Deneysel bir sanat laboratuvarı: Taşra ve Su-III. Richard

0

TAŞRA ve SU, henüz yaşını doldurmamış, deneysel bir sanat laboratuvarı. Üstelik sanat üretimini bir sektör olarak kabul edip, bu marketten kazanç sağlamayı hedefleyen bir kurum değil. Sanatın bir anlamı olduğunu, bu anlamın ise onun toplumsallığından geldiğini ilkeleştirmiş olan bir kurum.

Bir yandan, Artists and Climate ChangeTVTropes.orgSeptember C. Fawkes gibi önemli kaynaklarla işbirliğinin sonucu olan çevirilerini, bir yandan da John MiltonVictor TurnerNorthrop Frye gibi önemli sanat figrürlerinin kitap veya makale çevirilerini ücretsiz olarak paylaşıyor. Bu kaynaklara ulaşmak için web sitesinden Kütüphane sekmesine tıklamak yeterli.
Laboratuvar hem kuramsal, hem de uygulamalı alanlarda, bir altyapı geliştirme mekanizması olarak işliyor. Bu konularla ilgilenenlerin, web sitesinden Workshop ve Danışmanlık içeriklerine ulaşması mümkün. Bu programların gerçekleştirildiği mekanlar ise ihtiyaca göre değişiklik gösteriyor.
TAŞRA ve SU aynı zamanda da başarılı deneylerini kamuya açıyor. William Shakespeare’in 6 MAYIS’da, Kadıköy Emek Tiyatrosu’nda première yapan olan oyunu III. Richard da bunların ilki oluyor.
III. Richard’ın başarısı, güzel görünen bir tasarım harikası olmasından değil, bu tasarımı, sanatçıyı aşan bir toplumsal anlamın aracı haline getirmesinden kaynaklanıyor.
Bir bireyin sonsuz yansımalarından, kimlik gerçeğinin peşine düşmek mi, yoksa göz göre göre olup bitenlere karşı bir özne haline gelmek mi? Kendini yaşananların talihsiz nesnesi olarak gören histerik toplumun seyirci kalma kültürünü, OYUN ve SEYİR ilişkisi üzerinden değerlendirdik. Oyun bittiğinde, belki karakter hayatımızdan çıkıyor; ama o karakteri yaratan toplum olarak, bizler orada olmaya devam ediyoruz.
Durup ne yaptığımızı değerlendirecek miyiz, yoksa aynadaki yansımalarımızdan büyülenmeye devam mı edeceğiz, bu da belki daha uzun sürecek bir deneyin, beraber gözlemleyeceğimiz konusu olacak.

 

6 MAYIS VE 13 MAYIS TARİHLERİNDE KADIKÖY EMEK TİYATROSU’NDA SEYİRCİYLE BULUŞACAK OLAN III. RICHARD’I CANBERK DOĞALI TASARLADI VE YÖNETTİ, KOSTÜM SÜPERVİZÖRLÜĞÜNÜ YAPAN JALE ÖNER, OYUNA KANLI CANLI VARLIĞINI VEREN İSETEK BAŞINA FERHAT AKGÜN.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikDans Pulchérie 10 – 11 Mayıs’ta!
Sonraki İçerikYağmur Sıkıntısı Gri Sahne
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan