MAMİKOĞLU İKİNCİ KISA FİLMİ 'BİR CENAZEYİ' ANLATTI

0

2013 Altın Portakal Film Festivali’nde kısa filmi ‘Amok Koşucusu’ ile ödüle aday gösterilen ve 2011 Sadri Alışık Gençlik Ödüllerine değer görülen Erdi Memikoğlu yeni filmi ‘Bir Cenaze’ ile de iddialı. Memikoğlu ile bu yeni kısa filmini konuştuk…

‘Bir Cenaze’nin çekim öyküsünü anlatır mısınız. Fikir nasıl doğdu nasıl gelişti?

Yine Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde filmleri izlerken bir kısa film çekebileceğimi düşündüm. Bir senaryo kurgulayarak hazırladığım projeyi Kültür Bakanlığı’na sundum. Yücel Erten’in öğrencisi oldum, ona filmdeki ‘suskun dede’yi oynamasnı teklif ettim. O da kabul etti. Elbette daha önceki tanışıklığımız birlikte çalışırken kolaylık sağladı.

bir cenzaze-3

Başka kimler var kadrodan

Filmin konusundan söz eder misiniz…

Yıllarca birbirinden kopuk yaşamış bir ailenin bireyleri babanın ölümü nedeniyle biraraya gelişleri ve hesaplaşmalarının öyküsü…

Filme Kültür Bakanlığı’nın desteği oldu. Bu yeterli miydi?

Kültür Bakanlığı’nın 10 bin liralık bir desteği oldu. Elbette yeterli değil ama çalışmalarımızı hızlandırdı.

Kimi kısa filmciler zaman içinde uzun metrajlı film yönetmenliğine soyunurlar. Sizin de böyle bir projeniz var mı?

Elbette böyle bir projem var. Henüz senaryo aşamasında, bazı alt yapı çalışmalarımı da sürdürüyorum. Ancak daha ayrıntılı bilgi için henüz erken olduğunu düşünüyorum.

bir cenaze
‘Bir Cenaze’ filminde Serap Uluyor Karanfilci, Yücel Erten, Fatih Al, İlayda Çevik, Dilay Demircan rol alıyor. Yönetmen: Erdi Mamikoğlu

Altın Portakal Ödülü’nün ne gibi katkıları oldu?

Herkesin bildiği gibi ülkemizde herhangi bir festivalde ödül almış olmak yapımcılar açısından bir talep nedeni olmuyor. Sinemada işler genel olarak kişisel bağlantılar ile yürüyor.

‘Bir Cenaze’ ile festivallere katılacak mısınız?

Öncelikle yurt dışı festivallerini düşünüyorum. Montajı Berlin Film Festivali(ne yetirmeye çalışıyorum. Daha sonra yurt içindeki festivallerin yanı sıra Cannes ve Toranto ilk hedeflerim.

BİR CENAZE’NİN OYUNCU KADROSU:

Serap Uluyol Karanfilci, Yücel Erten,İlayda Çevik, Dilay Demircan

 

erdi

ERDİ MAMİKOĞLU KİMDİR?

1987 yılında Ankara’da doğdu. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü Rejisörlük Sanat Dalı’nı bitirdi.  Üniversitede oyunlar sahneledi. İlk oyunu ‘Seksen Birinci Cadde On Dördüncü Bina İki Numaralı Daire’ (2004) 2006-2007 Sezonunda, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda, Özgür Erkekli’nin rejisiyle sahnelendi. 19 yaşındayken sahnelenen bu oyunla Devlet Tiyatroları’nda oyunu sahnelenen en genç yazar oldu.ın tarihi boyunca oyununu sahnelediği en genç yazar oldu. 2009’da ‘Hiç Kimsenin Öyküsü’ Bursa Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelendi. ‘Prenses Agnes ve Soytarısı Dolore’yi 2010 yılında, Bilkent Tiyatrosu’nda kendisi sahneledi. 2011 yılında o güne kadar yaptığı tüm işler gerekçe gösterilerek, Sadri Alışık Gençlik Özel Ödülü’ne değer bulundu. Şiirlerini ‘Sebep’ adıyla Yasakmeyve Yayınları tarafından yayımlandı. İlk kısa metraj filmi ‘Amok Koşucusu’ 2013 Altğın portakal Film Festivalı’nde finale kaldı.

SABİT DOĞAN

www.dirensanat.com

PAYLAŞIM
Önceki İçerikEDİNBURGH'U ISITAN FESTİVALLERDİ
Sonraki İçerikKUMBARACI50'NİN 'EKOMANİA'SI EYLÜL'DE KADIKÖY HALK EĞİTİM MERKEZİ'NDE
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan