Bütün varoluşların kaynağı olan ışık maddenin yaratıcısıdır diyebilirsiniz; madde doğal olarak gölge düşürür ve gölge de ışığa aittir.

Louis Kahn

Nasıl Bir Etkinlik?

Sessizlik ve Işık programı Louis Kahn’ın yapıtları, mirası ve mimarisinin sinema üzerindeki etkisine bir saygı duruşu niteliği taşıyor.

Neler Var?

Louis Kahn’a Yeni/den Bakışsergisi kapsamında sunulan bu programda, Kahn’ın çalışmalarının yanı sıra mimarlık sanatını da kucaklayan belgeseller ve kurgu yapımlara yer veriliyor. Louis Kahn’ın yapıtlarını inceleyen ilk belgesel film olan Sessizlik ve Işık sanatçının tamamlanmış yapıtlarının en önemlilerini irdeliyor.

Hangi Filmler Bizleri bekliyor?

Benim Mimarım: Bir Oğlun Yolculuğu kişisel bir yolculuk ile sanatçının karmaşık dehasını yansıtıyor; yaşam, ölüm ve mimarlık üzerine bir drama olan Peter Greenaway imzalı Mimarın Göbeği filmi ise 1987 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüne aday gösterilmiş. Yan Pencere filminde modern şehir hayatının kopuklukları ve kaçırılan fırsatlar işleniyor. Buenos Aires şehrine benzersiz bir saygı gönderen bu filmde, yazar ve yönetmen Gustavo Taretto kentsel kargaşa ile yeni teknolojilerin insanları nasıl bir yandan birleştirip diğer yandan yabancılaştırabileceğini yansıtıyor. Bir belgesel olan İnsan Ölçeği modernite konusundaki varsayımlarımızı sorgularken, denklemlerimizin merkezine insanı yerleştirdiğimizde neler olacağını araştırıyor. “Binaların dili olsaydı, bizim için ne derlerdi?” sorusu için Kültür Katedralleri altı sarsıcı cevap sunuyor. Altı önemli yönetmen kendi görsel tarzları ve sanatsal yaklaşımlarını kattıkları bu projede, ele alınan simge binaların her birinin kültürümüzü nasıl yansıttığını ve toplumsal belleği nasıl koruma altına aldığını gösteriyor. Kişisel video günlük olarak tasarlanan Sonsuz Mutluluk adlı belgesel ise ideal konutu irdelerken, komün yaşantısından esinlenen tasarımın sonucunda oluşan umut dolu bir görünüm sunuyor.

Bu program kapsamındaki Pera Film etkinlik ve gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Pera film Sessizlik ve ışık etkinlik Programı

Fragman
PAYLAŞIM
Önceki İçerikAYLAR SONRA GİŞE LİDERİ YURT DIŞINDAN LABİRENT: SON İSYAN
Sonraki İçerikSeyhan Arman/ Bir kere izlemek yeterli gelmedi; Hayvan Çiftliği
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan