Derin Mermerci, Elvin Levinler, Nevşin Mengü, Pınar Sabancı, Şirin Ediger, Tuba Ünsal, Umut Eker ve Yağmur Kızılok’un yaz aylarında çekilen çocukluk fotoğrafları, özel enstalasyonları, video çalışmaları ve hatta heykelleriyle ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarıyor.

 

Ziyaretçilerini, çocukluk anılarındaki yazlara doğru zaman yolculuğuna çıkarmayı amaçlayan “My Childhood in Summer/Çocukluğumdaki Yaz” sergisi Emaar Square Mall’da 22 Ağustos Tarihinde Açılıyor.

Nevşin Mengi

İstanbul moda, gastronomi ve eğlence dünyasının ‘en’lerini buluşturan Emaar Square Mall, yepyeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. ‘My Childhood in Summer” (Çocukluğumdaki Yaz) isimli sergi, çocukluk ve yaz konsepti ile 8 ünlü ismin Emaar Square Mall için tasarladığı eserlerini bir araya getiriyor.

22 Ağustos tarihinde Emaar Square Mall’da açılacak sergide, Derin Mermerci, Elvin Levinler,

Pınar Sabancı

Nevşin Mengü, Pınar Sabancı, Şirin Ediger, Tuba Ünsal, Umut Eker ve Yağmur Kızılok’un yaz aylarında çekilen çocukluk fotoğrafları, özel enstalasyonları, video çalışmaları ve hatta heykelleriyle ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarıyor. Eserler arasında en dikkat çeken Şirin Ediger’in çocukluğundaki yatak odası olurken, Umut Eker’in çocukluğunda yaşadığı evin

Tuba Ünsal

oturma odası da ziyaretçileri kendi çocukluklarına götürecek. “My Childhood in Summer” sergisinde ayrıca ziyaretçiler de interaktif etkinlikler ile katkıda bulunacak.

Elvin Nevinler

Bir yetişkin olduğunuzu unutup yeniden çocukluğunuza dönmek ve ünlülerin çocukluk anılarını deneyimlemek isteyenler “My Childhood in Summer” sergisi 31 Ekim tarihine kadar Emaar Square Mall Sanat Galerisi’nde ücretsiz ziyaret edebilir

PAYLAŞIM
Önceki İçerikİstanbul Kukla Festivali 20 yaşında
Sonraki İçerikYıldızlarla dolu soygun filmi ‘Logan Lucy’nin galası  İKSV’den
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan