İBB Şehir Tiyatroları’nda Bir Gün Değil Bir Yıl Kadınların

0

 İBB Şehir Tiyatroları, 2020 Sezonunu, Dünya Kadınlar Günü haftasında duyurdu. Projeleri açıklanan yazar ve yönetmenlerin yarısından çoğunun kadın sanatçılar olduğu dikkat çekti.


/strong>

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Ergen, yeni sezon oyunlarını Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlediği basın toplantısında açıkladı. 8 Mart öncesi açıkladığı repertuvarda kadınların ağırlığına dikkat çeken Ergen, “Şehir Tiyatroları, sanatta fırsat eşitliği konusunda tüm dünyaya örnek olacak bir atılım yapıyor. 106 yıllık kurumun tarihinde ilk kez bu sezon, sahnelenecek oyunların yazar ve yönetmenleri arasında kadınlar, yaratıcı ekibin yarısından çoğunu oluşturuyor. Bu oran, yalnızca Türkiye’nin ödenekli tiyatrolarında değil, dünya tiyatroları arasında da bir ilktir” dedi.

 

2020 içinde sahnelenecek oyunlar hakkında konuşan Ergen, “5’i Türkiye prömiyeri 6 kadın yazarın oyunu var. Bu oyunların tümü kadın yönetmenler tarafından sahneleniyor” ifadelerini kullandı.

 

Ergen, yeni sezon için şu bilgileri verdi:

 

Bilgesu Erenus’un Yaftalı Tabut’u Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı Fatma Nudiye Yalçı’nın kişisel ve siyasal çalkantılarla dolu yaşamını sahneye getiriyor. Yalçı’ya bu oyunda Hikmet Kıvılcımlı, Nazım Hikmet ve Kemal Tahir gibi yazarlar da eşlik ediyor.

 

Leyla Nazlı’nın Kısraklı Kadın’ı, Londra’da bir hastanede bebek bekleyen bir kadının rüya ile gerçek, terkettiği Anadolu topraklarıyla Batı arasında bocalamalarını büyülü bir ortamda sunuyor. Oyun daha önce İngiltere, Almanya, İsveç ve Hollanda’da sahnelendi. Şimdi ilk kez Türkiye’de.

 

Kimse Kimseyle Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık Şirin Gürbüz’ün ilk oyunu. Babalarını 12 Eylül’de kaybeden iki kızkardeşin birbirleriyle ve aileleriyle yaşadıkları çatışmaları, yakın tarihimizde yaşadığımız toplumsal travmalar çerçevesinde ele alıyor.

 

Kurtlar, Amerikalı genç kadın yazar Sarah Delappe’nin ilk oyunu. Henüz 20’lerinde olmasına rağmen usta bir yazar olarak tüm dünyada ses getiren yazarın oyunu, bir kız futbol takımının antrenmanları sırasında geçiyor. Oyun New York ve Londra’dan sonra ilk kez İstanbul’da sahneleniyor.

 

Deniz Altun’un kaleme aldığı Gül’e Ağıt ise, Türkiye’yi ayağa kaldıran kadın cinayetlerinden yalnızca biri olan Güldünya’nın yaşam öyküsünden yola çıkıyor.

 

Büyülü gerçekçiliğin öncülerinden roman ve öykü yazarı Mine Söğüt’ün ilk oyunu Beşamelli Tavuk, Subay Eşleri Yardımlaşma Derneği’nin bastırdığı yemek kitabından seçilen yemek tarifinin hazırlanmasıyla başlayan oyun bir aile akşam yemeğinin nasıl tüm aileyi ters yüz ettiğini komik bir dille anlatıyor.

 

Oyunların yönetmenleri;

Yelda Baskın, Lerzan Pamir, Emre Koyuncuoğlu, Özgür Kaymak.

 

2020 sezonu için, geçen sezonlarda planlanan ancak provaları başlayamayan projelere de yeşil ışık yakıldı. William Shakespeare’in ölümsüz eseri Hamlet, Engin Alkan rejisiyle sahneleniyor.

 

Şehir Tiyatroları’ndaki ilk rejisi 12. Gece ile çok ses getiren Serdar Biliş, bu kez Bertold Brecht’in Cesaret Ana ve Çocukları’nı sahneliyor.

 

İnsan ilişkilerinin çürümeye yüz tuttuğu bir çağda, yalnız insanların arasında bir umut arayışını anlatan Umut, Ionesco’nun da ilk çevirmenlerinden Nuri Pakdil’in Şehir Tiyatroları’nda ilk oyunu.

 

Lüküs Hayat’tan beri ilk kez bir Cemal Reşit Rey müzikali daha sahnelenecek: Yaygara 70.

Erol Günaydın tarafından yazılan eserin yönetmeni, Lüküs Hayat’ı da sahneleyen Haldun Dormen.

 

Modern tiyatronun kurucularından Anton Çehov’un baş yapıtlarından Vanya Dayı Mehmet Ergen’in Genel Sanat Yönetmeni olduğu bu ilk sezondaki ilk rejisi.

 

Son yılların en çok ses getiren genç oyun yazarlarından Murat Mahmutyazıcıoğlu, bol ödüllü eseri Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin’i yeni kadrosuyla bu kez de Şehir Tiyatroları için sahneliyor.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikİBB KÜLTÜR MERKEZLERİ ÜCRETSİZ Etkinlikler
Sonraki İçerik30. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Aydın Doğan Genç İletişimciler
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan