Akbank Sanat tarafından 4 Mayıs- 4 Haziran 2020 tarihleri arasında düzenlenen, çevrimiçi Akbank Evde Kısa Film Yarışması sonuçlandı.

Jüri üyeliğini yönetmen, senarist, yapımcı Selim Evci, yönetmen, reklam yönetmeni Fatih Kızılgök, Akbank Sanat Sosyal Medya Yöneticisi Sami Kısaoğlu, Akbank Sanat İletişim ve Basın Yöneticisi Çağla Demiralp, TBWA İstanbul Kreatif Direktörü Arkın Kahyaoğlu ve TBWA İstanbul Metin Yazarı Vehbi Bozdağ‘ın üstlendiği Akbank Evde Kısa Film Yarışması‘na katılan 429 film jüri tarafından izlendi ve ödül kazanan filmler belirlendi.

Değerlendirmeler sonucunda “Her türlü ifade tarzını göz ardı edişiyle büyüleyen bir yapı kurması ve içinden geçmekte olduğumuz dönemde yaşananları farklı görme biçimleri üzerinden anlatması” gerekçeli kararıyla Hazal Koç’un “Paranoya” adlı filmi; “Birbirinden farklı sinemasal anlatıların gücünü başarı ile harmanlayarak sadece ama sadece bugüne ait bir film ortaya koyması” gerekçeli kararıyla Ezgi İrem Mutlu’nun “Darağacında Eldivenler” adlı filmi; ve “Döneme ayna tutan bir hikayeyi farklı bir yapım tekniğiyle, tutarlı ve başarılı bir şekilde hayata geçirmiş olması” gerekçeli kararıyla Metin Yüksel Alkan‘ın “Can’ın Telefonu” adlı filmi Lomography Lomo’Instant fotoğraf makinesi ödülüne değer bulundu.

1 yıllık MUBİ sinema platformu üyeliği kazanan ve mansiyon ödülüne layık bulunan 5 film ise Satı Çağıran’ın “ Vera”,Süreyya Çelik’in ”Sahra”,Tuvana Günay’ın “Günün Başlangıcı”,Ufuk Çavuş’un “Şimdi Sadece” ve Doruk Yılmaz’ın “Son İş Günü” adlı filmleri oldu.

Jüri ayrıca Aykut Bayam’ın “Uzaktan Aşure” ve Güleycan Güneş’in “Sessiz Düş” adlı filmlerini jüri özel ödülüne layık buldu.

Akbank Evde Kısa Film yarışması sonuçlarına www.akbanksanat.com adresinden ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikİBB ŞEHİR TİYATROLARI SALONDAN YAYIN’DA BU HAFTA(22-28 Haziran 2020)
Sonraki İçerikARABALI KONSERLER KENAN DOĞULU İLE BAŞLIYOR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan