SADRİ ALIŞIK 100. YAŞINDA BEYAZPERDEDE YAŞAYACAK!

0

Türk sinema ve tiyatrosunun efsane ismi Sadri Alışık’ın hayatı film oluyor. Ölümsüz sanatçının kahkaha ve hüznü bir arada barındıran yaşamını konu alan film, Alışık’ın doğumun 100. yılı olan 2025’te vizyona girecek.

Yapımcılığını Sev Yapım’ın, yaratıcı yapımcılığını Sadri Alışık Kültür Merkezi’nin (SAKM) üstlendiği Sadri Alışık filminin yönetmen koltuğunda aynı zamanda filmin senaryosu da kendisine ait olan Özer Feyzioğlu oturacak. Filmde, Sadri Alışık’ın Türk sinema ve tiyatrosuna kattığı değer, büyük aşkı Çolpan İlhan ve oğlu Kerem Alışık’la olan ilişkisinin yanı sıra sanat ve özel hayatındaki tüm bilinmeyen yönleri de beyazperdeye aktarılacak.

Bu özel proje, 2025 yılında Sadri Alışık’ın doğumunun 100. yılına denk gelmesiyle ayrı bir anlam kazanıyor. Çekimlerine yaz aylarında başlanacak film için titiz bir hazırlık süreci devam ederken, filmin kadrosunda yer alması planlanan isimler ile de yakında görüşülmeye başlanacak.

Sadri Alışık (Kahkaha ve Hüzün) filmi sinemanın ölümsüz ismini hayranlarıyla bir kez daha buluştururken yeni nesillere de 30 yıl önce aramızdan ayrılan Sadri Alışık’ın renkli ve etkili dünyasını anlatacak. Film aynı zamanda Türk sinemasının mihenk taşı Yeşilçam’ı kuran, yaşatan isimlere de bir saygı geçidi olacak

PAYLAŞIM
Önceki İçerikKİLYOS SAHİLİNDE DENİZİN DALGALARI İLE BULUŞMAK
Sonraki İçerikŞEHRİN TİYATROSU KARTAL VE ATAŞEHİR’DE
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan