Sinema tutkunlarının sinema aşkını sınırsız ve özgürce yaşayabilmelerini hedefleyen Sinemia, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde keyifle izleyebileceğiniz, farklı türlerdeki yapımlardan bir seçki hazırladı. Yalnızca aşklarını kutlayan çiftlerin değil müzmin bekarların da severek izleyecekleri filmlere, “o gün yalnız kalamam!” diyenler, tek başına ya da dostlarıyla giderek beyazperdenin büyülü dünyasında moral toplayabilirler.

 

Sinemaseverler için Türkiye’deki tüm sinemalarda, istenilen gün ve seansta film izleme ayrıcalığı sağlayan, çift kişilik üyelik paketleriyle Sevgililer Günü’ne özel indirimler sunan Sinemia, 14 Şubat’ta sevgililerin keyifle izleyecekleri vizyon filmlerini önerdi. Çiftlerin Sevgililer Günü’nü kutlamak için hediye olarak birbirlerini davet edebileceği, aksiyondan maceraya farklı türlerdeki bu yapımlar, yalnızca çiftlere değil 14 Şubat’ta yalnız kalan müzmin bekarlara da hitap ediyor. Sinemia, çiftlerin sevgililerine sarılarak, bekarlarınsa ister yalnız ister dostlarıyla tadını çıkarabilecekleri Sevgililer Günü filmlerini şöyle sıraladı:

Asla Gözlerini Kaçırma (Never Look Away)

Oscar’a da aday olan 2018 yılı yapımı bu film, Doğu Almanya’dan kaçarak ailesinin Nazi geçmişinden kurtulmaya çalışan ressam Kurt Barnert’in, birkaç nesle yayılan çalkantılı hayat hikayesini anlatıyor. Film, aşk, savaş, kişisel travmalar ve aile ilişkilerini büyüleyici bir dille aktarıyor.

Soğuk Savaş (Cold War)

Oscar’a aday filmlerden bahsederken Soğuk Savaş’tan söz etmemek olmaz. “Asla Gözlerini Açma” gibi savaştan, ancak bu defa 1950’lerde yaşanan Soğuk Savaş döneminden esinlenen film, Polonya yapımı. Yönetmenliğini Pawel Pawlikowski’nin üstlendiği filmde farklı geçmişlerden gelen iki insanın ölümsüz aşkı konu ediliyor.

Organize İşler 2: Sazan Sarmalı

“Savaş zamanında romantizm bir yere kadar, biraz da gülelim” diyenler için sezonun en eğlenceli seçeneklerinden biri de, artık komedinin klasiklerinden biri olarak kabul edebileceğimiz Organize İşler serisinin ikinci filmi Sazan Sarmalı. Sazan Sarmalı’nın başrolünde her zaman olduğu gibi filmi yazıp yöneten ve “Asım Noyan” karakterini canlandıran Yılmaz Erdoğan var. Yeni filmde kızı dolandırılan Asım Noyan, yepyeni maceralara yelken açıyor.

Kız (Girl)

Kız, balerin olma hayalindeki 15 yaşındaki trans bir kızın öyküsünü anlatıyor. Cannes Film Festivali’nde En İyi İlk Film seçilen ve Lucas Dhont’un yönetmenliğini yaptığı film, gerçek bir yaşam öyküsünden esinleniyor.

Olacak İş Değil (The Upside)

Fransız filmi Intouchables’ı izlemiş miydiniz? İzleyenleri kahkahaya boğan Olacak İş Değil, aynı filmin Amerikan yapımı. Tekerlekli sandalyeye mahkum aksi bir adamla kendisine yardım etmeye gelen bakıcısının komik hikayesini anlatan filmi geçen sefer kaçırdıysanız, bu kez mutlaka izleyin.

Ölümcül Labirent (Escape Room)

Hep romantizmle dolacak, kahkahadan coşacak değilsiniz ya… Korku filmlerinin tutkunuysanız, Sevgililer Günü’nde farklı bir film olan Ölümcül Labirent’i de tercih edebilirsiniz. Film, kendilerini gizemli ve ölümcül bir odanın labirentinde bulan 6 yabancının buradan kaçma çabalarını anlatıyor.

Kefernahum (Cafarnaúm)

İşlediği suç nedeniyle 5 yıllık bir cezaya çarptırılan 12 yaşındaki çocuk, kendisini ihmal ettiklerini söyleyerek ebeveynlerine dava açar. Cannes’da üç ayrı ödül alan, Nadine Labaki’nin yönettiği bu Lübnan filmi, şimdi de Oscar adayı…

Dogman

Cannes’dan ödülle dönen bir başka film olan İtalyan yapımı Dogman, nazik bir köpek bakıcısı olan Marcello’nun kendisini ve yaşadığı mahalleyi terörize eden eski boksör Simone’la olan ilişkisine odaklanıyor. Bu sıcak ve keyifli filmde ana karakter Marcello, yaralanan gururuyla Simone’dan intikam almak için harekete geçiyor.

Zaman Yolcuları (Time Freak)

Bilim kurgu seven çiftler için en eğlenceli, aşk dolu filmlerden biri de Zaman Yolcuları. Çok sevdiği kız arkadaşı ile bir yıllık ilişkinin ardından ayrılan dahi genç, onu geri kazanabilmek ve ilişkideki hatalarını düzeltmek için bir zaman makinesi icat eder.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikRED SPEEDO ya da ŞEYTANLA MASAYA OTURMAK
Sonraki İçerikBANKTA İKİ KİŞİ
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan