Pera Müzesi, bayram süresince tüm sanatseverleri, Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarıyla oluşturulan “Kesişen Dünyalar”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kahve Molası” sergilerini görmeye davet ediyor! Müze, 15. İstanbul Bienali kapsamında “Kesişen Dünyalar” kalıcı koleksiyon sergisinin içine yerleştirilen, Meksikalı sanatçı Alejandro Almanza Pereda’ya ait bir tabloyu sergiye bir ay kala görme fırsatı sunarken, Pera Eğitim Atölyesi’nde devam eden “Yaz Yaz Yaz” adlı sergi, sanat dolu bir bayram geçirmek isteyen tüm ziyaretçilere kapılarını açıyor.

15. İstanbul Bienali kapsamında sanatçı Pereda’nın İstanbul’dan topladığı ve kime ait olduğu bilinmeyen doğa resimlerini betona batırarak ürettiği eserlerden ilki, Pera Müzesi’nde bayram süresince ziyaret edilebilecek eserler arasında yer alıyor. Pereda’nın ürettiği diğer eserler ise bienal açıldıktan sonra görülebilecek.

Bayram tatilinde kendilerine sanat rotası oluşturan izleyicilerin müzede görebileceği diğer sergi, Pera Eğitim atölye sergisi “Yaz Yaz Yaz”, 4-17 yaş arasındaki atölye katılımcılarının üretimlerini içeriyor. Pera Eğitim tarafından Çiftdüşün: Çiftgörü ve José Sancho: Erotik Doğa sergilerinden esinle hazırlanan atölyelerde ortaya çıkan üretimler, özellikle doğa ve kitap temalarına odaklanıyor.

Pera Müzesi, Kurban Bayramı’nın ilk günü 1 Eylül Cuma günü kapalı olacak.

 

 

Pera Müzesi Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyon Sergileri

pera-muzesi
Pera Müzesi

Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndan derlenen Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisi, ziyaretçileri sanatın rehberliğinde diplomasi tarihinin dolambaçlı yollarında gezdirirken ilgi çekici kişiliklerle tanıştırıyor. Elçiler ve ressamlar, resimlerin sessiz ama bir o kadar zengin ve renkli diliyle konuşmaya; kendi çağlarını, dünya görüşlerini, katıldıkları törenleri ve gezip gördüklerini anlatmaya devam ediyor. Seçki, Jean-Baptiste Vanmour, George Engelhardt Schröder, Antoine de Favray, Fausto Zonaro gibi önemli ressamların yanı sıra, Louis François Cassas, Carl Fredrik von Breda, Luigi Mayer, Clara Barthold Mayer gibi Oryantalist resim sanatçılarının görkemli sanat eserlerini bir araya getiriyor.

Osman Hamdi Bey ve “Kaplumbağa Terbiyecisi”

Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisinin yer aldığı Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi’nin bir bölümü ise Osman Hamdi Bey’e ve sanatçının başyapıtı Kaplumbağa Terbiyecisi ile Suna ve İnan Kıraç Vakfı Koleksiyonu’ndaki diğer eserlerine ayrılıyor. Seçki, Tanzimat Dönemi’nin yetiştirdiği en önemli Osmanlı aydınlarından olan Osman Hamdi Bey’in hayatına ve sanatına bir ışık tutuyor.

 

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu

 

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu sergisi, MÖ 2000’den günümüze, yaklaşık dört bin yıl boyunca Anadolu’da kullanılmış başlıca ağırlık ve ölçü aletlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Seçki, Anadolu bilim ve kültür tarihi ile ticari uygulamaların köklü geçmişine ışık tutarken, kullanılan ağırlık ve ölçülerden yola çıkan yeni bir bakış sunuyor. Bu alandaki en önemli birikimlerden biri olarak kabul gören koleksiyon, Anadolu’da arazi ölçümünden alışverişe, mimarlıktan sarraflığa, denizcilikten eczacılığa kadar çeşitli alanlarda kullanılan ağırlık ve ölçü aletlerini bünyesinde barındırıyor.

10.000’e yakın eser içeren Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri koleksiyonundan yeni bir tasarım ve kronolojik bir düzenlemeyle derlenen seçkide, ayrıca eserlerin üzerine yansıtılan, dönemin ticaret ve üretim hayatına, ticaret yollarına, anlaşmalara ve aletlerin kullanımına değinen dijital animasyonlar da yer alıyor.

Kahve Molası: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni

18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir zaman dilimi içinde, Osmanlı sanat mozaiğinin önemli bir bölümünü oluşturan Kütahya Çini ve Seramikleri koleksiyonundan bir seçki ile hazırlanan “Kahve Molası: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni”, 105 adet eseri barındırıyor.

Kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri, ritüelleri, ilişkileri ve kamusal alan, toplumsal rol, ekonomi gibi modernizmle bağdaştırılan kavramları, kahve kültürü ve bu kültürün gelişmesine katkıda bulunan Kütahya seramik üretimi ekseninde inceleyen sergide; fincandan güğüme, ibrikten nargileye uzanan ve bu rutinlerin etrafında şekillenen eserler bulunuyor.

Kahvenin yanı sıra, 16. yüzyıldan itibaren gündelik hayatın değişiminde önemli rol oynayan ve bir anlamda Osmanlı’nın Sosyal Medyası olan kahvehaneleri de inceleyen seçki, seramik sanatını günümüze dek yaşatan Kütahya’nın zengin üretimini yansıtıyor. Sergide, seramik eserlerin yanı sıra 16. yüzyıldan bir kahvehane minyatürünün ve Kahve Keyfi başlıklı tablonun animasyonları da bulunuyor.

Pera Eğitim Atölye Sergisi: “Yaz Yaz Yaz”

Pera Müzesi 4-16 Temmuz 2017 tarihleri arasında çocuk ve gençlere yönelik düzenlenen farklı ve eğlenceli atölyelerinde üretilen eserleri “Yaz Yaz Yaz” adlı sergisiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Pera Eğitim tarafından Çiftdüşün: Çiftgörü ve José Sanchosergilerinden esinle hazırlanan atölyelerde ortaya çıkan üretimler, özellikle doğa ve kitap temalarına odaklanıyor.

Sergi, 4-6 yaş grubuna yönelik hazırlanan atölyelerde üretilen, “sihirli plastik” ve kağıt tabaklarla gerçekleştirilen üç boyutlu hayvan ve akvaryum tasarımlarını, pastel boya, mürekkep ve parmak boya kullanarak renklendirilen desen çalışmalarını içeriyor. 7-12 yaş grubuna özel düzenlenen atölyelerin üretimleri ise, tele şekil verilerek oluşturulan balık formlarından, gazoz kapaklarıyla tasarlanan rüzgar çanlarından, farklı malzemelerden oluşturulan saat, kartvizit, çizgi roman ve kitap kapağı tasarımlarından oluşuyor. Yaz atölyeleri kapsamında sanatçı Hera Büyüktaşçıyan’ın 13-17 yaş grubuna özel gerçekleştirdiği atölyelerde hazırlanan, harflerin kağıtlara basılması ile oluşturulan büyük metin de serginin öne çıkan işleri arasında yer alıyor.

www.peramuzesi.org.tr

blog.peramuzesi.org.tr

twitter.com/PeraMuzesi

www.facebook.com/PeraMuzesi.Museum

www.youtube.com/PeraMuzesi

instagram.com/peramuzesi

PAYLAŞIM
Önceki İçerikBBC Ekranlarına Yeni Bir Dizi Geliyor
Sonraki İçerikFASHION WEEK İSTANBUL 10. YILINI KUTLUYOR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan