13. Suç ve Ceza Film Festivali Açılış Töreni ile Başladı

0

Suç Ceza Film Festivali törenle başladı

Adalet temasıyla her yıl düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin 13’ncüsü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşen açılış töreniyle başladı. Festivalin açılış programını Pınar Altuğ Atacan ve Hakan Bilgin sundu.  

Sözüer: “Özellikle hukukçuların hiçbir makam, güç odağının etkisine girmeden sadece ve sadece hukuku uygulamalarını istiyoruz”

Festivalin 13’ncü yılına gelene kadar birçok konuyu gündeme getirdiklerini anlatan festival başkanı Adem Sözüer açılış konuşmasında şunları söyledi: “Festivalin yapılmasında başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere Kültür Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Şişli Belediyesi gibi pek çok kurumun desteği var. Hepsine çok teşekkür ediyoruz. Farklı dünyaları adalet platformunda bir araya getirmek ve sorunlara adil bir çüzüm bulmak amacıyla oluşturduğumuz Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin bu yıl 13’ncüsünü yapıyoruz. Geçmiş yıllarda, insanlık trajedileri son bulsun, keyfilik ve güç değil her alanda hukuk hakim olsun istedik. Ama maalesef ki, şimdilerde trajediler daha da arttı. Bunları azaltmanın yollarından biri herkesin kendini ifade ettiği,  faklı olsalar da birbiriyle konuşabildiği bir ortam oluşturmak. Bunun için de; ifade özgürlüğünün her yönüyle güvence altına alınması gerekir. İşte bu nedenle festivalimizin adalet platformunda dünyanın her köşesinden adalet filmlerini gösteriyor, akademik programımızda ifade özgürlüğünü konuşuyoruz. Şiddet ve nefret söylemine varmayan herkesin hangi dinden, milletten, inançtan ve görüşte olursa olsun bir araya gelebilsin istiyoruz. Milliyeti, etnik kökeni, cinsiyeti, cinsel kimliği, hayat tarzı ve dünya görüşü nedeniyle ayrımcılık yapmadan, konuşalım tartışalım istiyoruz. Kuran-ı Kerim başta olmak üzere kutsal kitapların yakılmasının ‘ifade özgürlüğü’ değil ‘nefret söylemi’ olarak görülmeli diyoruz. İnsanlar duygu ve düşüncelerini basınla, sosyal medya ile sanat ve bilimle ifade ederken barışçıl gösteri yaparken hiç bir makamdan çekinmesinler, kendilerini özgürce ifade etsinler istiyoruz. Özellikle hukukçuların hiçbir makam, güç odağının etkisine girmeden sadece ve sadece hukuku uygulasınlar istiyor, herkes için adalet diyoruz.”

Akademik Program

Festivalde her yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde akademik program düzenleniyor. 13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali akademik programı, 17 Kasım– 23 Kasım tarihleri arasında “İfade Özgürlüğü” temasıyla gerçekleştirilecek. İstanbul Üniversitesi Doktora Salonu’nda oturumların yanı sıra, paneller ve öğrenci kulüplerinin film analizleri forumlarla yürütülecek. Film festivalinde film programının yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenlerin katılımıyla geniş bir akademik program gerçekleşecek. Akademik programda sunulan tebliğler her yıl olduğu gibi kitap olarak yayınlanacak.  

Semerci: “Herkes İçin Adalet, Herkes İçin Sinema”

Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali direktörü Bengi Semerci “Biz festivali, sadece her yıl biriktirdiğimiz aratarak çoğalan dostlarımızla gerçekleştiriyoruz. Destekleyenlere çok teşekkür ediyoruz. Bu yıl festivalde gösterimde olacak filmlerin bir çoğu aynı zamanda kendi ülkelerinin Oscar adayları. ‘Herkes İçin Adalet’ demeye devam ediyoruz ama özellikle bu yıl ve bundan sonra herkes için sinema diyoruz.” diye konuştu. Semerci, katılımcılara festival hakkında ayrıntılı bilgiler vererek konuşmasını sonlandırdı.

Ödüller sahiplerine takdim edildi

Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin her yıl verdiği onur ödülleri belli oldu. “Sinema Onur Ödülü” sinema ve tiyatroda yıllardır sürdürdüğü çalışmaları için oyuncu Ayşenil Şamlıoğlu’na, insan hakları ve ifade özgürlüğü konusunda sürdürdüğü çalışmaları nedeniyle  ‘Akademik Onur Ödülü’ Prof. Dr. İonna Kuçuradi’ye, 16 Kasım 2023 Perşembe akşamı festivalin açılış töreninde takdim edildi. Şamlıoğlu konuşmasında “bu ülke değerler mezbahasıdır demişti zamanında bir hocam, bu festival sayesinde farkındalığımızı hatırladık” dedi. Kuçuradi teşekkür konuşmasında “İletişimin en iyi anlatım dili sinemadır” dedi.

