SİYAD kısa film, belgesel ve fantastik film dallarındaki adaylar da belli oldu

0

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 52. SİYAD Türkiye Sineması Ödül Töreni’nde Onur Ödülleri’nin oyuncu Zuhal Olcay ile belgesel sinemacı Thomas Balkenhol’a, Emek Ödülleri’nin ise İZ TV kurucusu Coşkun Aral ile Prof. Sami Şekeroğlu Sinema TV Merkezi’ne emek vermiş Sinema Televizyon Bölümü mezun ve öğrencilerine verileceğini açıkladı.

52. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri’nin kısa film, belgesel ve fantastik film dallarındaki adayları da belli oldu. En İyi Film başta olmak üzere diğer dallardaki adaylar geçtiğimiz ay açıklanmıştı. 2019 Türkiye sinemasının toplam 16 kategoride SİYAD üyelerinin oylarıyla belirlenecek olan en iyileri, 26 Mart’ta Cemal Reşit Rey salonunda gerçekleştirilecek olan törende açıklanacak.

 

SİYAD Onur Ödülü sahipleri:

Zuhal Olcay: 1957 İstanbul doğumlu olan Olcay 1976’da Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünü bitirdi. Bir sene Londra’da eğitim gördü. İzmir’e yerleşti ve İzmir Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuğa başladı. 1983’ten itibaren çeşitli televizyon yapımlarında rol aldı; ilk televizyon filmi olan Sönmüş Ocak’tan sonra Parmak Damgası adlı yapım ile tanındı. Film festivallerinde aldığı ödüller ününü arttırdı. Sinema oyunculuğu ile birlikte tiyatro oyunculuğunu da sürdüren Olcay; 1986’da Martı’daki Nina rolüyle Avni Dilligil Tiyatro Ödülü’nü, 1988’de Balkon’daki Irma rolüyle Ankara Sanat Ödülü’nü kazandı. 1989’da Evita müzikalinde Evita’yı oynadı. Bu müzikaldeki başarısı üzerine şarkıcılık kariyeri başladı. 1989’da Sahte Cennete Veda adlı filmdeki rolüyle Almanya’da Altın Film Şeridi En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak uluslararası bir başarı elde etti. 1990’da Haluk Bilginer ile birlikte Tiyatro Stüdyosu adlı özel tiyatronun kurucuları arasında yer aldı. En Son Ömer Faruk Sorak ve İpek Sorak imzalı Aşk Tesadüfleri Sever 2 filminde rol aldı.

 

Thomas Balkenhol: 1950 yılında Almanya’da doğan Balkenhol; 1977 yılında Münih Film Okulu HFF, belgesel bölümünden mezun oldu. ODTÜ GİSAM’da (Görsel, İşitsel, Sanatlar Araştırma ve Uygulama merkezi) öğretim görevlisi olarak uzun yıllardır çalışan ve birçok film ve belgeselde kurgucu olarak imzası bulunan Balkenhol; İz, İki Dil Bir Bavul ve Sonbahar filmlerinin kurgusuyla en iyi kurgu ödüllerinin de sahibidir. Belgesel ve kurgu konularında çok sayıda atölye çalışması gerçekleştirmiş ve Yeni Sinema dergisi başta olmak üzere çeşitli dergilerde belgesel kurgusu üzerine makaleleri yayınlanmıştır.

 

 

SİYAD Giovanni Scognamillo Fantastik Film Ödülü adayları:

Avarya  [kısa metraj] – Gökalp Gönen

Cadı Üçlemesi: 13+ [kısa metraj] – Ceylan Özgün Özçelik

Cinnet – Aytekin Birkon

Güzelliğin Portresi – Umur Turagay

Özgür Dünya – Faruk Aksoy, Şevki Es

 

SİYAD Kısa Film Ödülü adayları:

Ablam – Burcu Aykar

Akvaryum – Özgür Önurme

Aylin – Ozan Yoleri

Kulak Misafiri – Ahmet Togaç

Sevinç vs. – Kurtcebe Turgul

SİYAD Uzun Metraj Belgesel Ödülü adayları:

Aether – Ruken Tekeş

Anadolu Turnesi – Deniz Tortum, Can Eskinazi

Jim’le Tanışmak – Ece Ger

Kraliçe Lear – Pelin Esmer

Tanrı Göçmen Çocukları Sever mi Anne? – Rena Lusin Bitmez

 

SİYAD Kısa/Orta Metraj Belgesel Ödülü adayları:

Diş Ağrısı – Özer Kesemen

Gulyabani – Gürcan Keltek

Meryem Ana – Hasan Ete

Nika: Oyundan Öte – Anıl Bilge

Odak Noktası – Ammar Alhamidi

Yüzlerle Konuşmak – Kutbettin Cebe, Ömer Şamlı

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikÇağla Şikel ve Göksel Geleceğin Güçlü Kadınları’nda Elele
Sonraki İçerikNedim Saban: İzmir’de Kendi Kendimize Festival Yaptık
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan