“Altın Elma”lar Frankfurt’ta sahiplerini buldu!

0

Frankfurt’da gerçekleşen 18.Türk Film Festivali | International / Frankfurt/M.’nin kapanış gecesinde ödüller sahiplerini buldu.

Dizi ve tiyatro oyuncusu Yetkin Dikinciler ile Almanya’da yaşayan Türk asıllı sunucu Nadide Kepçe’nin sunduğu ödül töreni, Almanya’nın Frankfurt kentindeki CineStar Metropolis Salonu’nda yapıldı.

Törene Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı, Frankfurt Belediyesi Eğitim ve Uyumdan Sorumlu Daire Başkanı Sylvia Weber, Festival Başkanı Hüseyin Sıtkı, TÜRSAK Vakfı Başkanı Fehmi Yaşar, TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Koralı, Festival Türkiye Koordinatörü Serap Gedik, Festival Türkiye Danışmanı Caner Ural, Festival Türkiye Jüri Başkanı Yönetmen Ezel Akay, Yapımcı Gani Müjde, Yapımcı Şükrü Avşar, Yönetmen Murat Şeker, Yönetmen Pelin Esmer, Oyuncu Vildan Atasever, Oyuncu Hazar Ergüçlü, Görüntü Yönetmeni Gökhan Tiryaki, Yönetmen Anıl Güldoğan, Yönetmen Erkan Tunç ve Besteci Ekin Üzeltüzenci, Almanya Jürisinden Arif Özserin, Bein Connect / Digitürk Sinema ve Tv Müdürü Nurdan Sever, jüri üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Festival kapsamında en iyi film ve en iyi yönetmen “İşe Yarar Birşey” filmi ile Pelin Esmer’e verilirken, en iyi görüntü yönetmeni aynı film ile Gökhan Tiryaki’ye verildi.

En iyi erkek oyuncu ödülü “Kelebekler” filmi ile Bartu Küçükçağlayan’a, en iyi kadın oyuncu ödülü ise “Kar” filmi ile Hazar Ergüçlü’ye verdi.

En iyi senaryo ödülünü “Martı” filmin yönetmeni ve senaristi Erkan Tunç aldı.

Festivalde en iyi film müziği ödülü ise “Körfez” filmi ile Ekin Üzeltüzenci’ye verildi.

Türkiye’den “Hikayeci” filmi ile Anıl Güldoğan, Almanya’dan “Thorugh Her Eyes” filmi ile Sarah Fürstenberg en iyi kısa film ödüllerine layık görüldüler.

Kültürler Arası Transfer Derneği ve Frankfurt Türk Film Festivali Başkanı Hüseyin Sıtkı festival kapsamında panel ve konserlerin yanı sıra yaklaşık 40 filmin izleyici ile buluştuğunu söyledi. Alman bir jürinin Türk filmlerini değerlendirdiğine dikkati çeken Sıtkı, bunun diğer festivallere kıyasla bir farklılık oluşturduğu ve farklılıklarının bununla da sınırlı kalmayıp, Frankfurt’taki kadın ve erkek hapishanelerinde de film göstererek bir ilk imza attıklarını, dile getirdi.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikİstanbul Devlet Tiyatroları’nda Sahnelenen ‘Hırçın Kız’ın Galası Gerçekleşti
Sonraki İçerikSüreyya Operası’nda ‘Bilitis Şarkıları’ Söylenecek
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan