YAŞAR İLKSAVAŞ : WİLLİAM SHAKESPEARE Mİ, VİLYEM ŞEKSPİYER Mİ? KISASA KISAS

1

Shakespeare’in 450. doğum yıldönümü nedeniyle çeşitli tiyatrolarda yazarın oyunları değişik yorumlarla sergilenmekte. Bu nedenle İstanbul Şehir Tiyatroları da bir Shakespeare oyunu almış repertuarına. Kısasa Kısas.

 

Aynı oyunu 2014 kasımında Tiyatro Pera’dan da izlemiştim. Tiyatro Pera tanıtım broşüründe oyunu şöyle tanıtmıştı:

YAŞAR İLKSAVAŞ
YAŞAR İLKSAVAŞ

“Kentte yükselen adî suçlar ve ahlakî çöküş Dük’ün yönetimini tehdit etmektedir. Dük, keskin bir ahlâk politikasıyla durumu düzeltme görevini, yeğeni ve vekili Angelo’ya verir. Sert ve otoriter bir yönetici olan Angelo, uykuya yatırılmış yasaları devreye sokar. İlk kurban da kentin soylularından, evlilik öncesi ilişkisi yüzünden yakalanıp idama mahkûm edilen Claudio’dur. Claudio’nun kızkardeşi İsabelle, ağabeyinin affedilmesi için Angelo’ya gider. Yasaları acımasızca uygulayan Angelo’nun arzularıyla çelişen ilkeleri sarsıntıya uğrar. İsabella ise iffetiyle sınanacaktır. Bu arada Dük kimlik değiştirerek iktidarın icraatını ve halkın yeni yönetime olan tepkisini gizlice denetlemektedir.”

Kısasa Kısas’ın Shakespeare’in elinden çıkmış metninin kısa özeti böyle. Oyun iktidar- gerçeklik, iktidar-hukuk, iktidar-cinsellik, iktidar-özel yaşam ilişkilerini irdelemekte, insanı çeşitli boyutlarıyla sahneye getirmekte. Komediyle trajedinin iç içe geçmiş olduğu bu oyun “iktidarı elinde tutanların yalanla gerçek, erdemle erdemsizlik, cezayla bağışlamacılık karşısındaki davranış biçimlerini yer yer güldürerek, yer yer trajediye kaçan bir biçimde gözler önüne sermekte.

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oyunu Zişan Uğurlu sahneye koymuş. Tiyatro broşürüne bakarsak cok parlak bir tiyatro geçmişi var Zişan Uğurlu’nun. Ama ben bunun izlerini seyrettiğim oyunda göremedim. Oyun 1 saat 45 dakikaya indirilmiş. Olabilir. Kimi değişikliklere gidilmiş ve, kanımca, bu değişiklikler oyunun anlamını da değiştirmiş, özüne zarar vermiş. Oyunu Kısasa Kısas olmaktan çıkarmış. Bu oyuna bir ad koyacak olsak, “Vermeden Almak” diyebiliriz ancak.

İki küçük örnek vereyim. İsabella ağabeyini bağışlaması için Angelo’ya gider. Angelo ile birlikte olmayı kabul ederse, Angelo kardeşini bağışlayacaktır. Kısasa kısas. Ama izlediğimiz oyunda Angelo İsabella’ya sahne arkasında “Tecavüzcü Coşkun” misali sahip olur. Vermeden almak denir buna. Ayrıca, kendisine sahip olunduktan sonra İsabella neden pazarlığı sürdürsün ki?

Kısasa Kısas’ta Dük Claudio’yu ölümden kurtarır, bunun karşılığında da İsabella’ya evlenme teklif eder. Kısasa kısas. Bu oyunda, her nedense, Claudio öldürülür ve Dük, İsabella’yı zorla alıp götürür. Bu, vermeden almak değil midir? Oyunun bütün özü bozulmamış mıdır? Böyle gereksiz ve yanlış bir değişikliğe neden gerek görülmüştür.

Evet, yukarıda da söylediğim gibi, Kısasa Kısas bir trajedi değildir, içinde bir sürü güldürü ögesi de barındırır. Ama güldürüyle şaklabanlığı birbirine karıştırmamak gerektiği kanısındayım. Sahne üstündeki, hiçbir anlam veremediğim, o danslar. Dük’ün, Angelo’nun, rahibin… hoplayıp zıplamaları….

KısasaKısas1

İkiye bölünmüş bir dekor, ortası sanki bir hendek, ama içinde yürünüyor da. Oyuncular soldan sağa, sağdan sola hendeğin üzerinden atlayıp duruyor. Arada bir de ayakları takılıyor, sendeliyorlar. Neden bir o yana, bir bu yana geçtiklerine bir anlam veremedim ben.

Ya o hendek gibi şeydeki bir tas suya ne demeli. Gelen giden yüzüne su çırpıyor. Çırpmasa ne olur? Angelo neden ayaklarını yıkıyor o bir avuç suda?

Kimi kadın rolleri neden erkek oyunculara oynatılmış? Bu seçim oyuna ne gibi bir boyut katmış? Bana son derece itici ve anlamsız geldiğini söyleyebilirim. Böyle sağlam bir metne hiç uymamış. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkün.

Bir Tiyatro Pera’ya bakıyorum. Kısıtlı bütçesiyle, siyah fon perdesi ve bir demir konstrüksyonla nasıl başarılı bir oyun çıkarmış ortaya. Bir de bu oyuna bakıyorum…

“Shakespeare’in cesedi öleli üç asırdan ziyade oluyor; fakat işte bütün şehkârlar sağdır ve bunlar yaşadıkça onu hiçbir kuvvet öldüremez…” diyordu Cenap Şahabettin.¹ Ama Şehir Tiyatroları’ndaki Kısasa Kısas “şehkârlarına” karşın Shakespeare’in öldürülebileceğini, hattâ katledilebileceğini gösteriyor. “Lillian” gibi, “On İki Öfkeli Adam” gibi başarılı, düzeyli oyunlar da sergileyen Şehir Tiyatroları’ndan Shakespeare’in Şekispiyer olmadığı oyunlar da göreceğimizi umuyorum.

_______________________________________________

 

¹ Cenap Şahabettin, “Vilyem Şekspiyer”, Kanaaat Kütüphanes, 1931. Alıntı yapan: Tamer; Papirus Dergisi, haziran 1966).

www.dirensanat.com

1 YORUM

  1. Haklisiniz insanlarin kafalarini karistiracak soru isareti birakacak cok fazla acik biraktiklari yer var ayrica anladigim kadariyla bu oyunun vermek istedigi mesaj adindan da belli oldugu gibi kisasa kisas bir seyin karsiliginda bir sey vermek peki ya isabelin son anda angelo’yu affetmesi ve baştan beri isabele yardim eden rahip kılıǧında olan Dükün isabele oyunun sonunda tecavuz etmesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here