uygun, ışık tasarımı Alev Topal imzası taşıyor ve proje asistanı Simge Sabancılar. 

 

İnsan iki kez doğabilir mi? Ömrünü, bedenini, benliğini avucuna alan tüm güçleri aşıp kendine bir beden, bir benlik yaratabilir mi? Bu bedenin, bu benliğin de ötesine geçebilirmi?Küçüklüğünden beri merak dolu sorularla hayatı anlamlandırmaya çalışan Firdevs bulunduğu toplumun erkek egemen baskısını iliklerine kadar hissedecek ve bir hapishanede ölümü beklerken bulacaktır kendisini. Ne var ki bu, bütün maskeleri, ikiyüzlülüğü, yaptırımları bozarak örtbas edilmiş gerçeği ortaya çıkartan ve özgürlüğüne sahip çıkan Firdevs için bambaşka bir nokta olacaktır. 

 

Neval El Seddavi’nin kaleminden bize ulaşan Sıfır Noktasındaki Kadının hepimizin yüzleşmesi gereken gerçekleri barındırdığını düşünen Duende Tiyatro, tiyatral düzlemde gerçek bir karşılaşma anına taşıdığı öyküyü seyircisiyle paylaşmayı bekliyor. 

“Sıfır Noktasındaki Kadın” Hasan Özkaya Organizasyon Yapım ortaklığında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının maddi katkılarıyla sahneleniyor. Oyun ayrıca 24 Aralık tarihinde Sahne Beşiktaş’ta izlenebilir. 

 

 

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikBİR OSMANLI POLİSİYESİ “AMANVERMEZ AVNİ”
Sonraki İçerik2. Uluslararası Dostluk Film Festivali’nde bu yıl ilham kaynağı Âşık Veysel
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan