GEZİCİ FESTİVAL 19.YOLCULUĞUNA ÇIKIYOR

0
Gloria
Gloria

Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen Gezici Festival, 19. yolculuğuna 27 Kasım’da başlıyor. İlk durak 27 Kasım’da Edremit. Bu açılışın ardından Festival filmlerini 29 Kasım-5 Aralık arasında Ankara’da, 6 ile 9 Aralık arasında son iki yıl coşkulu bir şekilde festivale ev sahipliği yapan Sinop’taizleyicilere sunacak.

Gezici Festival’in programında özel bölümde Tuncel Kurtiz’in filmleri yer alıyor. Ülkemizde bu yıl çekilen uzun metrajlı filmlerden derlenen ‘Türkiye Sineması 2013’ bölümünde çoğu ilk kez gösterilecek filmlerin yönetmen ve oyuncuları galalarda izleyicilerle bir araya gelecek.

Cutie and the Boxer
Cutie and the Boxer

Dünya Sineması Seçkisi’ Berlin, Cannes ve Sundance gibi önemli festivallerde gösterilen ve ilgi çeken filmlerden oluşuyor. Bir Ülke Bir sinema Bölümünün konuk ülkesi Şili. ‘Ne Yapmalı?’ bölümü izleyiciye özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yöntemlerini düşünmeye davet edecek. Baskı ve sömürünün olmadığı bir dünya nasıl mümkün olabilir? Bunun için işe nereden başlamak gerekiyor? Bu seçkide yer alan filmler, kolektif mücadelelerden bireysel kahramanlara “Ne Yapmalı?” sorusuna yanıt getiren örnekler üzerinde duracak. Bölüm kapsamında düzenlenecek olan panelde farklı örgütlenme tarzları, demokrasinin temsili ya da katılımcı halleri, kente özgü eylemlilikler ve benzeri soruların yanıtları, filmlerin esinlediği hayallerin ışığıyla birlikte aranacak.

Gezici Festival programında bu yıl, farklı kurgu ve seçkileriyle dikkat çekecek üç özel bölüm bulunuyor. Şiir, roman ve öyküleriyle tanınan, Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden;  Barış Bıçakçı’nın Gezici Festival izleyicisi için seçtiği iki sürpriz film: ‘Barış Bıçakçı: İki Film Arasındaki En Kısa Mesafe’ bölümünde gösterilecek. Barış Bıçakçı, seçtiği iki filmle, insanlık hallerine, ergenlikten yetişkinliğe geçişe, kaybedilenlere, taşra yalnızlığına yeni bir gözle bakmaya çağırıyor ve iki filmin arasındaki en kısa mesafeyi sorgulatıyor.

This is Martin Bonner
This is Martin Bonner

Köken Ergun’un Video İşleri’ bölümünde, dünyada video ve performans alanlarındaki eserleriyle tanınan ve kısa belgeseli ‘Aşura’ ile bu yıl Berlin Film Festivali’nde ödül kazanan Ergun’un, daha önce Oberhausen, Rotterdam, Sidney ve Zagreb Film Festivallerinde gösterilen video işleri toplu olarak Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak. Festivale konuk olacak Ergun’un çalışmalarını Ankaralılar sürpriz bir sergi ile de daha yakından tanıma fırsatı bulacak.

Türkiye’de deneysel sinemanın ilk örneklerinin ortaya çıkmasının 50. yılında Türkiye’den ve deneysel sinema denilince ilk akla gelen ülke olan Avusturya’dan kısa filmler ‘Deneysel Sinema: Avusturya-Türkiye’ bölümünde izleyiciyle buluşacak.

Artık gelenekselleşen ‘Kısa İyidir’ ve ‘Çocuk Filmleri’ bölümleriyle beraber, küçük izleyiciler için bir canlandırma atölyeside Gezici Festival programının parçası olacak.

İlk yılından bu yana Gezici Festival’i yalnız bırakmayan ve her yıl festivale birbirinden özgün ve eğlenceli afişler sunanBehiç Ak, bu yıl da hazırladığı afişle Gezici Festival’in parçası olacak.

Festival duyuruları, program, filmler ve etkinlikleri Gezici Festival’in web sitesi, Facebook sayfası ve Twitter hesabından takip edebilecek, fotoğrafları Flickr hesabından indirilebilecek, fragmanları Vimeo hesabından izlenebilecek.

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikTIYATROADAM ‘ARTURO UI’ ILE PERDELERİNİ AÇIYOR
Sonraki İçerikŞERMOLA’DA KASIM’IN İLK HAFTASI
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan