Kadın Dizisi’nin Terzi Enver karakterini canlandıran tiyatro oyuncusu Şerif Erol Diren Sanat youtube kanalında Sabit Doğan’a verdiği video röportajda; “ Dizileri Küçümseyemeyiz” dedi.  Tiyatro yolculuğundan, oynadığı oyunlara, Dizi ve filmlerden yazdığı senaryolara da değindi. Yeni sahnelediği ‘Baba’ oyununu da konuştuk.


Sevgili okurlarımız youtube kanalında yayınladığımız röportajı buradan izleyebilirsiniz. Aşağıda video röportaj hakkında  özet bilgiler de koyduk. Dilerim beğenir ve Diren Sanat youtube kanalımıza abone olup desteklersiniz.

 

Bir İstanbul Masalı, Bıçak Sırtı, Koyu Kırmızı, Hırsız Polis gibi dizi filmlerin senaryo ekibinde de bulunan başarılı  Oyuncu Şerif Erol; son zamanlarda senaryo yazmanın giderek zorlaştığını, sınırların giderek daraldığını dile getirdi.

“Depresif Hissediyorum”

 

Sabit Doğan’ın röportaja başlarken, Bu korona sürecinde kendinizi nasıl hissediyorsunuz sorusuna; “ Depresif hissediyorum… komik halimiz kalmadı”  cevabını vererek yaşadığımız bu pandemi sürecinin sıkıntılarına da değindi.

 

Oyunculuk yolculuğu:

 

Erken yaşta oyuncu olacağım aklımda hiç yoktu diyen Şerif Erol: İnsan ancak sağlıklı bir karara zihinsel olarak  biraz daha olgunlaşınca karar veriyor. Ben okumaya ve dinlemeye meraklıydım.

 

Boğaziçi Fizik Bölümünü Fizik Öğretmenime inat olsun diye  seçtim.

Boğaziçi Üniversitesi fizik bölümünü kazanmamın nedeni;  bize okulda “ Çocuklar siz bu fiziği hiçbir zaman yapamazsınız” diyen fizik öğretmenimiz oldu. Daha sonrasında fizikte zorlanmaya başlayınca ekonomi bölümüne geçtim.

 

Eğer hayatınızda içinize iyi geleni seçmezseniz mutsuzlukla karşılarşırsınız…

  • Ben bu arayış dönemini illa bir zaman ve enerji kaybı olarak görmüyorum. Bazen bir yoldan sapmadan doğru seçimi yapamıyorsunuz.

Başarı yolculuğunda Bilsak’da aldığı eğitimin çok büyük rolü olduğunu belirten başarılı oyuncu; Burada disiplinlerarası bakabilmenin önemine vardık.  Beklan Algan ve Ayla Algan’dan çok şey öğrendiğini söyledi.

 

OTOSANSÜR MELEKE HALİNE GELDİ

 

Dizi senaryoları ile sorduğumuz soruya ise şöyle cevap verdi:

  • Gerek Tiyatro oyunu gerekse Dizi senaryosu olsun iyi yazılmış bir metin olması gerekir. Birlikte çalışacağımız insanlar çok önemli. Dizi senaryosu yazmada sınırlar gittikçe daralıyor. Senaristler sorunlu bir dizi yazmamak için kılı kırk yarıyorlar. O yüzden dramatik öğeler tam anlatılamıyor. Gerek dizilerin süresi, gerek sınırlamar dramanın çekirdeğine aykırıdır. Hikayeleri eskisi kadar özgürce anlatamıyoruz. Gittikçe geriye gidiyoruz. Dizi sınırlamaları dramanın çekirdeğine aykırı. Dizi süreleri çok uzun olduğu için biz o sahici çatışmaları kuramıyoruz.

 

“Senaryo Yazmak Çok Zor Bir İş”

 

Biz oyuncular hemen senariste kızarız. Senaryo yazmak çok zor bir iş. Eğer 140 dk’lık bir dizi senaryosu yazarsanız elbette içerisinde burun kıvıracağınız şeylerle karşılaşırsınız. Ama ben içimizde bulunduğumuz koşulları da göz önüne alarak senaryoya karışmama disiplini edindim.

 

Dizilere Burun kıvıramayız, Dizileri Küçümseyemeyiz

 

  • Ben başrollerinde bir kadının olduğu ve adı ‘Kadın’ olan bir dizi de olmaktan çok büyük keyif ve özel bir mutluluk aldım. Birinci olmasından da apayrı bir mutluluk duydum. Etrafımda bazıları dizi izlediklerini söylemeye çekiniyorlar. Ama dizilerin her eve girdiğini düşünürsek kadın gibi dizilerin topluma çok şey kattığına inanıyorum.

 

Ben Terzi Enver Kadar iyi Kalpli Değilim:

 

Kadın dizisinde oynadığı Terzi Enver rolü içinde; Ben Terzi Enver kadar iyi kalpli değilim diyen Şerif Erol,” Masalsı iyilikte bir kahramandı… Masal dinlemeye ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu anladım. İyiyi özlemişiz. Terzi Enver, illa kan bağı yoktur. Sevgi bağı vardır. Diyen bir karakter.” Dizi de dedelerini oynadığı çocuk kahramanlar içinse “ Çocuklar biz yetişkinlerin uzantısı değillerdir” bakış açısıyla yaklaştık. Dizide de olayların hep dışında tuttuk. Çocuklara çocuk gibi davrandık” dedi.

 

Oyunculuk konusunda ise oynadığını karakterin ruhunu sezmeniz gerekir diyen Şerif Erol yeni tiyatro sezonunda Tiyatro Pürtelaş’ın sahneye koyacağı ‘Baba’ oyunu hakkında da bilgi verdi.

 

diziler,
diziler matematik,
dizi müzikleri,
dizi izle,
dizi fragmanları,
dizilerde laf sokmalar,
dizi önerileri,
dizilerde doğum sahnesi,
dizi reytingleri,
dizi doktoru,
dizi klipleri,
dizi tv,
dizi aşkları,
dizi arşivi,
dizi aşk,
dizi analizi,
dizi aldatma,
dizi alev alev,
dizi atv’de izlenir,
dizi arıza,
a tv dizi,
a yemin dizi,
dizi bayılma,
dizi baraj,
dizi bölümleri,
dizi bayılma sahneleri,

PAYLAŞIM
Önceki İçerikSürdürülebilir Yaşam Film Festivali 2020 Seçkisi Belli Oldu
Sonraki İçerikSinema Adası Online Sinema Akademisi başlıyor…
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan