ALTIN KOZA’DA YARIŞMA FİLMLERİNDEN ‘’AÇIK KAPILAR ARDINDA’’ VE ‘’SUYUN ÜSTÜ’’ SEYİRCİ İLE BULUŞTUİHTİYAÇ HARİTASI DAYANIŞMA BELGESELİ’NİN GÖSTERİMİMERT FIRAT’IN KATILIMIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİMert Fırat:
“Depremde yaşananlar bir masal değil, bir gerçek. Hepimiz bu gerçeği yaşıyoruz.
Festival kapsamında Çukurova Altın Koza Film Akademisi tarafından gerçekleştirilen paneller, Mert Fırat’ın konuşmacı olarak yer aldığı “Oyuncu ile Nasıl Çalışılır” ile devam etti. Esas 01 Burda AVM Cinepink’te yapılan etkinliğe sinema öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Panelin ardından Mert Fırat’ın kurucusu olduğu İhtiyaç Haritası’nı konu alan “İhtiyaç Haritası Dayanışma Belgeseli” gösterildi. Gösterim sonrası Mert Fırat, belgesel ekibi ve İhtiyaç Haritası yetkilileri soruları yanıtladı. Mert Fırat konuşmasında,  “Deprem döneminde, iyi kurulu bir sistemin olmasının ne kadar önemli olduğunu gördük. Yüz yetmişin üzerinde kurumsal şirket destekçimiz, şimdilerde 250’yi buldu. Adana Büyükşehir Belediyesi ve Başkanımız Sayın Zeydan Karalar ve ekibinin her süreçte inanılmaz katkıları oldu.  Su dahi bulamayacak, paranın hiçbir şeyi satın alamayacağı durumdaydık. Kumun, çimentonun işimize yaramadığı, çünkü kamyonu kullanacak kişiyi bulamadığımız bir dünyadaydık. Dolayısıyla tek amacımız bir şeyin arkasına saklanmak değil, var gücümüzle çalışmak oldu.  Başta Adana’daki kurumsal şirketler, ticaret odası çok destek oldu. 11 ilimizde, her birimiz afet platformu ile bir arada kolektif bir çalışma yaptık. Yaptıklarımız belgeselde anlatılıyor. Önemli olan yaptıklarımız değil, birlikte neyi organize edebiliyor olmamız.” dedi. Bu dönemde yaşananların bir masal değil, bir gerçek ve hepimizin bu gerçeği yaşadığını da dile getiren Mert Fırat,   İhtiyaç Haritası’nın çalışmalarını ve gelecek planlamalarını da anlattı. 
ADANA ALTIN KOZA’DA HEYECAN DORUKTA
30. Uluslararası Adana Altın Koza Filmi Festivali’nin ulusal yarışma filmlerinden “Açık Kapılar Ardında” ile “Suyun Üstü”nün gösterimleri sonrasında, heyecanlı bekleyiş başladı.Beyin göçü üzerine: “Açık Kapılar Ardında.”Yönetmen Alpgiray Uğurlu: ‘’Bir mesajla başladı her şey.”Festivalin yarışma filmlerinin gösterimlerinin yapıldığı son günde seyirci karşısına çıkan “Açık Kapılar Ardında”nın yönetmeni Alpgiray Uğurlu, filmin hikayesini şöyle anlattı: “Telegram grubuna bir mesaj geldi. Garantör isteniyordu. Kimse garantör olmadı. Beyin göçü hikayesi çok fazla var. Sürekli insanlar gitmeye başladı. Herkesin kendine has bir dünyası var. Korunmasız yaşıyor bu insanlar. Kendi alanlarında yaşamaya çalışıyorlar. Birisi geldiğinde de mücadelesini vermeye başlıyor.” dedi. Hayatın üzerimizde kurduğu baskıların, baskıladığımız duyguların hikayesi… “Suyun Üstü”‘’Ulusal Yarışma’’ filmlerinden, Aslıhan Ünaldı imzası taşıyan “Suyun Üstü” film gösterimi sonrasında izleyici karşısına çıkan yönetmen ve oyuncular, soruları yanıtladı. Yönetmen Ünaldı filmini anlattı. “Uzun zamandır kurgu yapıyorum. Uzun metraj senaryolarım var. Daha önce neden kendi uzun metrajımı yönetmedin diye sorarsanız, tamamen maddiyattan.  Otobiyografik öğeler içermeyen senaryolarım da var. Tamamen prodüksiyon hangisine bütçe bulabildiyse çekmek durumunda kalabiliyorsunuz. Bir süre film yapılamayınca, sıkılıp bıraktım. Bu film uzun yıllar kalbimdeydi. Ve sonunda çekebildim. Teknede dar alanda, bir yandan özgürlük hissi, bir yandan da klostrofobi ortamı… Bir drama için uygun bir mekan olduğunu düşündüm.”
 ‘’Balkanların Türkçe Hafızası’’ seyirci ile buluştu
30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Yarışması’nın ‘’Belgesel Film Yarışması’’ bölümünde yarışan ‘’Balkanların Türkçe Hafızası’’ seyirci karşısına çıktı. Festivalde ayrıca belgesel özel gösterim bölümünde yer alan ‘’Kavur’’ belgeseli izlendi.Esas 01 Burda AVM Cineapink’teki özel gösterimler ‘’Nezouh’’, ‘’Sömürgeciler’’ , ‘’Deniz Kızı’’ , ‘’Bir Düşüşün Anatomisi’’ , ‘’Horoz Dövüşü’’ filmleri ile devam etti.
 ‘’Adana Kısa Film Yarışması’’ finalistleri gösterildiAdana Kısa Film Yarışması’nın finalistlerinden;  Ali Aktemur yönetmenliğindeki “Yük”, Emre Karakuş yönetmenliğindeki “Efruz”, Hakkı Büyükmertoğlu yönetmenliğindeki “Karton Kutu”, Cem Güzel yönetmenliğindeki “Psikolojik Enkaz”, Abdullah Doğala yönetmenliğindeki “Aynalı Zırhlı” ve Batukan Ceyran yönetmenliğindeki “Sinema Yaşıyor” filmleri seyirciyle buluştu.
PAYLAŞIM
Önceki İçerik30. ADANA ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ’NDE “KURU OTLAR ÜSTÜNE” FİLMİ PRÖMİYER YAPTI
Sonraki İçerikYAPI KREDİ AFİFE TİYATRO ÖDÜLLERİ’NİN 25. YIL ADAYLARI VE ÖZEL ÖDÜL SAHİPLERİ BELLİ OLDU                    
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan