Engin Ertan ile ‘Tür Sineması’ Semineri 16 Mart’ta Başlıyor!

0

Konuşmacı: Engin Ertan
Seminer Tarihleri: 16 Mart Cumartesi – 13 Nisan Cumartesi
Seminer Süresi: 5 hafta (günde 3 saat, toplamda 15 saat)
Saatler: 15:00 – 18:00 arası
Mecra: Kayıt yaptıranlara Zoom linki gönderilecektir.
Seminer Ücreti: 2250 TL (tam), 1750 TL (öğrenci ve öğretmen) (iyzico üzerinden 12 aya kadar taksit imkanı)
İletişim: seminer@altyazi.net
*Öğrenci ve öğretmen ücreti ödeyenlerin ilgili kimlik belgesini seminer@altyazi.net adresine göndermesi gerekmektedir.
*Havale ile ödeme yapmak isterseniz, seminer@altyazi.net adresine e-posta atabilirsiniz.

Beş hafta sürecek bu seminerde, ünlü film eleştirmeni ve sinema kuramcısı André Bazin’in “kökleri sinemanınkilerle neredeyse aynı tek film türü” olarak tanımladığı western ile başlayıp her hafta farklı bir film türünü klasik ve yenilikçi örneklerini karşılaştırarak analiz edeceğiz. Sürekli tekrar eden biçimsel ve metinsel özelliklerin zaman içerisinde nasıl değiştiğini ele alacağız. Eleştiri geleneğinde uzun süre küçümsenen tür sinemasının zaman içerisinde film teorisinin önemli bir parçası hâline gelmesini tartışacağız.

1. Hafta: Western
Örnek filmler: 
Cehennem Dönüşü (Stagecoach, 1939), Johnny Guitar (1954), Yojimbo (1961), Bir Zamanlar Batı’da (C’era una volta il West, 1968), McCabe & Mrs. Miller (1971), Tampopo (1985), Affedilmeyen (Unforgiven, 1992), Ölü Adam (Dead Man, 1995), Kestirme Yol (Meek’s Cutoff, 2010).

2. Hafta: Müzikal
Örnek filmler:
 Yağmur Altında (Singin’ in the Rain, 1952), Batı Yakasının Hikâyesi (West Side Story, 1961), Cherbourg Şemsiyeleri (Les parapluies de Cherbourg, 1964), All That Jazz (1979), Karanlıkta Dans (Dancer in the Dark, 2000), Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı (Hedwig and the Angry Inch, 2001), Kırmızı Değirmen (Moulin Rouge!, 2001), Devdas (2002).

3. Hafta: Korku
Örnek filmler:
 Doktor Caligari’nin Muayenehanesi (Das Cabinet des Dr. Caligari, 1920), Freaks (1932), The Innocents (1961), Onibaba (1964), Yaşayan Ölülerin Gecesi (Night of the Living Dead, 1968), Şeytan (The Exorcist, 1973), Suspiria (1977), The Slumber Party Massacre (1982), Bram Stoker’s Dracula (1992), Zombilerin Şafağı (Shaun of the Dead, 2004), Karabasan (The Babadook, 2014).

4. Hafta: Kara Film
Örnek filmler:
 Malta Şahini (The Maltese Falcon, 1941), Laura (1944), Mildred Pierce (1945), The Hitch-Hiker (1953), Rififi (1955), Body Heat (1981), Temel İçgüdü (Basic Instinct, 1992), Suture (1993), Büyük Lebowski (The Big Lebowski, 1998), Akıl Defteri (Memento, 2000), Şüphe (Beoning, 2018).

5. Hafta: Bilimkurgu
Örnek filmler:
 Metropolis (1927), Dünyanın Durduğu Gün (The Day the Earth Stood Still, 1951), Invasion of the Body Snatchers (1956), 2001: Uzay Yolu Macerası (2001: A Space Odyssey, 1968), İz Sürücü (Stalker, 1979), Bıçak Sırtı (Blade Runner, 1981), Sinek (The Fly, 1986), Akira (1988), Tuhaf Günler (Strange Days, 1996), Yıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers, 1997), The Matrix (1999), İstila (Monsters, 2010).

————

Altyazı Sinema Derneği’nin 2021’de başlattığı ve yüzden fazla öğrencinin faydalandığı ‘Askıda Seminer’ programı 2024 Bahar Dönemi’nde yeni seminerlerle öğrencileri destekleyecek. Askıda seminer programına katılımcı olarak başvurmak için bu formu 11 Mart 2024 tarihine kadar doldurabilirsiniz.

Askıda Seminer programına katkıda bulunmak isteyen takipçilerimiz ise bu link üzerinden kendi bütçelerine göre farklı miktarlarda destek sağlayabilirler.

————

Engin Ertan kimdir?
1979 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Lisesi’nden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. 2000 yılında Sinema Dergisi’nde sinema yazarlığına başladı. 2009 yılından derginin Aralık 2013’te kapatılmasına değin yine Sinema’da Yazı İşleri Müdürü görevini sürdürdü. Dergide yaklaşık 13 yıl boyunca aralıksız devam eden Kült Filmler köşesini hazırladı. Sinema Dergisi dışında Radikal, Rolling Stone Türkiye, Total Film Türkiye, Film+, Milliyet Sanat, Altyazı gibi gazete ve dergilerde sinema ve müzik alanında yazıları yayımlandı. 2015 yılından bu yana devam eden, Goethe-Institut’un düzenlediği Kino başlıklı film programının proje koordinatörlerinden biri. Yine 2015’ten bu yana İstanbul Film Festivali Danışma Kurulu’nda yer almakta. Sinema yazılarına Altyazı ve Milliyet Sanat’ta devam ediyor.KAYIT İÇİN TIKLAYIN

PAYLAŞIM
Önceki İçerikOrçun Karamustafa’dan ‘What’s Your Name?’ Sergisi: Saye Kolektif’te Queer Kimlikler Üzerine…
Sonraki İçerikRap sanatçılarına destek platformundan, minimum 400 genç yeteneğe ücretsiz klip çekimi
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan