İKİNCİKAT TİYATRO

sabit doğan
SABİT DOĞAN

Geçen  sezonda Genco Erkal’ın ‘İnsanlarımız’la açılan İkinciKat Karaköy, ‘Şapkalı O… Çocuğu’ ile büyük bir yükseliş yakaladı. ‘Küçük’, ve ‘Altıbuçuk’ u sahneledikten sonra sezonu ‘Üst Kattaki Terörist’ ile kapadı. 2014-2015 mevsimi Emrah Serbest’in imzasını taşıyan ‘Üst Kattaki Terörist’ ile ilk kez 19.Tiyatro festivali’nde seyirci karşısına çıkan Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, Sami Berat Marçalı’nın yönettiği ‘FÜ’.

‘Korku Tüneli’, ‘Disosya’, ‘Şapkalı O….. Çocuğu’ gibi oyunların başarılı oyuncusu Murat Mahmutyazıcıoğlu, ilk kez sahnelenen ikinci oyunu Fü ile birbirinden çok farklı iki kardeşin, iki kuşağın, iki dünyanın sevgi çemberini tamamlıyor. Mahmutyazıcıoğlu geçen sezon ‘Şekersiz’i yazıp yönetmişti.

Füreyya ve Münevver’in  kalmak, gitmek, beklemek ve birbirine tutunmak üzerine kurdukları rutine, tıpkı Füreyya gibi tiyatro sevdasıyla yanıp tutuşan Sibel dahil olur. Onun da hayatını renklendiren bir Erkan’dan başka bir şeyi yoktur. Fü ve Mü kardeşler, Si’nin genç ve bakir beynine güneş gibi doğacaklardır.

İki usta oyuncu Serra Yılmaz ve Deniz Türkali’yi bir araya getiren ‘Fü’, iki kızkardeşin nostalji dolu yaşantısına tanıklık ederken kara mizahı bünyesinde barındıyor. Murat Mahmutyazıcıoğlu geçtiğimiz sezonun yoğun ve başarılı oyuncularından. Hem şapkalı O… çocuğun’dan ruhsal gitgeller yaşıyan adamı canlnadırdığı rolü  bol alkış ve övgü getirdi. Dİğer yandan ‘Şekersiz’  adlı oyunu yazıp, yönetip, oynadı.

İkinciKat’ın izleyicileri Deniz Türkali’ye yabancı değil. Daha önce ‘Bulanık’taki performansı ile büyük ilgi görmüştü.  Türkali’yi, yine geçen dönem DOT’ta ‘Altın Ejderha’ ve ‘Makas Oyunları’nda da izledik.

Serra Yılmaz, alternatif sahnelerde tiyatro yapmaktan çok memnun:

DENİZ TÜRKALİ

 

Türkiye’de alternatif-bağımsız tiyatro sahneleri zaten geç oluşmaya başladı. Çok daha önce oluşması gerekirdi. Devlet tarafından desteklenen kurumlar Devlet ve Şehir Tiyatroları kısıtlanıp imkanlarını azalttıkça, gençler çaresiz kalınca bir şey oluşmaya başladı. Biraz bununla ilgili, oyunlarını oynayacak yer ve imkan bulamayınca, buna yöneldiler. Çok da hayırlı oldu. Sanıyorum DOT’un varlığı da etkileyici oldu. DOT önce Anglosakson kökenli yazarları  oynamaya başladı ve epey esin kaynağı oldu. Bence tiyatronun her anlamda gelişmesini sağlıyorlar. Metin, yönetim, her anlamda küçük küçük yeni bir şeyler getiriyorlar. Bu da tabii ki çok sevindirici.

İkiniciKat’ın yaz aylarında sahnelemeye başladığı Firuze Engin, Deniz Madanoğlu, Özer Arslan, Sabahattin Yakut’un yazdığı kısa oyunlar ‘Yarının Oyunları’…. Sami Berat Marçalı, Onur Karaoğlu, Doğu Akal’ın yönettiği bu oyunlar eğer ilgi görür ve seyirciden istek gelirse iyor. yeniden sahnelenecekler.

İkinciKat’ın oyun projelerinden biri de Firuze Engin’in ‘Lokanta’sı…. Oyunun kadrosu henüz belirlenmedi. Tiyatro BeReZe’nin kurucuları arasında yer alan Firuze Engin’i Kumbaracı50’de sahnelenen ‘Bernarda Alba’nın Evi ‘ oyunundan tanıyor tiyatroseverler.  Firuze Engin, Güzel Sanatlar’da resim okuduktan sonra Tiyatro Bölümü’ne girdi. Radyo programları ve TV dizileri için metin yazarlığı yaptı.

SABİT DOĞAN

www.dirensanat.com

Önceki İçerikHAMİ ÇAĞDAŞ'DAN ETKİLİ BİR YAZI 'SANAT SİYASET İLİŞKİSİ'
Sonraki İçerikYENİ SEZONDA TİYATROLAR HANGİ OYUNLARI OYNAYACAK
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan