Sabancı Topluluğu, Cumhuriyet’in 100. yılını, Şef Cem Mansur yönetimindeki Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın (TUGFO) İstanbul’da verdiği Cumhuriyetin 100. Yılı Konseri ile kutladı.

Sabancı Vakfı’nın kuruluşundan itibaren ana destekçisi olduğu, Şef Cem Mansur yönetimindeki Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın (TUGFO) Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlediği konserde, yaşları 16-22 arasında değişen 73 genç sanatçı, Topluluk çalışanlarına özel bir konser verdi.

Sabancı Topluluğu tarafından 2021 yılında başlatılan ve kısa sürede Türkiye’nin en geniş katılımlı sosyal sorumluluk hareketine dönüşen Sabancı Cumhuriyet Seferberliği kapsamında gerçekleştirilen konsere, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyeleri, Sabancı Topluluğu yöneticileri ve çalışanları katıldı.

Batı müziğinin en güzel örneklerinin Şef Cem Mansur yönetimindeki Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası tarafından dinleyicilere sunulduğu konser, hep bir ağızdan büyük bir coşkuyla söylenen “Gençlik Marşı” ile son buldu.

“ORKESTRA; HER TÜRLÜ AYRIŞTIRMAYI REDDETMEK, EŞİTLİĞİ KUCAKLAMAKTIR”

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, konuyla ilgili yayınladığı mesajında, üç yıldır devam ettirdikleri Sabancı Cumhuriyet Seferberliği’nin bu yılki ilk etkinliğini gençlerle başlatmaktan büyük gurur duyduklarının altını çizerken, “Orkestra; karşıt seslerin zenginliği, farklı tonların ahengidir. Tevazuyu hayat görüşü olarak benimsemektir. Bütünün içerisinde yer almayı, bireysel olarak öne çıkmaya tercih etmektir. Her türlü ayrıştırmayı reddetmek, eşitliği kucaklamaktır. Sürekli daha iyiyi aramaktır. Bir sanatçı birlikteliği, bir değerler bütünüdür orkestra… Bir şefin liderliğinde ahenk içinde büyük bir ekip çalışmasıdır. Tüm bu değerler, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün değerleridir. 2007 yılında, gençleri sanata teşvik etmek amacıyla, Şef Cem Mansur liderliğinde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek kurulan Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası, işte bu değerlerin ışığında, ülkemizin çağdaşlaşma yolculuğuna büyük katkılar sunmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“SABANCI ÜNİVERSİTESİ’NDE YAKLAŞIK BİR AY BOYUNCA EĞİTİM ALIYORLAR”

Ulu Önder Atatürk’ün, “En büyük eserim” dediği Cumhuriyet’i gençlere emanet ettiğinin altını çizen Güler Sabancı şöyle devam etti: “Kurulduğu günden itibaren, Türkiye’nin farklı konservatuvarlarından seçilen 16-22 yaş arası 1.000’den fazla gencimiz, alanlarındaki en iyi eğitmenlerin yönetiminde, Sabancı Üniversitesi’nde geçirdikleri yaklaşık bir aylık hazırlık döneminin ardından Türkiye’de ve yurt dışında bir dizi konser veriyorlar. Dünya literatürüne geçmiş birçok virtüözle aynı sahneyi paylaşma fırsatı yakalıyorlar. Bu orkestrada tecrübe kazanan ve bir anlamda ‘uçmayı öğrenen’ gençlerimiz, kanatlanıp dünyanın çok prestijli orkestralarında görev alıyorlar. Avrupa’nın önemli salonlarında ve festivallerinde ortaya koydukları performanslarıyla ülkemizi başarıyla temsil diyorlar. Öte yandan, bu başarıları mümkün kılan en önemli unsurlardan biri de Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın Kurucusu Şef Cem Mansur’un bu projeye olan adanmışlığıdır. Azmi, tutkusu, heyecanıdır. Öğrencilerin seçiminden eğitimine, programların oluşturulmasından konser takvimlerine kadar en ince detaylarla yakından ilgilenmesi, onun gençliğe olan inancının en somut göstergesidir. Kendisine bir kez daha şükranlarımızı sunuyorum.”

“HEP BİRLİKTE, BİR KEZ DAHA, ‘YAŞASIN CUMHURİYET’ DEDİK”

Bu yıl 13 farklı üniversiteden 540 konservatuvar öğrencisinin gerçekleştirdiği başvurular sonucunda, 50 genç sanatçının bu orkestranın bir parçası haline geldiğini ifade eden Güler Sabancı, “Bu gençlerimizin de katılımıyla toplam 73 müzisyenden oluşan orkestramız, bugüne kadar ortaya koyduğu başarılı performanslarına bir yenisini daha ekledi. Şef Cem Mansur yönetiminde, Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdikleri konser ile bizlere Atatürk’ü anma ve Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını hep birlikte kutlamamız için muhteşem bir fırsat sundular. Gençlerimiz, Atatürk Kültür Merkezi’nde bu tecrübeyi yaşarken, bizler de onların deneyimine ve heyecanına ortak olduk” ifadelerini kullandı.

Güler Sabancı sözlerini şöyle tamamladı: “Cumhuriyet ile neredeyse yaşıt olan, 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığı cesaret, coşku ve heyecanla kurulan ve o tarihten bu yana “bu topraklardan kazandıklarını bu toprakların insanlarıyla paylaşmak” ilkesiyle faaliyet gösteren bir Topluluk olarak, bizler de 100. yıl coşkusunu, Cumhuriyet değerlerinin bir simgesi olan bu orkestramızla birlikte yaşadık. Gençlerimizi dinlerken, Cumhuriyetin bir yönetim şeklinin ötesindeki anlamını ve hayatlarımızdaki doldurulamaz yerini hatırladık. ‘Uygarlık doruğunun merdiveni sanattır’ diyen Atatürk’ün vizyonunun bir kez daha farkına vardık. Ve hep birlikte, bir kez daha, ‘Yaşasın Cumhuriyet’ dedik.”

Önceki İçerik“Bu Memeleket Bizim” Tiyatro Oyunu ile İstanbul Şehir Tiyatroları Yeni Sezonu Açıyor
Sonraki İçerikIstanbul Fringe Festival 2023 için Geri Sayım Başladı!
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan