OYUNBAZ, SHAKESPEARE'İN KRAL LEAR İLE PERDE DİYOR

0

Oyunbaz, Shakespeare’in Kral Lear ile perde diyor Oyunbaz 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde sahnelediği ‘Kral Lear’i 18 Ekim’den itibaren Şişli Blackout AVM’de Talimhane Tiyatrosu’nda sahneliyor. Yönetmenliğini Abdullah Cabaluz’un üstlendiği oyun, Özdemir Nutku ve Bülent Bozkurt çevirilerinden yararlanılarak Oyunbaz tarafından yeniden düzenlendi. Yönetmen KrlaLear’e bakış açısını şöyle özetliyor: “İnsanlığın absurd trajedisidir Lear. Bu masalsı ve çetrefilli öyküde, hükümdarlığı bırakan ama iktidarından vazgeçemeyen krallar, çocuklarını kaybedince babalığı, gözlerini yitirince görmeyi öğrenen ihtiyarlar, güç için yaşarken, güçlendikçe ölen evlatlar, akıllıyken delirenler ve delirdikçe akıllananlar görürüz. Entrikalar, sürgünler, savaşlar, ölümler… Tabiatın yabaniliğinden kaçmak için medeniyetler kuran insanoğlu, kendi ürettiği vahşetle doğayı alt eder. Shakespeare’in Lear’ında öfkesi, kibri ve tuhaf korkularıyla insan, kozmos içindeki küçüklüğünü sıklıkla unutma eğilimindedir.”

Oyun programı 18 – 25 Ekim 2014,

saat: 20:30

Biletler: Biletix Talimhane Tiyatrosu,

Şişli Blackout AVM gişele-rinden alınabilir.

Bilgi: 0212 238 85 09 (Talimhane Tiyatrosu,

Şişli Blackout AVM)

http://www.talimhanetiyatrosu.com/oyun_detay.php?oyun_id=41

http://www.tiyatroyunbaz.com http://www.twitter.com/TiyatroOyunbaz

http://facebook.com/tiyatro.oyunbaz

PAYLAŞIM
Önceki İçerikİSTANBUL ŞEHİR TIYATROLARI PERDELERINI AÇIYOR
Sonraki İçerikESKİŞEHİR ŞEHİR TİYATROLARI PERDELERİNİ 'LÜKS HAYAT' MÜZİKALİ İLE AÇIYOR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan