ÇİN’İN EŞCİNSEL DÜNYASI PERA MÜZESİ’NDE

0

Tepebaşı’ndaki Pera Müzesi’nin sineması bu hafta Çin’in eşcinsel dünyasını beyazperdesine taşıyor. Pera Film, ‘Aşk Doğudan Yükselir: Kuir Çin Sineması’  programı Pekin merkezli gezici festival ‘Love Queer Cinema’ iş birliğiyle hazırladı…

1997 yılında eşcinselliğin yasallaşması ve toplumun her geçen gün daha açık görüşlü hale gelmesine rağmen Çin’in LGBTİ+ bireylerinin karşılaştığı sorunlar sürüyor. Sinema, Çinli LGBTİ+ aktivistler için meselelerini dile getirebildikleri önemli bir araç. Love Queer Cinema’nın düzenlediği film haftaları, Çin’den ve yabancı ülkelerden öne çıkan kuir filmlerin görünür kılındığı  bir platform olarak çeşitliliği artırıyor.

25. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’na paralel olarak gerçekleşen program, Türkiye’de ilk kez gösterilecek üç belgesel ve bir kurmaca film yer alıyor. Ücretsiz olarak gösterilecek filmler için rezervasyon yapılmıyor.

GÖKKUŞAĞI BABA

Popo Fan, 2016, 80 dk.

Çin’de birçok aile çocuklarının lezbiyen, gey, biseksüel ve/veya transseksüel olmasıyla yüzleşmekte zorluk çekiyor. Bu bireyler, eşcinselliğin ayıp, anormal ya da sağlıksız aile ilişkilerinden kaynaklanan sapkın bir durum olduğuna yönelik toplumsal inanışlarla savaşmak durumundalar. Üstelik birçok ebeveyn çocuklarını kendi mülkleri olarak görüyor ve babalar genellikle baskı ve otoritelerini ailenin itibarının zedelenmesini  önlemek için kullanıyorlar. Belgeselde, LGBT çocukları hakkında açıkça ve özgürce konuşan altı Çinli baba yer alıyor. Ayrımcılık ve namus bekçiliğine karşı seslerini yükseltiyor, bir yuvayı korumanın ne demek olduğunu baştan tanımlıyorlar. Çocuklarını oldukları gibi kucaklayan ve daha eşit ve çeşitli bir toplum için savaşan öncü aktivistler haline gelen babaların hikâyesi.

23 Haz. Cuma,  20:00 / 27 Haz. Salı, 17:00 / 30 Haz. Cuma,19:00

 

BİZİM HİKÂYEMİZ

Yang Yang, 2011, 42 dk.

Belgesel, Pekin Kuir Film Festivali’nin (BJQFF) 10 yıldır sürdürdüğü “gerilla savaşının” hikâyesi. 2001 yılında Pekin Üniversitesi’nde doğan festival, bugüne dek altı – bu belgeselin gösterildiği festivalle birlikte yedi – kez gerçekleştirildi. Türünün ilk örneği olan BJQFF, Çin’deki tek sürekli, toplum-temelli, devletten bağımsız, cinsiyet ve cinsellik odaklı film festivali. Çin’de LGBTQ meselelerinin politik olarak hassas doğası ve Çin’deki katı medya sansürü nedeniyle BJQFF, gelişimi boyunca çok büyük zorluklarla karşılaştı. Organizasyon ekibinin kayıtları, topladığı görüntü ve röportajlar, bu hikâyeyi birinci ağızdan dinlemenizi sağlıyor. 13 yıl gösterim mekânları ülkenin batısından doğusuna, şehirlerden kırsal bölgelere kaymak zorunda kalan festival, 2011’de devlet müdahalesi ve sansürüne karşı gerçek anlamda bir gerilla stratejisi benimseyerek  şehre döndü.

24 Haz. Cumartesi, 12:00 / 27 Haz. Salı, 15:00 / 30 Haz. Cuma, 17:00

 

LEZBİYEN PORNOSU ÇEKMEK İSTİYORUM

Da Jing , 2014, 29 dk.

Kurmaca ve belgesel arasında gidip gelen film, yönetmen Da Jing’in bir lezbiyen pornosu çekmek için nedenlerini ve bahsettiği tüm bu meseleleri keşfe davet ediyor. Da Jing, kısa filmini şöyle anlatıyor: “İki kızla, kızların izleyeceği bir porno film çekmek istedim. Bunun için de lezbiyen arkadaşım Xiao Ying ve heteroseksüel arkadaşım Ruo Han’ı davet ettim. Çekimler hakkındaki tartışmamız sırasında birçok farklı mesele hakkında konuştuk; tümü kadınların cinsel arzuları ve kadın vücuduyla ilgiliydi. Bir şekilde erkeklerle ilgili olan ya da olmayan meseleler…”

24 Haz. Cumartesi, 12:00 / 27 Haz. Salı, 15:00

 

GECE

Zhou Hao, 2014, 95’ dk.

Programın tek  kurmaca filmi ‘Gece’, aynanın önünde duran genç bir adamın gecesi. Her akşam görüntüsüne bir değer biçiyor, yeni bir gömlek giyiyor ve yarı-karanlık bir sokakta beklemek üzere dairesinden ayrılıyor. Bir gece, şehrin bu bölgesine yabancı, kendisiyle aynı yaşlarda bir kadın fahişeyle tanışıyor. Bedenlerini birbirlerine kiralıyor olduklarını önemsemeden flörtleşiyor, sokaklarda birlikte gezinmeye başlıyorlar ve kendilerine birer çiçeğin ismini yakıştırıyorlar: Genç adam kendine Tuberose (sümbülteber), genç kadın kendine Narcissus (nergis) diyor. Aralarına giren yabancıların bir adı, bir yüzü yok – ta ki tek gecelik bir yabancı, Rose (gül) adındaki adam, Tuberose’a aşık olana kadar. Narcissus’un yardımıyla Rose, tüm cazibesini bu genç seks işçisinin kalbini kazanmak için kullanıyor. Tuberose serinkanlılığını korumaya çalışsa da, ilgisiz kalması gittikçe zorlaşıyor. Aynı zamanda başrolde izlediğimiz 21 yaşındaki genç yönetmen Zhou Hao, yakınlaşma arayışındaki bu üç uyumsuzu tanımladığı bu ilk filminde, Jean Genet’vari bir şiirsel yoğunluğu gözler önüne seriyor. Tayvanlı şarkıcı Teresa Teng’in aşk şarkıları, Gece’nin kahramanının kalbinin derinliklerine kilitlediği duyguları hissetmesine yardımcı oluyor.

24 Haz. Cumartesi,18:00 / 30 Haz. Cuma 21:00

çin filmleri,çin sineması,çin yönetmenler,çin oyuncular, çin filmlerinde kimler var,çin  sanatı,çin sahneleri,çin salonları

www.dirensanat.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.