“Sinemaya Katkı Ödülleri” verildi

Törende, ayrıca; sinema sanatının tanıtılması ve gelişmesi için yaptığı katkılar nedeniyle Alin Taşçıyan’a ve görüntü yönetmeni olarak birçok filmin ortaya çıkmasında emeği olan Hüseyin Özşahin’e “Sinemaya Katkı Ödülleri” verildi. Hüseyin Şahin’in ödülü kendisine iletilmek üzere Necmettin Çobanoğlu’na iletildi.

Film gösterim takvimi paylaşıldı

Bu yıl film gösterimleri her yıl olduğu gibi Türk ve Dünya sinemasından seçilmiş, ana temaları adalet olan filmlerden oluşuyor. Sinemanın toplum için bir ayna olduğu düşüncesi ve adaletin bu aynadan yansımasının önemine olan inancı; her yıl katılan yenilikler, yeni filmler, yeni bölümler ve en önemlisi adalet ve sinema gönüllüleri bir araya gelecek. Törende film gösterim takvimi de katılımcılara sunuldu.

Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda 9 film yarışacak

Bu yıl film gösterimleri her yıl olduğu gibi Türk ve Dünya sinemasından seçilmiş, ana temaları adalet olan filmlerden oluşuyor. Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda 9 film yarışacak. 

Altın Terazi Kısa Metraj Kurmaca Film Yarışması’nda 10 film yarışacak

Yine Türk ve Dünya sinemasından seçilmiş, ana temaları adalet olan filmler Altın Terazi Kısa Metraj Kurmaca Film Yarışması’nda yerini bulacak. Bu bölümde 10 film yarışacak.

Altın Terazi Kısa Metraj Belgesel Yarışması ikinci yılında

Bu kategoride 10 kısa metraj belgesel film gösterime girecek ve yarışacak. 

“Adalet Terazisi”

‘Adalet Terazisi’ yine izleyiciye ulaşacak. ‘Adalet Terazisi’ bölümünde dünya sinemasının seçkin örneklerinden 14 film yer alıyor. 

Endüstri Günleri ‘VisionIST’ 5’nci kez

18-22 Kasım 2023 tarihlerinde endüstrideki gelişmelerin tanıtıldığı, tartışıldığı, iletişim toplantılarının yapıldığı VisionIST 5’nci yılında Beyoğlu Metrohan’da gerçekleşecek. Toplam 21 etkinliğin olacağı programa katılım için festivalin web sayfası olan icapff.com adresinden akreditasyon formu doldurulması yeterlidir.

13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin jüri üyeleri açıklandı

Bu yıl, Beyoğlu Atlas 1948 Sineması, İBB Beyoğlu Sineması ve Kadıköy Sineması olmak üzere 3 sinemada gösterime girecek olan 13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin yarışma kategorilerindeki jüri üyeleri açıklandı. 

Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması jürisi

13. Uluslararası Suç ve Ceza Fi̇lm Festi̇vali̇’nin program Di̇rektörü Franck Finance-Madureira; 13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali jüri üyeleri hakkında şu açıklamaları yaptı: “Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması Jürisi; Yolande Zauberman, Anna Margarita Albelo, Carmen Gray, Melis Behlil ve Selen Öztürk’ten oluşuyor. Bu yıl jüri başkanlığını Yolande Zauberman yapacak.”

Altın Terazi Kısa Metraj Kurmaca Film Yarışması Jürisi

13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, Altın Terazi Kısa Metraj Kurmaca Film Yarışması Jürisi başkanlığını, Julie Rousson yapacak. Lalehan Öcal ve Serdar Örçin diğer jüri üyeleri olarak en iyi kısa filmi belirleyecek.

13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Altın Terazi Kısa Metraj Kurmaca Film Yarışması’nda yarışacak olan kısa filmler; İrem Akbal, Maxine Williamson ve Kasım Ördek’ten oluşan ön jüri tarafından seçildi.

Altın Terazi Kısa Metraj Belgesel Film Yarışması Jürisi

Altın Terazi Kısa Metraj Belgesel Film Yarışması’nın jüri başkanlığını Enis Rıza Sakızlı üstlendi. Diğer jüri üyeleri ise; Aslı Akdağ ve Yorgos Zois’den oluşuyor. Filmler; Ayşegül Selenga, Farhad Eyvazi ve Muhammed Beyazdağ’ın ön jüriliğinde seçildi.

SİYAD jürisi de açıklandı

13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) jürisi; Aslı Ildır, Rıza Oylum ve Sezen Sayınalp’den oluştu. Ayrıca öğrenci jürisinde; Günsu Akçatepe, Merve Baba, Tulya Tuana Diplomat, İrem Varol ve Mert Baran Yeşilbahçe yer alıyor.

Tören, ‘Alev Sönmeden Önce’ filminin gösterimi ile sonlandı.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikAtatürk’ü Anma Konseri 
Sonraki İçerik13. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde Neler Var
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan