LUC BESSON’UN YILLARDIR BEKLENEN UZAY MACERASI “VALERİAN VE BİN GEZEGEN İMPARATORLUĞU”  İKSV GALALARI’NDA!

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İKSV Galaları’nda Luc Besson’un yıllardır merakla beklenen son filmi “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” gösterilecek. “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”, 24 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.30’da Cinemaximum City’s Nişantaşı’nda sinemaseverlerle buluşacak.

 

Uzay ve zamanda yol alarak düzeni ve adaleti sağlamaya çalışan özel ajanlar Valerian ve Laureline’in gökada metropolü Alpha’yı tehdit eden karanlık güçlere karşı mücadelesini olağanüstü bir görsellikle sunan “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”nun yönetmen koltuğunda bilimkurgunun ve “uzay operası” türünün en çok konuşulan isimlerinden yönetmen Luc Besson oturuyor. “Beşinci Element”ten 20 yıl sonra yine görkemli bir filmle beyazperdeye dönen Luc Besson, Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” (Valerian and the City of a Thousand Planets) ile göz alıcı bir bilimkurgu evrenini olağanüstü parlak bir oyuncu kadrosuyla bir araya getirerek kült olmaya aday yeni bir filme imza atıyor.

 

Luc Besson’un senaryosunu yazıp, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”nda Valerian rolünde Dane DeHaan, yardımcısı Laureline rolünde ise Cara Delevingne var; oyuncu kadrosunda ayrıca Komutan Arün Filitt rolünde Clive Owen, Ethan Hawke, Herbie Hancock ve Rihanna yer alıyor. Filmin özgün müziklerini Alexandre Desplat besteledi.

 

Olağanüstü bir görsel evrene sahip olan filmin başkahramanları Valerian ve Laureline, tüm evrenin düzenini sağlayan insan gezegeni devleti için çalışan özel ajanlardır. İkili, binlerce farklı türe ev sahipliği yapan gökada metropolü Alpha’ya göreve giderler. Alpha’nın 17 milyonluk halkı, evreni iyileştirmek için tüm yeteneklerini ortaya koymuşlardır. Fakat görünmeyen güçler çok korkunç bir tehlikeyi üzerlerine salmak üzeredir.

 

Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”nun uyarlandığı “Valérian et Laureline”, Fransa’dan çıkan en popüler bilimkurgu çizgi romanı. 1967 yılında ilk macerası yayınlanan “Valérian et Laureline”, Avrupa çizgi roman kültürü için bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor; pop kültürü, uzay operası, zaman yolculuğu, klasik kahraman hikâyesi gibi türleri de derinden etkiliyor. Pierre Christin tarafından yazılan çizgi dizinin çizeri Jean-Claude Mézières, “Beşinci Element”in birçok öğesinin de kavramsal çizimlerini yapmıştı.

 

Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”, Fransa’da vizyona girmeden önce Türkiye’de ilk defa İKSV Galaları’nda gösterilecek. Film, Türkiye genelinde 27 Temmuz’da gösterime girecek.

valerian-luc-besson

Biletler 14 Temmuz’da satışa çıkıyor

Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” İKSV Galası’nın biletleri 14 Temmuz Cuma günü 14.00’dan itibaren Biletix, ana gişe İKSV ve gösterim günü 18.00 itibariyle Cinemaximum City’s Nişantaşı’da satışa sunuluyor. Lale Kart üyeleri için ön satış 14 Temmuz Cuma günü saat 10.30’da başlıyor.

Filme gelenler partiye de davetli

İKSV Galası’na bilet alanlar gösterim sonrasında Klein Garten’da yapılacak ve Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu”ndan ilham alan See You in Space partisine biletlerini göstererek girebilirler.

 

Klein Garten Adres:

Pera Istanbul

Meşrutiyet Cad. No: 67

Tepebaşı / Beyoğlu

 

Sosyal medyada İstanbul Film Festivali’ni ve sürpriz etkinlikleri takip etmek için:

https://www.facebook.com/istanbulfilmfestivali/

https://twitter.com/ist_filmfest

https://www.instagram.com/istfilmfest/

PAYLAŞIM
Önceki İçerikYeşim Özsoy’un “Aksak İstanbul Hikayeleri” adlı oyunu Barselona’da Sahneleniyor…
Sonraki İçerikAyvalık AIMA Müzik Festivali; 18, 19, 20 ve 21 Temmuz
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan