Tolga Çebi’den Tiyatro Müzikleri Albümü: Cyrano de Bergerac

0

Edmond Rostand’ın ölümsüz eseri Cyrano de Bergerac’ın, Tolga Çebi tarafından hazırlanan müzikleri dijital albüm olarak yayınlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının geçtiğimiz yıllarda sahnelediği oyunda, Tolga Çebi’nin müzikleri de önemli rol oynamış, oyunun akışına önemli katkıda bulunmuştu. “Cyrano de Bergerac – Tiyatro Müzikleri” albümünde, tiyatroseverlerin büyük beğenisini kazanan “Aşk”, “Karnaval” ve “Ağıt” adlı eserler yer aldı.

Son 10 yılda 20’den fazla sahne projesine müzikleriyle katkıda bulunan Tolga Çebi, izleyicilerin hafızalarında yer etmiş eserlerini “Sahne Müzikleri 1-2” ve “Sahne Müzikleri 3-4” adı altında iki ayrı albümde toplamıştı.

Othello, Azrail’in Gözyaşları, Atinali Timon, Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler, Testosteron, 7 Shakespeare Müzikali, Çarli, Büyük Mo Efsanesi, Bahar Noktası, Sezuan’in İyi İnsanı, Gözü Kara Alaturka, Martı, Tersine Dünya, Kadife Çiçekleri, Aymazoğlu ile Kundakçılar, Genco Erkal, Aşk ve Anlayış, Nora Bir Bebek Evi Müzikali, Hansel ve Gretel, Kral Lear, Bir Banka Soygunu Komedisi gibi sahne projelerine yaptığı müziklerle son 10 yıldır adından sıkça söz ettiren Çebi, başarısını Afife Tiyatro Ödülleri başta olmak üzere pek çok müzik ödülü ile de taçlandırdı.

İşler Güçler, Galip Derviş, Emret Komutanım gibi dizilere ve İçimdeki Ses filmine yaptığı müziklerle de tanınan Çebi, Türkçe Rock müziğin önemli gruplarından İhtiyaç Molası’nın da üyesi.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikLeonce ile Lena’nın Yücel Erten Yorumu Barakalar ve Saraylar
Sonraki İçerik29. Akbank Caz Festivali’nde Neler var?
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan